Piyasa Bitti, Halk Geliyor: CHP’den Devrim Niteliğinde Sosyal Devlet Programı!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) nin iktidara geldiğinde yapacağı devrim niteliğindeki program, toplumun bir çok kesiminde heyecan yarattı. Sağlık ve eğitimin tamamen devlet güvencesine alındığı, barınmanın ilk kez anayasal bir 'hak' olarak tanımlandığı ve vergi yükünün ranttan değil gelirden alındığı 'Kamucu Dönüşüm' programı, Türkiye’de sosyal devletin yeniden doğuşu olarak değerlendiriliyor.

​CHP, Türkiye’nin kronikleşen ekonomik ve sosyal sorunlarına karşı hazırladığı yeni vizyon belgesiyle, piyasa ekonomisinin sert köşelerini törpüleyen ve "Kamucu" kimliği ön plana çıkaran devrim niteliğinde bir program açıkladı.
​Parti kurmayları tarafından "Cumhuriyetin İkinci Yüzyılında Toplumsal Sözleşme" olarak adlandırılan bu program; sağlıktan eğitime, barınmadan vergi adaletine kadar her alanda devletin rolünü yeniden tanımlıyor.

​Sağlık ve Eğitim de Piyasadan Devlete Dönüş

​CHP’nin programındaki en keskin viraj, temel hizmetlerin tamamen devlet eliyle sunulacak olması.
​Özel okul-devlet okulu arasındaki uçurumu kapatmayı hedefleyen CHP, her çocuğun mahallesindeki devlet okulunda dünya standartlarında eğitim almasını taahhüt ediyor. Müfredatın bilimsel temellere oturtulması ve okullarda bir öğün ücretsiz yemek verilmesi programın omurgasını oluşturuyor.

​Sağlıkta "Ticari Değil, İnsani" Model

Şehir hastaneleri ve özel hastane odaklı sistem yerine, koruyucu sağlık hizmetlerinin öncelendiği ve tüm vatandaşların ek ücret ödemeden erişebileceği bir devlet sağlık sistemi vadediliyor.

​"Barınma Hakkı" Anayasal Güvencede

​Türkiye siyasi tarihinde ilk kez bir parti, barınma hakkını programının merkezine koyarak konutu "yatırım aracı" olmaktan çıkarıp "temel hak" kategorisine alıyor.
​"Barınma bir lüks değil, insan onurunun gereğidir diyen CHP, devletin, vatandaşının başını sokacağı bir çatı sağlamakla sadece yükümlü değil, borçlu olduğunu hatırlatıyor.
​CHP, kira artışlarını kontrol altına alacak düzenlemelerin ötesinde, doğrudan Sosyal Konut Seferberliği başlatarak dar ve orta gelirli vatandaşlar için kira öder gibi ev sahibi olma imkanı sunacağını vurguluyor.

​Ekonomide Büyük Temizlik

AKP iktidarının en çok eleştirilen yönü olan "fakirden alıp zengine verme" düzenine karşı CHP, vergi sistemini baştan aşağı değiştiriyor. Gelire göre vergi sistemiyle, az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınacak. Özellikle dar gelirlinin belini büken KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerde radikal indirimlere gidilecek.
​Asgari ücret, sadece bir "hayatta kalma sınırı" değil, dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırını baz alan ve enflasyon karşısında her çeyrekte güncellenen bir yapıya büründürülecek.

​CHP'nin bu programı, klasik bir seçim vaadi paketinden ziyade, Türkiye’nin yönetim paradigmasını değiştirmeyi hedefleyen bir "Üst Seviye" çıkış olarak değerlendiriliyor. Orta sınıfın erimesi ve yoksulluğun derinleşmesi karşısında CHP; devleti bir "şirket" gibi yönetmek yerine, vatandaşına kalkan olan bir "anne-baba" figürü olarak konumlandırıyor.

Dijital Haklar: "İnternet erişimi su ve elektrik gibi temel bir kamu hizmeti sayılarak, her haneye temel hızda ücretsiz ve sınırsız geniş bant internet sağlanacak.

​Kadın ve İstihdam: "Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını desteklemek amacıyla her mahalleye ücretsiz ve tam zamanlı kreşler açılacak.

​Gençlik ve Eğitim: "Barınma hakkı kapsamında her üniversite öğrencisine devlet yurtlarında ücretsiz konaklama ve ulaşım desteği garanti edilecek."

​Emekli ve İşsiz Güvencesi: "En düşük emekli maaşı asgari ücretle eşitlenecek ve işsizlik sigortası fonu, iş arayan vatandaşın yaşam standardını koruyacak seviyeye çıkarılacak.

​Ekolojik Kamu: Gelecek nesillerin yaşam hakkı için doğayı merkeze alan 'Yeşil Ekonomi' modeline geçilecek ve çevre yatırımları bizzat devlet eliyle yönetilecek.

​Özetle CHP, sadece partili Cumhurbaşkanlığı sistemini kaldırmakla kalmayacağını, Cumhuriyetin kurucu değerlerini modern dünyanın "sosyal devlet" anlayışıyla harmanlayarak, insanı sermayenin insafına bırakmayan, yoksulluğu yönetmek yerine yok etmeyi hedefleyen ve her bir vatandaşın onurunu devletin teminatı altına alan topyekün bir toplumsal refah düzeni vadediyor.



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Parlamento Güvenliğinde Yeni Dönem Tartışmaları da Beraberinde Getirdi

Meclis Kreşinde “Din Eğitimi” Tartışması: Aileler Ayakta!

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!