Kibir ve Yalan Kuleleri İnşa Edenler O Enkazların Altında Kalırlar!
Bugünlerde, vicdanın sesinin en kısık olduğu, ancak zulmün gürültüsünün en yüksekten duyulduğu tuhaf bir zamandan geçiyoruz. Sınırları aşan bir iştahla adaleti, liyakati ve insani olan her şeyi bir kenara itenlerin, aslında büyük bir yanılgının içinde olduklarını görmek için kahin olmaya gerek yok. Tarih, bu tip "mutlak güç" sarhoşluğunun nasıl bir sonla noktalandığının sayısız örneğiyle dolu. Ancak modern zamanın kibri, bu ibretlik dersleri hatırlamak yerine, onları yok saymayı seçiyor. Peki, kötülük neden hep aynı sona mahkûmdur? İşin sırrı, kötülüğün kendi kendini imha eden mekanizmasında saklı. İyilik, paylaşıldıkça büyüyen ve toplumu bir arada tutan bir harçtır. Kötülük ise tam aksine, paylaşıldıkça azalmaz, aksine sahiplerini tüketir. Her yeni adaletsizlik, onu yapanın eline yapışan, onu özgürleştiren değil, zincire vuran bir ağırlıktır. Lütfen çevrenize dikkatlice bir bakın. Her türlü etik kuralı çiğneyerek "güç" devşirenler, aslında artı...