Devletin Anahtarını Teslim Edenler, Tapuyu Kimlere Devrediyor?
Siyasal İslamcı anlayışın demokrasiden, insan haklarından, bilimden, emekten ve bağımsız hukuktan neden korku duyduğunu anlamak için, meseleyi sadece yerel bir bağnazlık olarak görmemek gerekir. Bu zihniyeti besleyen ve büyüten temel dinamik, küresel odaklarla kurulan bağımlılık ilişkileridir. Dünden bugüne bu mekanizmanın en işlevsel araçları ise kamusal alanın dışına çıkarak devlet kadrolarına sızan tarikat ve cemaat yapılanmaları olmuştur. Bunun en belirgin ve yakın tarihteki örneği, uzun yıllar boyunca eğitim ve diyalog söylemleriyle örgütlenip sonrasında devlet yapılanması içinde krizlere yol açan odaklardır. Kendilerini "hizmet" kavramıyla pazarlayan FETÖ'cü terör örgütü gibi bu ağların, ülkenin bağımsızlık ve liyakat ilkelerini yok eden yapılara dönüştüğü görülmüştür. Devlet kadrolarının liyakat yerine belirli zümrelerin aidiyet ilişkilerine göre şekillendirilmesi, hukukun ve şeffaflığın tasfiye edilmesine yol açmıştır. Bağımsız bir yargı ve şeffaf b...