Kayıtlar

Haber: Cengiz Aldemir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Eğitimde Reform Değil İnfaz: Bir Eğitim Yılında 72 Çocuk Çalışırken Can Verdi!

Resim
Türkiye, son yıllarda derinleşen ekonomik kriz ve "eğitimde reform" adı altında hayata geçirilen tartışmalı uygulamalarla birlikte, çocuk işçiliğinin "normalleştiği" karanlık bir döneme sürükleniyor. İktidarın ekonomi politikaları aileleri yoksulluk kıskacına iterken, çocuklar okul sıralarından koparılarak ağır iş kollarında ucuz iş gücü haline getiriliyor. İstatistikler Felaketin Boyutunu Ortaya Koyuyor Resmî ve sivil toplum verileri, çocuk işçiliğinin artık saklanamaz bir boyuta ulaştığını kanıtlıyor: İş Cinayetleri: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi verilerine göre, yalnızca 2025 yılında en az 94 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. İşgücüne Katılım: TÜİK’in 2024 yılı çocuk istatistiklerine göre, 15-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 22,1’i işgücüne katılmış durumda. Bazı bölgelerde ve kayıt dışı verilerle birlikte bu oranın çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Eğitim-Öğretim Yılı Bilançosu: 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde, b...

Savcıdan Polise, Validen Askere... Kamu Görevlileri Suç Dosyalarıyla Gündemde!

Resim
​CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert konuşmayla iktidarın kamu yönetimindeki zafiyetini ve kurumlarda ayyuka çıkan yozlaşmayı gözler önüne serdi. Son yıllarda kamu görevlilerinin adının karıştığı skandalların münferit olaylar olmadığını vurgulayan CHP'li Kanko, toplumun kamuya olan güveninin yerle bir olduğunu ifade etti.    ​" İktidar Döneminde Kamu Yönetimi Yozlaştı" ​Kanko, mevcut siyasi iktidar döneminde devlet mekanizmasının ciddi bir "ahlaki çöküş" ve "çürüme" süreciyle karşı karşıya kaldığını savundu. Kamu kurumlarındaki liyakatsizliğin ve denetimsizliğin faturasının topluma ağır bir tablo olarak döndüğünü belirten Kanko, "Bugün yapılması gereken tek şey bu çürümeyle yüzleşmektir," diyerek iktidara sorumluluk çağrısında bulundu.   ​Skandallar Zinciri: Savcıdan Polise, Validen Askere... ​Kanko, konuşmasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve kan donduran iddiaları tek tek sıralayarak,...

Hukukçular Ayakta: Barış mı, Kaos mu? Yargı Kararları Toplumu Bölüyor!

Resim
Türkiye'de ​31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik başlatılan hukuki incelemeler ve operasyonlar, 2026 yılı itibarıyla ülkenin ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bürokratlarının gözaltına alınmasıyla tırmanan süreç, Silivri’de görülen kapsamlı bir yargılama evresine dönüştü. ​Yargılama Süreci ve İddianamenin Detayları ​19 Mart 2025 tarihinde başlatılan operasyonlar kapsamında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil olmak üzere çok sayıda belediye yetkilisi tutuklanmış; hazırlanan 402 sanıklı iddianame Kasım 2025’te mahkeme tarafından kabul edilmişti. 9 Mart 2026’da duruşmaları başlayan davada sanıklar hakkında; ​"Çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme", ​"Yolsuzluk ve ihale usulsüzlükleri" gibi suçlamalarla 849 yıldan 2 bin 430 yıla kadar hapis cezaları talep ediliyor. ​Soruşturma dalgası İs...

Gökhan Günaydın Sustu Sustu, Kürsüden Patladı: Vatandaş Ev Beklerken, AKP’li Başkan Kripto Peşinde miydi?

Resim
​TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, iktidarın ekonomi ve yerel yönetim politikalarına karşı adeta yaylım ateşi açtı. Emeklilerin açlığa mahkûm edildiğini vurgulayan Günaydın, Gümüşhane’de AKP’li eski belediye başkanınında olduğu konut yolsuzluğu iddiasıyla meclis kürsüsünden iktidara sert bir dille eleştirdi. ​ CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada Türkiye’nin kanayan yaralarına parmak bastı. Günaydın, milyonlarca emeklinin açlık sınırının çok altında kalan maaşlarla yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, iktidarı halkın gerçeklerinden kopmakla suçladı.   ​" Emekliyi Açlığa, Yandaşı Ranta Boğdunuz!" ​Günaydın, emeklilerin bayram ikramiyelerine ve maaşlarına yapılması beklenen iyileştirmelerin "bütçe yok" bahanesiyle reddedilmesine ateş püskürdü. Emeklilerin kirasını ödeyemediği, torununa harçlık veremediği bir Türkiye tablosu çizen Günaydın, "Bü...

Tapuda "Avukat" Vergisi: Ev Alana Bir Masraf da Hükümetten. Tepki Büyük!

Resim
​ Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından müjdelenen ancak içeriğiyle mülkiyet hakkına "müdahale" olarak yorumlanan 12. Yargı Paketi, kamuoyunda infial yaratıyor. Belirli bir tutarın üzerindeki tapu işlemlerinde avukat temsil zorunluluğu getiren düzenleme, "hukuki güvenlik" maskesi altında vatandaşa ek mali yük ve "zorunlu aracılık" dayatması olarak nitelendiriliyor.  ​Hukuki Güvenlik mi, "Avukat Lobisi"ne Hizmet mi? ​Bakan Gürlek’in, İstanbul 2 No'lu Barosu'nun iftarında yaptığı açıklamalar, düzenlemenin asıl amacının yargı reformu değil, belirli bir meslek grubuna ekonomik alan açmak olduğunu ortaya koydu. "Avukatlarımıza ekonomik katkı sağlayacak" ifadesi, mülk alım satımı yapacak vatandaşların sırtına binlerce liralık yeni bir "zorunlu danışmanlık" yükü yükleneceğinin itirafı olarak değerlendiriliyor. ​Sektör Temsilcileri Ayakta: "Mevcut Sistem Zaten Güvenli" ​Düzenlemeye en sert tepki, sahad...

Siyasi Rehine Dönemi Bitmeden Enflasyon da Ekonomide Düze Çıkmaz. Kelepçe Türkiye Ekonomisine Vuruldu!

Resim
Ekonomi uzmanları, Ekrem İmamoğlu ve siyasi tutukluların özgürlüğüne kavuşmadan ve yargının siyasetin elinden kurtarılmadan, ekonominin nefes alamayacağı konusunda hemfikir. "Adaletin kapalı olduğu bir ülkede, piyasaların kapısı dünyaya sonsuza dek kapanır!" ​Bugün Silivri’de görülmeye başlanan İmamoğlu davası, Türkiye’nin sadece demokratik rotasını değil, mutfaktaki yangının sönüp sönmeyeceğini de belirleyecek. Siyasi çevreler, halkın iradesiyle üç kez seçilmiş bir ismin ve beraberindeki siyasi figürlerin "yolsuzluk" gibi içi boşaltılmış iddialarla cezaevinde tutulması, uluslararası piyasalarda Türkiye’yi "öngörülemez ve riskli" kategorisinin en tepesine taşıdığını dile getiriyor. ​ "Hukuk Yoksa Ekmek De Yok" ​Başta CHP olmak üzere diğer muhalefet partileri ve geniş halk kitleleri, tek bir ağızdan haykırıyor: "Siyasi tutuklular serbest kalmadan bu ülke düzlüğe çıkamaz." İktidarın, rakiplerini yargı eliyle tasfiye etme strat...

Barikatları Aşan Kadınlara Selam Olsun: "Dünya Yerinden Oynar, Kadınlar Özgür Olsa!"

Resim
Dünyanın dört bir yanında kadınlar, sömürüye ve şiddete karşı meydanları doldururken; Türkiye’de kadın mücadelesi, kazanılmış hakları hedef alan politikalara karşı tarihi bir sınav veriyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kimileri için bir "çiçek ve kutlama" günü olarak pazarlanmaya çalışılsa da, Türkiye’deki milyonlarca kadın için bu tarih; derinleşen ekonomik krizin, muhafazakâr dayatmaların ve sistematik hâle gelen erkek şiddetinin gölgesinde bir isyan bayrağı anlamını taşıyor. ​"Kutsal Aile" Kıskacında Kadın Kimliği ​AKP iktidarının son yıllarda dozu artan "makbul kadın" yaratma çabası, kadınları toplumsal hayatın dışına iterek ev hapsine mahkum etmeyi hedefliyor. Erdoğan'ın İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılmasıyla başlayan süreç, bugün 6284 sayılı koruma kanununun tartışmaya açılması ve nafaka hakkına göz dikilmesiyle devam ediyor. İktidarın her fırsatta yücelttiği "kutsal aile" söylemi, ne ya...

​Eğitimde Bir Aydınlanma Projesi: "Köy Enstitüsü Sistemine Toplu Bakış!

Resim
​Cumhuriyet tarihinin en köklü eğitim hamlelerinden biri olan Köy Enstitüleri, Dr. Niyazi Altunya’nın titiz çalışmasıyla yeniden gündemde. "Köy Enstitüsü Sistemine Toplu Bakış (1936-1946)" adlı eser, sadece bir tarih anlatısı değil; bugünün eğitim dünyasına da ışık tutan bir rehber niteliği taşıyor. ​Bir Modernleşme Panoramasının Anatomisi ​Eğitimci Dr. Niyazi Altunya’nın genişletilmiş 6. baskısıyla raflarda yerini alan bu eseri, 1936 ve 1946 yılları arasındaki o mucizevi dönemi akademik bir titizlikle inceliyor. Kitap, enstitülerin kuruluş felsefesinden müfredat yapısına, toplumsal etkilerinden mimari planlamasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Özellikle kapakta yer alan "İdeal Cumhuriyet Köyü" planı, sistemin sadece okul binalarından ibaret olmadığını, tam kapsamlı bir toplumsal kalkınma modeli olduğunu gözler önüne seriyor. Neden Okumalıyız? ​Teori ve Pratiğin Birliği: Kitap, "iş içinde, iş aracılığıyla eğitim" ilkesinin...

Doğa Can Çekişiyor, İktidar Seyrediyor. İşte Ayder'in Tabutuna Çakılan Son Çivi!

Resim
Rize’nin dünyaca ünlü Ayder Yaylası, koruma altına alınacağı vaatlerine rağmen devasa beton blokların kuşatması altında. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı eliyle yürütülen projeler, kadim ahşap kültürü ve eşsiz doğayı yok ederken; iktidarın rant odaklı politikaları Türkiye’nin akciğerlerini birer birer söndürüyor. ​Bir zamanlar uçsuz bucaksız yeşilliği, kendine has ahşap mimarisi ve bozulmamış ekosistemiyle dünyanın ilgisini çeken Ayder Yaylası, bugün devasa şantiye alanlarını andıran görüntüsüyle tartışmaların odağında. Sosyal medyada paylaşılan "önce ve sonra" fotoğrafları, doğanın ranta kurban edilişinin en somut ve acı belgesi niteliğini taşıyor. ​Bakanlık "Dönüşüm" Diyor, Vatandaş "Talan" ​Bakanlık tarafından yürütülen "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi" kapsamında yükselen devasa beton kütleler, bölgenin doğal dokusuna telafisi imkansız bir darbe indirdi. İktidarın "yaylayı koruma ve kaçak yapı...

Diyanet’te "Rota" Değişmedi: Yeni Başkan Arpaguş’un da Trafiğinde Anıtkabir Yine "Menzil" Dışı

Resim
Diyanet İşleri Başkanlığı'nda gerçekleşen bayrak değişiminin ardından Prof. Dr. Safi Arpaguş dönemi hızlı başladı. Göreve gelmesinden bu yana kısa sürede 9 ülkeyi kapsayan yoğun bir yurt dışı programını tamamlayan Arpaguş’un, selefi Ali Erbaş döneminden miras kalan "Anıtkabir mesafesi" ise dikkatlerden kaçmıyor. Kamuoyu, kurumun kurucusuna yönelik bu süregelen tavrın bir "zihniyet devamlılığı" olup olmadığını sorguluyor. Diyanet İşleri Başkanlığı makamında 2025 yılının son çeyreğinde yaşanan değişim, kurumun kamusal temsiliyetindeki tartışmalı başlıkları sona erdirmeye yetmedi. Ali Erbaş’tan görevi devralan Prof. Dr. Safi Arpaguş, ilk aylarında sergilediği performansla "devamlılık" mesajı veriyor. Ancak bu devamlılık, sadece dini hizmetlerde değil, milli protokol ve kurumsal vefa duruşunda da kendisini hissettiriyor. Kıtalar Aşıldı, Birkaç Kilometre Aşılamadı Yeni Başkan Arpaguş, göreve başlamasının üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen ...

Siyasetin Gündemi Bu Paylaşım: "ABD ve İsrail’e Karşı Onurlu Duruşunuzu Kutluyoruz"

Resim
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabı X üzerinden İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’e hitaben destek dolu bir paylaşımda bulundu. Sánchez’e "Sevgili dostum Pedro" şeklinde seslenen Özel, İspanya’nın uluslararası alandaki tutumunu takdirle karşıladığını belirtti. ​Özel’in paylaşımında öne çıkan ifadeler şunlar: ​Onurlu Duruşa Kutlama : Özel, ABD ve İsrail’in politikalarına karşı İspanya’nın sergilediği duruşu "onurlu" olarak nitelendirdi ve bu tutumu kutladığını ifade etti. ​Türkiye-İspanya İlişkileri : Bu yaklaşımın Türkiye ve İspanya halklarını birbirine daha da yakınlaştırdığını vurguladı. ​Trump Yönetimine Karşı Destek : Trump yönetiminden gelen tehditlere karşı İspanya’nın yanında olduklarını net bir dille belirtti. ​Mesajını İspanyolca "Un abrazo fraternal" (Kardeşçe bir kucaklama) ifadesiyle bitiren Özgür Özel, paylaşımına iki liderin bir arada olduğu ve arkalarında Türk bayrağı ile Sosyalist Enternasyonal logosunun bulunduğu bi...

Orta Doğu Ateşine Karşı İspanyol Sánchez'ten Tarihi Uyarı, "Irak Hatası Tekrarlanmayacak Savaşa Hayır!"

Resim
Misilleme korkusuyla değerlerine ihanet etmeyeceklerini söyleyen İspanya Başbakanı Sánchez, Trump'a meydan okuyarak, "Irak felaketi tekrarlanmayacak  savaşa hayır!" dedi. İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran operasyonlarında İspanya'daki askeri üsleri olan Rota ve Morón'u kullanılmamasına yönelik ticaret kesme tehdidine karşı net ve tarihi bir açıklama yaptı. Sánchez, 2003 Irak Savaşı'nı örnek göstererek olası yeni bir Orta Doğu savaşının felaket getireceğini vurguladı ve İspanya'nın tutumunu dört kelimeyle özetledi: "Savaşa hayır." Başbakan Sánchez, konuşmasından "Dünya için kötü olan ve aynı zamanda değerlerimize ve çıkarlarımıza aykırı olan bir şeye, birilerinin misillemesinden korktuğumuz için ortak olmayacağız.  "Savaşa hayır.   Dünya, Avrupa ve İspanya daha önce de bunu yaşadı. 23 yıl önce başka bir ABD yönetimi bizi Orta Doğu’da bir savaşa sürükledi. O dönemde bu savaşın, Saddam Hüseyi...

Torba Yasada Emekliye Hayal Kırıklığı: Özelleştirme ve Bedelli Tartışmaları Büyüyor!

Resim
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasa teklifi, bazı düzenlemeler ve karşılanmayan beklentiler nedeniyle tartışma yarattı. Özellikle emeklilerin bayram ikramiyesinde artış beklentisinin teklif metninde yer almaması dikkat çekti. Torba yasa gündeme geldiğinden bu yana emekli bayram ikramiyelerinde artış yapılacağı yönünde kamuoyunda güçlü bir beklenti oluşmuştu. Ancak teklifin mevcut halinde ikramiyelerin artırılmasına yönelik bir düzenleme bulunmuyor. Muhalefet partileri, artan yaşam maliyetleri karşısında emeklilerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini belirterek ikramiyelerin yükseltilmesini savunuyor. Teklifte ayrıca bazı kamu taşınmazlarının özelleştirilmesine ilişkin düzenlemeler de yer alıyor. Yaklaşık 230 taşınmaz ve 5,5 milyon metrekarelik alanın özelleştirme kapsamına alınabileceği ifade ediliyor. Bu durum, kamu varlıklarının geleceği konusunda yeni tartışmaları da beraberinde getirdi. Torba yasada yer alan bir diğer başlık ise bedelli a...

İran'da Komuta Kademesi Vuruldu. Küresel Kaosun Başlangıcı mı? Rejimin Tasfiyesi mi?

Resim
Orta Doğu’da on yıllardır korkulan 'büyük savaş' senaryosu gerçeğe dönüştü. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon, Tahran’ın üst düzey yönetim kademesini hedef alırken küresel dengeleri kökünden sarstı. Nükleer müzakerelerin gölgesinde başlayan bu müdahale, Hürmüz Boğazı’ndan enerji piyasalarına, NATO hattından yeni bloklaşmalara kadar dünyayı geri dönülemez bir jeopolitik kırılmanın eşiğine getirdi. Cenevre’de nükleer müzakerelerin devam ettiği hassas bir süreçte gerçekleşen bu müdahale, yalnızca askeri bir hamle değil; küresel dengeleri temelinden sarsan radikal bir jeopolitik kırılma olarak değerlendiriliyor. ​Uluslararası ilişkiler uzmanları bu kritik gelişmenin bölge, Türkiye ve dünya üzerinde derin etkilere neden olacağı yönünde görüşler bildiriyor. Orta Doğuda Vekalet Savaşlarından Topyekün Çatışmaya ​Operasyonla birlikte bölgedeki "kontrollü gerginlik" stratejisi yerini doğrudan devletlerarası savaşa bıraktı. İran’ın mi...

Akıl Özgürleşmeden Toplum İlerleyemez!

Resim
Türkiye'de bilimsel eğitim ile manevi değerler eksenindeki tartışmalar, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni müfredat düzenlemeleriyle derinleşiyor. Bir yanda eğitimin laik ve bilimsel temellerden uzaklaştığını savunan muhalefet, diğer yanda "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile değerler eğitimini vurgulayan iktidar yer alırken; uzmanlar, toplumsal gelişimin ve halk sağlığının rehberinin akıl ve kanıt temelli düşünce olması gerektiği konusunda uyarıyor. Türkiye, tarihsel süreç boyunca inanç sistemleri ile akılcı düşünce arasında kendi yolunu çizmeye çalışmış bir toplum. Bugün bilgiye erişim hızı en üst düzeyde olsa da, bilimsel temelden yoksun, katı ve geriye dönük görüşlerin toplumsal gelişimi yavaşlatıp yavaşlatmadığı tartışma konusu.  Uzmanlar, ilerlemenin önündeki en büyük engelin bilgisizlikten ziyade, bilimi reddeden veya onu dogmalarla sınırlayan zihniyet olduğunu vurguluyor. ​Bilimsel Düşüncenin Dönüştürücü Gücü ​Bilim, sadece teknoloji üretmek değil, a...

Reuters’tan Alaçatı Atölyesine: Bir Gazetecinin Camdaki Estetik Dönüşümü

Resim
Belgesele de konu olan deneyimli gazeteci Hıdır Göktaş ile ilgili, 2014 yılından günümüze kadar kesintisiz devam eden cam sanatı hikayesi halen ilgiyle izleniyor. ​Göktaş, jübilesini yaptığı gazetecilik mesleği sonrası yaşamını ve cam sanatını İzmir’in incisi Alaçatı’da sürdürüyor.  Gazetecilikteki keskin gözlem yeteneğini, camın ateşle imtihanına aktaran Göktaş, DMAX ekranlarında yayınlanan dünyaca ünlü "Larry ve George Türkiye’de" programına konuk olarak kadim cam sanatının inceliklerini paylaştı. ​Ateş ve Sabrın Buluşma Noktası ​DMAX ekranlarında yayınlanan belgeselde, George McGavin ve Larry Lamb ile atölyesinde bir araya gelen Göktaş, izleyicileri camın sıvı formdan sanata dönüşme sürecine tanık etti. Programda samimi bir sohbet eşliğinde cam çubukları (rod) yüksek ısıda şekillendiren usta sanatçı, hem turistik değeri yüksek hediyelik objeler hem de koleksiyonluk sanat eserleriyle büyük ilgi topladı. Bir Muhabirin Estetik Dönüşümü ​G...

1950'ler de Zeytinyağı Propagandası, 2026'da Maden Ruhsatı Patlaması: Aynı Senaryo mu?

Resim
Türkiye'de 1950'lerde Marshall Planı'yla zeytinyağına darbe vuran dış müdahale, bugün maden ruhsatlarıyla ülkenin yeraltı zenginliklerini yabancı ve yerli büyük sermayeye açan politikalarla aynı gölgede yeniden canlanıyor. "Yardım" adı altında bağımlılık, "kalkınma" gerekçesiyle talan. Tarihsel bir müdahale ile günümüz politikalarının kesişim noktasında, Türkiye'nin doğal kaynakları üzerindeki yönetim anlayışı uzun yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor. 1950'lili yıllarında Marshall Planı kapsamında ABD'nin sağladığı yardımlar, yalnızca ekonomik destek değil, aynı zamanda Türk mutfağının ve tarımının yapısını derinden etkileyen koşullar taşıyordu. Yardım paketleri karşılığında mısırözü yağı ve margarin ithalatı dayatılmış, zeytinyağı üretimi ve tüketimi bilinçli olarak baskılanmıştı. Bölgelerde zeytin ağaçları sökülmüş, stoklardaki zeytinyağları büyük ölçüde yabancılara satılmış ve "zeytinyağlı yiyemem aman" gibi...

Ekonomi "Ağır Hasta": Yanlış Tedavi Milyonları İşsiz Bıraktı!

Resim
Türkiye’de resmi işsizlik düşük görünse de gerçek tablo ağır: TÜİK %7,7 açıklarken, geniş tanımlı işsizlik yaklaşık %29 ve 11,8 milyondan fazla kişiyi etkiliyor. En büyük sorun genç kadınlarda (%45,8). Rakamlar düşüyor gibi görünse de sahadaki kriz sürüyor; yapısal sorunlar çözülmezse sosyal risk büyür. ​Kağıt Üstünde Düşüş, Sokakta Çöküş ​Türkiye’nin kronikleşen sosyo-ekonomik yarası işsizlik, 2025 yılı sonu itibarıyla alarm verici bir boyuta ulaştı. TÜİK tarafından açıklanan Aralık 2025 verileri, mevsim etkisinden arındırılmış işsizliği %7,7 olarak gösterse de; iş aramaktan vazgeçenleri ve atıl işgücünü kapsayan geniş tanımlı işsizlik oranı %29 olarak hesaplandı. ​Bu devasa fark, ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor. Muhalefet ve ekonomistler, hükümetin "başarı hikayesi" olarak sunduğu rakamların buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu savunuyor. ​Rakamlarla İşsizlik Çıkmazı ​Resmi İşsiz Sayısı: 2 milyon 913 bin (%8,2) ​Geniş ...

Kayıp Dillerin Sesi: "Anadil Sadece Bir Halkın Değil, Dünyanın Mirasıdır"

Resim
Dünya Anadili Günü’nde Adıgece (Çerkesce) yaptığı konuşmayla dikkat çeken KAFFED Anadil Komisyonu Üyesi Hapae Bilge Eken, dillerin birer mülkiyet değil, insanlığın ortak hazinesi olduğunu hatırlattı. Eken, anadilinin korunmasının sadece kültürel bir hak değil, insanlık onuruna sahip çıkmak anlamına geldiğini vurguladı. ​21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında bir mesaj yayımlayan KAFFED Anadil Komisyonu Üyesi Hapae Bilge Eken, anadilinin korunmasının evrensel bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Eken, Facebook sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamasında, Adıge (Çerkesce) dilinde yaptığı konuşmayla kültürel çeşitliliğin önemine dikkat çekerek,​"Bir Dil Sadece Bir Halkın Değil, İnsanlığındır" dedi. ​Anadili: Kültürel Kimliğin ve Hafızanın Temeli ​Konuşmasında dillerin mülkiyetinin tek bir topluma ait olmadığını belirten Hapae Bilge Eken, şu ifadeleri kullandı: ​"Bir dil sadece onu kullanan halkın değil, bütün insanlığın ortak mirasıdır. ​Anadili, bir bireyin ...

Mücadeleci CHP Ezber Bozdu, Erdoğan Rahatsız Oldu, Türkiye Değişime Kilitlendi!

Resim
Anketlerdeki 'Birinci Parti' depremi iktidarda yankılanıyor. Özgür Özel liderliğindeki CHP, ekonomik kriz ve hukuksuzluk kıskacındaki seçmen için tek çıkış yolu haline gelirken; Erdoğan’ın 'eski muhalefet' özlemi, yaklaşan iktidar değişiminin ve İmamoğlu’nun engellenemez yükselişinin en net itirafı olarak yorumlanıyor. Türkiye siyaseti, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından taşların yerinden oynadığı, dengelerin sarsıldığı yeni bir döneme girdi. Uzun yıllar süren AKP hegemonyasının ardından CHP Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükselmesi, hem iktidar hem de muhalefet kulislerinde kartların yeniden karılmasına neden oldu. ​Özgür Özel Faktörü ve CHP Seçmeninin Memnuniyeti ​Özgür Özel’in genel başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte CHP’de "pasif muhalefet" dönemi kapandı. Seçmen, yıllar sonra partisini birinci sıraya taşıyan, alanlarda daha görünür ve mücadeleci bir lider profiliyle karşılaştı. Bu durum, sadece CHP’nin geleneksel tabanında değil, ...