Rakamların Ötesindeki Kriz: Vicdan ve Adalet
Bugünlerde Türkiye’nin ana gündemi, mutfaktaki yangın ve çarşı pazardaki etiketler. Ancak toplumun derinliklerinde, sadece rakamlarla açıklanamayacak kadar ağır bir erozyon yaşanıyor. Bizler enflasyon canavarıyla boğuşurken; uyuşturucu, çocuk hakları ihlalleri, eğitimdeki nitelik kaybı ve liyakat sorunu gibi "sosyal kanser" hücreleri sessizce yayılmaya devam ediyor. "Ekonomik krizler gelir geçer" diyebilirsiniz. Ancak toplumsal ahlak ve vicdan zedelenirse, o enkazı kaldırmak nesiller sürer. Bugün uyuşturucu kullanım yaşının korkutucu boyutlara ulaştığı, okulların etrafındaki güvenliğin tartışılır hale geldiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Gençlerimizi sadece ekonomik darboğazdan değil, bu karanlık bağımlılık sarmalından da korumak zorundayız. Öte yandan, her gün bir yenisi eklenen çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet vakaları, "cezasızlık algısı" ile birleştiğinde toplumdaki adalet duygusunu kökünden sarsıyor. Bir ülkede adalet ...