Kayıtlar

Sanatçılardan Kılıçdaroğlu'na Sert Veto: "Eserlerimiz Sizinle Yürümez, Onlar Halkındır!"

Resim
Türkiye siyasetinin son günlerdeki en çalkantılı gündemi olan ve "mutlak butlan" kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna taşınması, sadece siyasi arenayı değil, sanat dünyasının vicdanını da derinden sarstı.  Yıllardır bu ülkenin ezgilerini, umutlarını ve itirazlarını notalara döken Türkiye’nin en köklü sanatçıları; Zülfü Livaneli’den Selda Bağcan’a, Cahit Berkay’dan Suavi’ye, Onur Akın’dan Edip Akbayram’ın ailesine kadar uzanan geniş bir isim listesi, Kılıçdaroğlu yönetimine karşı "sanatın yasaklı mührünü" vurdu. ​Siyasi bir meşruiyet tartışmasının tam göbeğinde yer alan Kılıçdaroğlu, sanat dünyasından daha önce hiç görülmemiş ölçekte bir "izolasyon" ile karşı karşıya. Sanatçılar, sadece eserlerini geri çekmekle kalmıyor; aynı zamanda bu sürecin demokratik değerlerle bağdaşmadığını, "butlanla gelenin" sanatın evrensel dilini kirletmesine göz yummayacaklarını ilan ediyorlar. ​Zülfü Livaneli: "Butla...

"Osmanlı" Söylemleri Türkiye’yi Hangi Yola Sokuyor? Kulisler Hareketli

Resim
ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’ın Ortadoğu’ya ilişkin açıklamalarına paralel ifadeler, Kemal Kılıçdaroğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aynı gün yaptığı Osmanlı ve Ortadoğu vurgulu konuşma ve paylaşımları, hem meclis muhalefet kulislerini hem de diplomasi kulislerini hareketlendirdi. 9 Haziran 2026’da neredeyse aynı saatlerde yapılan Osmanlı vurgulu açıklamalar. ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Osmanlı millet sistemini öven, post-Osmanlı ulus-devlet düzenini “hata” olarak nitelendiren sözleri; Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Osmanlı coğrafyasında büyüyerek gitmek” vurgusu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Osmanlı çınarı” ile “7 iklimde bayrak” paylaşımı, diplomasi ve laik Cumhuriyet savunucularında ciddi rahatsızlık yarattı. Diplomatik kaynaklar, “Bu tür nostaljik ve revizyonist söylemler, Türkiye’nin 100 yıllık demokratik laik Cumhuriyet kimliğini aşındırıyor” uyarısında bulunuyor. Bir Batılı diplomat, “Barrack’ın millet sistemi övgüsü ve m...

Kılıçdaroğlu'nun "MYK'sı Parti Tüzüğünü Çiğnedi! "Alınan Karar Tüzüğe Aykırı!"

Resim
Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki Merkez Yönetim Kurulu (MYK), yapılan toplantı sonrası, CHP lideri Özgür Özel'e yakın isimlerden 9 CHP milletvekilinin partiden ihracının istendiğini duyurdu. Bu karar, parti içerisinde disiplin süreçlerinin tüzüğe aykırı işletildiği yönündeki tartışmaları da beraberinde getirdi.  CHP Aydın Milletvekili ve Hukukçu Süleyman Bülbül, MYK'nın milletvekilleri hakkında aldığı kararların parti tüzüğünü ihlal ettiğini belirterek, söz konusu kararın hukuksuz olduğunu vurguladı. ​Katıldığı bir televizyon programında disiplin süreçlerinin işleyişine dikkat çeken Süleyman Bülbül, milletvekillerinin disiplin süreçlerinde tek yetkili organın Parti Meclisi (PM) olduğunu hatırlatarak, MYK'nın milletvekillerini doğrudan disipline sevk etme veya Yüksek Disiplin Kurulu'na (YDK) gönderme yetkisinin bulunmadığını ifade etti.  Bülbül, parti tüzüğünün 63. maddesinin birinci fıkrasına göre; milletvekillerinin parti suçu oluşturduğu iddia edilen eylem...

Kılıçdaroğlu'nun Dördüncü Gücü ‘Hizaya Getirme’ Planı ve Otokratik Yüzü!

Resim
Uzun süreli ana muhalefet lideri olan ve dönem dönem "basın özgürlüğü" vurgusuyla öne çıkan Kemal Kılıçdaroğlu, dün yaptığı konuşmasında, iktidarı eleştiren medya kuruluşlarını ve sahiplerini hedef alan açıklamalarına toplumun birçok kesiminden tepki yağdı. Kılıçdaroğlu’nun, "Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa, televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim" şeklindeki ifadeleri, hem medya sektöründe hem de hukuk çevrelerinde derin bir endişe ve "çelişki" eleştirisiyle karşılandı. ​Kılıçdaroğlu, siyasi kariyeri boyunca pek çok kez "basın özgürlüğünün kısıtlanması", "medya sahipliği yapısının tekelleşmesi" ve "gazetecilerin tutuklanması" gibi konularda iktidarı sert bir şekilde eleştirmiş; basının "demokrasinin dördüncü gücü" olduğunu her fırsatta dile getirmişti. Ancak bu...

CHP’de "İktidar Mühendisliği" Şüphesine, İl Örgütlerinden "Kurultay" Resti!

Resim
​Ankara’nın kavurucu yaz sıcağı, CHP’deki siyasi depremin yankılarıyla birleşerek başkentte tansiyonu en üst seviyeye taşıdı. Mahkeme kararıyla genel başkanlık koltuğuna geri dönen Kemal Kılıçdaroğlu ve "değişim" bayrağını taşıyan Özgür Özel arasındaki gerilim, artık sadece bir parti içi çekişme değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin geleceğini belirleyecek yapısal bir hesaplaşmaya dönüştü. ​Özgür Özel’in, kendisini siyasete kazandıran Kemal Kılıçdaroğlu’na karşı kullandığı "Vefa karnesi sıfır" çıkışı, aradaki siyasi köprülerin tamamen yıktı. Kılıçdaroğlu tarafından, bir zamanlar "en çalışkan isim" olarak onurlandırılan Özel, bugün hukuki bir hamleyle siyasi varlığına kastettiğini düşündüğü eski lideriyle taban tabana zıt bir noktada. Bu sadece bir kişisel çatışma değil; partinin tarihsel hafızası ile yeni dönemin yükselen "değişim" iradesinin çarpışması olarak değerlendiriliyor. ​Parti tabanından gelen "Önce kurultay, sonra iktidar...

Gerekçesiz Cezaya Yargıdan Fren: 3469 TL’lik Ceza 860 TL’ye İndi!

Resim
​İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği, idari para cezalarının gerekçesiz bir şekilde "en üst sınırdan" kesilmesini hukuka aykırı bularak iptal etti. Karar, idari işlemlerde keyfi uygulamalara karşı vatandaşlar için önemli bir emsal oluşturuyor. ​İstanbul’da bir vatandaşın, kendisine uygulanan idari para cezasına karşı yaptığı itiraz, mahkeme tarafından kısmen haklı bulundu. İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği, 05/07/2021 tarihli ve 3469 TL tutarındaki idari para cezasının, usul ve yasaya uygun gerekçelendirilmediğini tespit ederek cezayı alt sınıra indirdi. ​" Kanun Önünde Eşitlik İlkesine Aykırı" ​Mahkeme kararında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 17. maddesine atıfta bulunarak, idari para cezası belirlenirken failin kusuru ve ekonomik durumunun göz önüne alınması gerektiği vurgulandı. Ancak, söz konusu tutanağın incelenmesinde; ​Ceza miktarının neden en üst sınırdan (3469 TL) belirlendiğine dair somut bir gerekçe sunulmadığı, aynı kabahat için farklı başv...

Sanayi Küçülüyor, Faiz Gelirleri Uçuyor, İktidar Hala "Başarı" Masalları Anlatıyor!

Resim
​Türkiye ekonomisi, iktidarın kürsülerden büyük bir özgüvenle anlattığı "başarı hikâyeleri" ile sahadaki acı gerçekler arasındaki makasın artık kapanmayacak derecede açıldığı bir kırılma noktasında. 2026 yılının ilk çeyrek verileri, sadece rakamların değil, bir ekonomik modelin de çöküşünü belgeleyen birer "iflas bildirimi" niteliğinde. ​İstatistiklerin yalan söylemediğini, üretmeyen bir ekonominin sonunun çöküş olduğunu bütün ekonomistler ve maliyeciler uyararak söylüyor. Türkiye'nin 2024’te yüzde 3,3, 2025’te yüzde 3,6 ve nihayet 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 2,5’e gerileyen bir büyüme performansı; ülkenin kalkınmadığını, tam aksine küçüldüğünü ve patinaj çektiğinin kanıtı olarak paylaşılıyor. Nüfus artış hızı dikkate alındığında, kişi başına düşen büyümenin yüzde 2’nin altına sarkması, refah kaybının derinleştiğini açıkça gösteriyor. ​Daha vahimi ise bu "tabela büyümesinin" içeriği. Sanayi üretimi daralıyor, ihracat yüzde 12,7 oranında g...