Akbaşoğlu "Arınma" Dedi, Kulisler Karıştı: Şaibeli İsimler AKP'ye, Sorular Yanıtsız!
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin bugünkü oturumu, siyasi etik, şeffaflık ve "arınma" kavramları üzerinden oldukça sert bir polemiğe sahne oldu. AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun kürsüden yaptığı "arınma ve temizlenme" çağrısı, aynı gün kulislerde ve muhalefet kanadında "siyasi çelişki" olarak nitelendirildi.
"Arınma" Çağrısına "Hodri Meydan" Yanıtı
Meclis genel kurulunda gerçekleşen tartışmada, Akbaşoğlu muhalefete yönelik "kendi içinizde arınmaya, temizlenmeye, hırsızlardan hesap sormaya çağırıyorum" ifadelerini kullandı.
Bu sert çıkışa yanıt veren CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın ise tartışmayı kişisel bir şeffaflık zeminine taşıdı. Günaydın, "Ben kendisini bir düelloya davet ediyorum; ikimiz beraber mal varlıklarımızı açıklayalım, örnek olalım. Var mısın?" ifadeleriyle Akbaşoğlu’nu somut bir sınava davet etti.
Ancak Akbaşoğlu, bu somut teklife karşı "İftira atmakla hiçbir netice alamazsınız" şeklinde karşılık vererek, mal varlığı şeffaflığı çağrısını yanıtsız bıraktı.
"Çelişki" Eleştirisi Transferler ve Siyasi Etik
Akbaşoğlu’nun "arınmalısınız" sözleri muhalefet kulislerinde, özellikle "parti değiştiren belediye başkanları" üzerinden eleştiri yağmuruna tutuldu.
Daha önce CHP'den seçilen ancak haklarında çeşitli yolsuzluk veya usulsüzlük iddiaları bulunan bazı belediye başkanlarının (Afyon ve Aydın örneklerinde olduğu gibi), daha sonra AKP’ye kabul edilmesi hatırlatıldı.
Kulislerde dile getirilen temel eleştiriler ise şöyle:
Hakkında yolsuzluk veya şaibe iddiası olan isimlerin, iktidar partisine geçişiyle birlikte bu iddialardan "aklandığı" veya "siyasi kalkan" altına alındığı yönündeki algı, Akbaşoğlu’nun "arınma" söyleminin inandırıcılığını zedeliyor.
Muhalefet partilerindeki isimleri "arınmaya" çağıran bir ismin, kendi bünyesine dahil ettiği "şaibeli isimler" karşısında sessiz kalması, "çifte standart" olarak nitelendiriliyor.
Gökhan Günaydın’ın mal varlığı beyanı ve denetim çağrısının reddedilmesi, "temiz siyaset" vurgusunun retorikten öteye geçmediği eleştirilerini güçlendiriyor.
Rozet Törenleri
Öte yandan siyaset bilimciler, bir belediye başkanının "yolsuzlukla anıldığı" dönemde muhalefet rozeti taşıyıp, iktidara geçmesiyle birlikte "kabul edilebilir" görülmesini, Türk siyasetinin kronik bir sorunu olan "pragmatizm" olarak tanımlıyor. Eleştirmenlere göre; bir partinin temizlik iddiası, yalnızca rakibine yönelik bir saldırı aracı olarak kaldığı sürece, toplum vicdanında karşılık bulmaktan uzak kalmaya mahkum.
Meclis’te gerçekleşen bu tartışma, özellikle iktidar milletvekillerinin "şeffaflık" testine girmekten kaçındığı, buna karşın "temiz siyaset" retoriğini siyasi bir sopa olarak kullanmaya devam ettiği gerçeğini bir kez daha gözler önüne serdi.
Şimdi gözler, Akbaşoğlu’nun 'arınma' çağrısının samimiyet testine çevrilmiş durumda. Günaydın’ın mal varlıklarının açıklanması yönündeki 'hodri meydan' çıkışı cevapsız kalırken; kamuoyu, iktidar kanadının bu şeffaflık sınavına girip girmeyeceğini ve parti transferlerindeki tartışmalı etik kriterleri netleştirip netleştirmeyeceğini bekliyor.
Yorumlar
Yorum Gönder