Türkiye’nin “Barış Eksenli” Dış Politikası: Atatürk’ten İnönü’ye, Bugüne Uzanan Stratejik Akıl!
Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesinden İnönü’nün II. Dünya Savaşı’ndaki denge siyasetine uzanan barış eksenli dış politika geleneği, bugün ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı ve Ortadoğu'nun bir çok ülkesine sıçrayan savaşta, Türkiye’nin en güçlü stratejik dayanağı olarak öne çıkıyor. Ankara’nın savaşa mesafeli duruşu, konjonktürel değil tarihsel bir devlet refleksinin doğruluğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye’nin dış politika geleneğinde “barış” yalnızca temenni değil, kurucu bir stratejik tercihtir. Bu tercih, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta ve dünyada barış” ilkesiyle normatif bir çerçeveye kavuşmuş; İsmet İnönü’nün İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki denge siyasetiyle somut bir devlet pratiğine dönüştü. Atatürk Dönemi: Barışı Stratejik İlke Haline Getirmek Atatürk’ün dış politikası üç temel sütun üzerine oturuyordu. Bunlar Statükoyu koruma ve revizyonist maceralardan kaçınma: Yeni kurulan Cumhuriyet, sınırların...