Kayıtlar

Haber: Cengiz Aldemir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

​Medyanın Arka Odaları ve 45 Yıllık Onurlu Bir Mücadele: 5 Kasımda Raflarda!

Resim
​Gazetecilik; boyun eğmeden, patronlara yaranma çabasına girmeden, mesleğin onurunu ve ilkelerini bayrak gibi taşıyarak yapılan erdemli ama bir o kadar da çileli bir yoldur. Parlamento çatısı altında uzun yıllar birlikte çalıştığım deneyimli gazeteci-yazar Şenol Ateş’in kaleme aldığı, "Atatürkçü-Devrimci Bir Gazetecinin 45 Yıllık Anıları" alt başlığını taşıyan “Gezi’de TOMA’nın Önünde Ben Vardım” kitabı 5 Kasım’da raflardaki yerini alıyor. ​O çalkantılı günlerde sahada, cehennemin ortasında nefes nefese gazetecilik yapmış biri olarak bu esere bakarken, sayfaların arasında adeta kendi geçmişimi ve mesleğimin en direngen günlerini yeniden yaşadım. ​" İğneyi Kendimize Batıran" Cesur Bir Hesaplaşma ​Bu kitap, kariyer basamaklarını tırmanmak için omurgasını satanların değil; eğilip bükülmeden, mesleğinin ve insanlığın onurunu korumak için direnen bir ömrün özeti. Şenol Ateş, eserinde yalnızca dışarıyla değil, bizzat çalıştığı kurumlar ...

Sivas'tan Erzincan'a Demokrasi Fırtınası: "Oyunları Bozma Vaktidir!"

Resim
Özel Haber Yeni Parti'nin il ve ilçe kongreleri tüm hızıyla sürüyor. 20. Dönem Sivas Milletvekili Mahmut Işık’ın divan başkanlığında adeta bir demokrasi şölenine dönüşen kongreler dikkat çekti. Partinin duayen siyasetçilerinden biri olan Mahmut Işık'ın başkanlığında, Sivas’ın ardından Erzincan İl Başkanlığı seçimleri de büyük bir coşku, yoğun katılım ve kararlılıkla tamamlandı. Binlerce Erzincanlının katıldığı kongrede, mevcut İl Başkanı Cevdet Ersoy tek aday olarak itirazsız bir şekilde yeniden güven tazeledi. 18 Ekimde gerçekleştirilen önseçimin ardından, 26'sında yapılan il kongresi coşku dolu anlara sahne oldu. "Yeni Parti" vurgusu ve türkülerin eşlik ettiği salonda; il başkanı, yönetim kurulu asıl ve yedek üyeleri, disiplin kurulu ile kurultay delegelerinin seçimi son derece canlı ve heyecanlı bir atmosferde gerçekleştirildi. Kongrede Genel Başkan Özgür Özel başta olmak üzere İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan...

​Tasarruf Değil, İsraf Saati: ​Ne Tasarruf Kaldı Ne Güvenlik!

Resim
​Dönemin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'ın öncülüğünde 2016 yılında hayata geçirilen kalıcı yaz saati (GMT+3) uygulaması, kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor. Tasarruf sağlamak yerine elektrik tüketimini ve maliyetleri artırdığı belgelenen uygulama, kış aylarında çocukların zifiri karanlıkta yollara düşmesiyle okullarda ve okul çevrelerinde şiddet ve güvenlik tehlikesini de beraberinde getiriyor. Toplumsal itirazlara ve sosyal medyadaki tepkilere rağmen idari karardaki bu ısrar, kamu yararıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle eleştiriliyor. ​Tasarruf Değil, İsraf Yaratıyor ​Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ve uzmanların analizlerine göre kış aylarında sabah saatlerinde (06.00–08.00) aydınlatma ve ısınma kaynaklı tüketim ciddi oranda artıyor. Berat Albayrak döneminde "enerji tasarrufu" hedefiyle başlatılan uygulamanın, öngörülen %1-2’lik tasarrufu sağlamadığı; aksine sabah saatlerindeki yoğun kullanımın enerji talebini dengesizleştirerek faturalar...

Eski Parlamenterlerden Halk TV Tepkisi ve Erken Seçim Çağrısı!

Resim
Geçmiş dönemlerde bakan, milletvekili olarak görev yapmış ve bugün YENİ PARTİ’ye destek veren 284 eski parlamenter, 14 Ekim sabahı Halk TV’ye kayyım atanması ve yayınlarının durdurulmasına ilişkin ortak bir bildiri yayımladı.  Yayımlanan metinde müdahale şiddetle kınanırken, yaşanan krizden çıkış yolu olarak erken seçim çağrısında bulunuldu. ​" Basın Özgürlüğü Demokrasinin Nefes Borusudur" ​Kamuoyuna duyurulan metinde, basına yönelik baskıların demokrasi ve hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığı vurgulandı. Özgür basının toplumun haber alma hakkının teminatı olduğuna dikkat çekilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: ​"Basının susturulduğu yerde halkın haber alma hakkı, demokrasinin kendisi ve hukuk devleti tehdit altındadır. Basını özgür olmayan toplum karanlıkta kalır. Halk TV'ye kayyım atanması ve yayınlarının durdurulması, ülkemizde basın özgürlüğüne yönelik baskıların yeni ve son derece tehlikeli bir aşamasıdır. Bu durum Anayasa’ya ve evrensel hu...

Ankara Kulislerinde Konuşulan Büyük Komplo!

Resim
​Ankara koridorlarında ve finans çevrelerinde son günlerin en sıcak başlığı, sermaye piyasalarında patlak veren devasa fon krizi. Ekonomi yönetimi olayı "yönetilebilir bir likidite sorunu" olarak sunsa da, kulislerde konuşulanlar bir kamu ihmali ve organize yurt dışı transfer trafiğine işaret ediyor. ​Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre kamu otoritesi; dolaşımı düşük hisselerdeki yapay fiyat hareketlerini ve fonlardaki tehlikeli yoğunlaşmayı henüz 2025’in son çeyreğinde tespit etmişti. Hatta konu, 2 Aralık 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi’ne taşınmış ve bir çalışma grubu kurulmuştu. ​Ancak Ankara’da, tehlike 2025 sonunda belirlenmişken, kapsamlı düzenleme için neden 28 Ağustos 2026’ya kadar beklendi? sorusu ile, b u 9 aylık gecikme süresinde yeni yatırımcıların fonlara girmesine ve milyarlarca liranın bu çarka akmasına neden göz yumuldu? sorusu  dillendiriliyor.  ​Temerrüt...

TBMM'de Haşere Alarmı: Çalışanlar Çözüm Bekliyor!

Resim
ÖZEL HABER TBMM kampüsünde yer alan serada yaklaşık bir aydır sürdürülen haşereyle mücadele çalışmaları başarısızlıkla sonuçlandı. Bizzat yerinde gözlemlediğim ve henüz türü belirlenemeyen haşere istilası, Meclis yönetimini harekete geçmeye zorluyor. ​Serada yürütülen ilaçlama çalışmalarının yetersiz ve etkisiz kalması, çalışanlar arasında ciddi endişeye yol açtığı görülüyor. ​Bünyesinde 20 ila 22 teknik personelin (tekniker, teknisyen ve mühendis) yanı sıra toplam 40 çalışanın görev yaptığı serada, ayda ortalama iki kez tekrarlanan uygulamalardan hiçbir sonuç alınamadığı öğrenildi. Rutin ilaçlamalara rağmen zararlı popülasyonunda en ufak bir azalma görülmemesi ise endişe verici. Süreç İncelemeye Alınmalı! ​Kağıt üzerinde kalan ilaçlama uygulamalarının sonuç vermemesi; kullanılan ilaçların etken maddesini, dozajını ve uygulama yöntemlerinin yeterliliğini ciddi şekilde sorgulatıyor. Bizzat tanıklık ettiğim bu verimsiz süreç karşısında Meclis yönet...

Çevre Kanununu Çıkaran Meclis Kendi Yasasını Çiğniyor!

Resim
​Türkiye Büyük Millet Meclisi Ana Bina bünyesinde yer alan, milletvekillerinin ve personelin yemek yediği alt ve üst üyeler lokantaları ile yemeklerin hazırlandığı mutfağın hemen yanında biriken moloz yığını büyük bir çevre ve sağlık riski oluşturuyor. Yaklaşık 8 ay önce tamamlanan tuvalet tadilatlarının ardından alanda bırakılan moloz, hurda ve atık yığınları tüm uyarılara rağmen hâlâ kaldırılmadı. ​Personelin ve Yemek Alanlarının Ortasında Moloz Dağları ​Meclis çalışanlarının ve milletvekillerinin yoğun olarak kullandığı ortak alanların ile mutfak çevresinin tam ortasında biriken bu pislik, personelin tepkisine yol açıyor. 4 katlı ana binanın camlarından atılan inşaat artıkları, ahşap ambalaj malzemeleri, kablo makaraları ve atıklar hem hijyenik açıdan büyük endişe yaratıyor hem de yayılan toz ve düzensiz yapı nedeniyle ciddi bir sağlık ve güvenlik riski oluşturuyor. ​Mevzuata göre kamu binalarındaki tadilat atıklarının belediye döküm sahalarına t...

Adalet Bakanlığı Meclis İradesini Hiçe Mi Sayıyor?

Resim
ÖZEL HABER ​20. Dönem Sivas Milletvekili Mahmut Işık, Kırşehir Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu'nda tutuklu bulunan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'i ziyaret etme talebinin Adalet Bakanlığı yetkililerince gerekçesiz reddedilmesi üzerine Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına dilekçe sunarak şikayette bulundu. Işık, ​Kulislerden.blogspot.com'da paylaştığı dilekçesinde TBMM İçtüzüğü’nün eski milletvekillerinin haklarını düzenleyen 167’nci maddesine dikkat çekti. Işık, yasaya göre eski milletvekillerinin; yasama, ödenek ve yolluk, Genel Kurul ile parti grup toplantılarına katılma hakları haricinde mevcut Meclis üyeleriyle aynı hak ve yetkilere sahip olduğunu vurguladı. ​" Hak İhlali Meclis İradesine Aykırılık Taşımaktadır" ​Adalet Bakanlığına 28 Ağustos 2026 tarihinde Hüseyin Can Güner’i ziyaret etmek amacıyla başvuruda bulunduğunu belirten Mahmut Işık, bu talebin mazeret gösterilmeksizin reddedildiğini ifade etti. Yaşanan durumu...

Çerçeve Kanun Teklifindeki Gizli Tehlike: "Kanundaki Birkaç Kelime İleride Büyük Sorunlara Yol Açabilir!"

Resim
ÖZEL HABER  TBMM gündemine gelen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni değerlendiren eski politikacı ve Hukukçu Mesut Değer, Kulislerden.blogspot.com'a konuştu. Değer, metinde yer alan kavramların netleştirilmemesi halinde uygulamada ciddi hukuki krizler yaşanabileceği uyarısında bulundu. ​Meclis gündeminde yer alan ve kamuoyunda geniş tartışma uyandıran Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi üzerine çarpıcı açıklamalarda bulunan Av. Mesut Değer, kanun metinlerinin sadece maddeleriyle değil, içerdiği kritik sözcüklerle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. ​Değer, teklifte yer alan “tespit”, “erteleme” ve “organik bağını kesmiş olma” ifadeleri ile “Milli Dayanışma Kurulu”nun görev alanına ilişkin belirsizliklerin, uygulamada kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını ateşleyebileceğine dikkat çekti. ​" MGK Tespiti Yargının Yerine Geçmemeli" ​Örg...

İstifalarla Sarsılan CHP'de "Butlancı" Çatlağı: "13 Yıldır Dinlemediniz, Bari Şimdi Kulak Verin!"

Resim
ÖZEL HABER ​Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki istifa dalgası hız kesmeden devam ederken, partinin kaosa sürüklendiği bir dönemde 20. Dönem Sivas Milletvekili Mahmut Işık tarafından Kemal Kılıçdaroğlu’na gönderilen mektup gündeme bomba gibi düştü. ​Mahkeme kararları ve parti içi çekişmeler üzerinden şekillenen süreçte, "butlancı" ekibin ve Kılıçdaroğlu'nun yakın çevresindeki isimlerin partiyi aşamalı bir kargaşaya ve parçalanmaya götürdüğü yönündeki sert tespitlerin yer aldığı mektup, parti içi mücadelenin ve tasfiye iddialarının boyutunu gözler önüne serdi. ​Mektubun Şifreleri ve "Butlancı" Kadro Eleştirisi Mektubu Kulislerden.blogspot.com ile paylaşan Mahmut Işık, 01.06.2025 tarihli mektubunda, AKP ve iktidar blokunun parti içindeki hukuki süreçler ve mahkeme kararları üzerinden CHP'nin karıştırılmak istendiğini vurguluyor ve bu oyunu ancak Kemal Kılıçdaroğlu'nun bozabileceğini ifade ediyor.  Ancak mektupta, Kılıçdaroğlu’nun etrafını sa...

Liyakatin Yerini "Fişleme" mi Alıyor? Öğretim Elemanlarına İstihbarat Soruşturması Yolda!

Resim
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçen  282 Sıra Sayılı Kanun Teklifi’nin 25. maddesi, akademik camiada ve muhalefette tepkilere neden oldu.  Yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanlarına güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması zorunluluğu getiren düzenleme, “kamu güvenliği” gerekçesiyle sunulsa da uzmanlar tarafından üniversiteleri eleştirel düşünceden arındırmaya ve muhalif sesleri tasfiye etmeye yönelik bir “sadakat rejimi” olarak nitelendiriliyor.  Kanun teklifiyle 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 3. maddesine “yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanları” ibaresi ekleniyor. Böylece öğretim elemanı atamalarında istihbarat temelli soruşturma zorunlu hale geliyor. Akademik çevreler; bu uygulamanın liyakat ilkesini tamamen ortadan kaldırarak yerine “siyasi sadakat” kriterini yerleştireceğini vurguluyor. Düzenlemenin Anayasa’nın,  -Düşünce ve kanaat hürriyeti (Madde 25) -Düşünceyi açıklama ve yay...

Engelli Bakım Merkezi Skandalında Bürokratik Çelişki: "Kapattık" Denen Yer İçin İnceleme Sürüyor!

Resim
​İstanbul’daki bir özel bakım merkezinde engelli bireylere yönelik yaşanan ihmal ve istismar iddiaları Meclis gündemine taşınırken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın verdiği resmi yanıt skandal bir çelişkiyi gözler önüne serdi. Bakanlık, merkezin kapatıldığını ve suç duyurusunda bulunulduğunu savunurken, aynı belgede soruşturmanın hâlâ devam ettiği bildirildi. Türkiye'yi sarsan bakım merkezi ihmal ve istismar iddiaları, meclis denetim mekanizmalarındaki bürokratik tutarsızlıkları da gün yüzüne çıkardı. İstanbul’daki bir engelli bakım merkezinde yaşanan vahim olaylar, farklı partilerden milletvekilleri tarafından hazırlanan yazılı soru önergeleriyle Meclis gündemine taşındı. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın konuya ilişkin verdiği resmi yanıt, hukuki ve mantıksal açıdan birbirini nakzeden ifadeler barındırması nedeniyle tepki topladı.  ​Konuyu Meclise Taşıyan İsimler ve Önergeler ​Eylül ve Ekim 2025 tarihlerinde TBMM Başkanlığına sunulan soru önergeleri...

Denetimsizliğe Yasal Kılıf: Bir Kişi Birden Fazla Vakıf Üniversitesini Yönetebilecek!

Resim
​Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülmekte olan 282 sıra sayılı Kanun Teklifi’ne eklenen bir önerge, vakıf yükseköğretim kurumlarındaki denetim mekanizmalarını zayıflatacak tartışmalı bir düzenlemeyi gündeme getirdi. İktidarın çıkardığı veya önünü açtığı bu tür yasal düzenlemeler, kamuoyunda ve muhalefet çevrelerinde "adrese teslim ayrıcalık" olarak tepki çekiyor. ​Yaptırımlar Kaldırılıyor ​Kanun teklifinin 9 uncu maddesinde yapılması istenen değişiklik, 2547 sayılı Kanun’un ek 11 inci maddesinin ikinci fıkrasının (ç) bendinin metinden tamamen çıkarılmasını öngörüyor. Bu hamleyle birlikte; bir vakıf yükseköğretim kurumunun mütevelli heyetinde veya kurucu vakfında yer alan isimlerin, başka bir vakıf yükseköğretim kurumunda da aynı unvanlarla görev yapabilmesinin önündeki engeller temizleniyor. Normal şartlarda yaptırım uygulanmasını gerektiren bu durumun kapsam dışına çıkarılması, "akademik alanda tekelleşme ve kadrolaşma" kaygılarını artırıyor.   Eği...

Sultandağı’nda Kırmızı Alarm: Emeğimiz Dalda Çürüyor, Devlet Seyrediyor!

Resim
ÖZEL HABER  ​Türkiye’nin meyve sepeti Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde, toprak ana bu yıl yine cömertliğini konuşturdu. Kilometrelerce uzanan bahçelerde, coğrafi işaretli o eşsiz kirazlar dalları yerlere eğecek kadar gür ve iştah kabartıcı bir şekilde olgunlaştı. Ancak bu yıl o dallarda sallanan şey yalnızca bir meyve değil; binlerce ailenin bir yıllık emeği, umudu ve sessizce tükenen hayat hikâyesi. ​Bugün Sultandağı’nda mağduriyet yaşayan yaklaşık 2.500 kiraz üreticisi, 22 bin hektarlık alanda kiraz üretimi gerçekleştiriyor. Yaşananlara bakınca karşımızda duran tablo, planlı bir çöküşün ve göz göre göre gelen bir vicdan tutulmasının resmidir. ​Matematiğin İflas Ettiği Yer: Toplamak Zarar, Toplamamak Felaket ​Bir üretici düşünün; sabaha karşı ayazda uyandığı, gözü gibi baktığı, damla damla suladığı ağacı meyveye durduğunda sevinmek yerine karalar bağlıyor. Sultandağı’nda bugün tam olarak bu yaşanıyor. ​İhracatlık birinci sınıf kirazın ta...

Özel Yeni Parti İle İlgili Noktayı Koydu: "Türkiye İttifakı ile İktidara Yürüyoruz"

Resim
Seçilmiş Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özgür Özel, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada partisinden ayrıldıklarını ve yeni bir parti kuracaklarını duyurdu. ​Özel'in konuşmasından öne çıkan başlıklar ve haberin detayları şöyle: ​Yeni Parti ve Meclis'teki Durum Özgür Özel, yeni partinin milletin vekilleriyle ilk adım atılarak kurulacağını ve açık ara farkla ana muhalefet partisi olacaklarını belirtti. Özel, "Bugün bu kürsüye, Cumhuriyet Halk Partisi’nin grup kürsüsüne veda ederken, ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz" dedi. ​Ateşten Gömlek Vurgusu : Siyasette gömlek çıkarmadıklarını belirten Özel, "Biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz; bu ülkenin yarınları için ateşten bir gömleği giyiyoruz" ifadelerini kullandı. ​Atatürk ve Türkiye İttifakı Yollarının Atatürk’ün gösterdiği yol olduğunu, sosyal demokrat olduklarını ve Altı Ok’a sonuna kadar bağlı bulunduklarını vurgulayan Özel, aynı zamanda Türkiye İttifakı davetinin de s...

Yüzde 40'lık Dev Dalga: Özel İktidara Yürüyor, Ankara'da Yeni Dönemin Planları Masada!

Resim
Ankara'da siyasetin nabzı, CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel'in yönetimindeki Cumhuriyet Halk Partisi'nin son dönemde yakaladığı yükseliş ivmesiyle atıyor. Yapılan kamuoyu araştırmalarında Özel'in yeni kuracağı partinin yüzde 40'ları da aşacağı ifade ediliyor. İktidara en yakın parti konumuna yerleşen CHP, Özgür Özel liderliğinde ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile güçlü kadrolarla olası bir iktidar değişimine hazırlanıyor. Özgür Özel ve ekibi, uzun süredir üzerinde çalıştıkları yeni parti programı ve "Gölge Kabine" mekanizmasıyla, iktidara geldiklerinde ülkeyi yönetecekleri projeleri ise şimdiden hazır. ​ Özel’in liderliğinde ve Ekrem İmamoğlu'nun yerel yönetimlerdeki tecrübesiyle şekillenen bu yeni dönem stratejisi, sadece bir muhalefet söylemi değil; hukuktan ekonomiye, yerel yönetim reformlarından dış politikaya kadar her alanda radikal bir dönüşüm vaat eden detaylı bir yol haritası niteliği taşıyor. ​...

​Sivas’ın Sarp Yamaçlarında Hüzünlü Bir Tanıklık: Bir Anne Keçinin Sessiz Çığlığı!

Resim
ÖZEL HABER Sivas'ın Divriği ilçesinin sarp yamaçlarında, doğanın kendi kurallarıyla yazdığı duygu yüklü sessiz hikayelerden biri yaşandı. CHP eski Sivas Milletvekili Mahmut Işık, memleketi Divriği’de yeni yaptırdığı evinin yakınlarında, yaban hayatının hüzünlü ve çarpıcı yüzüne tanıklık etti. Işık, dağ keçisinin yaşadığı bu dramın görüntü ve fotoğrafları kulislerden.blogspot.com ile paylaştı. ​Evinin hemen yanı başındaki kayalıklarda, iki yavrusunu bir kartala kaptıran anne dağ keçisinin çaresiz bekleyişini görüntüleyen Işık, gördüğü manzara karşısında derinden sarsıldı. Acılı annenin, yavrularını yitirdiği o kayalıkta, sanki bir mucize beklercesine iki saat boyunca kımıldamadan durduğunu söyleyen Işık,o bakışlarda, insanın kelimelerle tarif edemeyeceği, sadece doğanın kendi dilinde karşılığı olan derin bir kederin olduğunu belirtti. ​Yaşadığı bu hüzünlü anı paylaşan Mahmut Işık, doğanın sadece görsel bir şölen değil, aynı zamanda en saf...

İktidarın "Mesleki Eğitim" İddiası Çöktü: MESEM Gerçeği Gözler Önüne Serildi!

Resim
AKP ​İktidarı "mesleki eğitim" olarak pazarladığı MESEM uygulamalarının perde arkasındaki acı tablo, Eğitim-İş tarafından hazırlanan " MESEM’ler Üzerine Mitler ve Gerçekler" adlı kitapçıkla bir kez daha ifşa oldu.  Eğitim-İş Sendikası'nın hazırladığı Rapor, çocukların okul sıralarından koparılarak nasıl ucuz iş gücü piyasasına sürüldüğünü rakamlarla kanıtlıyor. ​MESEM’ler, iktidarın söylemlerinde bir "meslek edindirme başarısı" olarak sunulsa da, Eğitim-İş’in hazırladığı çarpıcı çalışma, bu modelin uluslararası standartların aksine, çocukları örgün eğitim dışına iten yapısal bir sorun olduğunu ortaya koyuyor. ​" Eğitim" Değil, Çocuk İşçiliği Politikası ​Avrupa ülkelerinde çıraklık sistemi büyük oranda yetişkinlere yönelik bir "yetişkin eğitimi" modeli olarak kurgulanırken; Türkiye’deki mevcut uygulamaların, çocukları iş gücüne mahkûm eden bir sisteme dönüştüğü vurgulanıyor.  Rapordaki veriler, iktidarın "mesleki eğ...

Özel'den Erdoğan'a: Canavarı Yaratan Frankenstein Sensin!

Resim
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'deki grup toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisine yönelik yaptığı "Frankenstein" benzetmesine sert ve dikkat çekici bir yanıt verdi. ​İktidarın söylemlerini eleştiren Özel, şu ifadeleri kullandı: ​"Frankenstein romanını okuduğunuzda hikâye şöyle biter: Doktor Frankenstein, yarattığı canavar tarafından en son kendisi hedef alınır ve yine o canavar tarafından yok edilir" dedi. ​" Canavarı Adalet Bakanlığı'nda Aramak Lazım" ​Özel, sözlerini iktidara yönelik bir eleştiriye dönüştürerek, "Bugünkü sabah gazetesine bir bakmak lazım. Aileye kim saldırıyorsa, ailenin bir damadında birisi saldırıyorsa ve birileri de Frankenstein'ın yarattığı canavarı arıyorsa onu bizim buralarda değil, Adalet Bakanlığı tarafında aramak lazım," ifadelerini kullandı. ​" Frankenstein'ı Üreten Doktorun Adıdır" ​Özel, konuşmasının devamında Erdoğan'ın Frankenstein benze...