Kayıtlar

Şubat, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İran'da Komuta Kademesi Vuruldu. Küresel Kaosun Başlangıcı mı? Rejimin Tasfiyesi mi?

Resim
Orta Doğu’da on yıllardır korkulan 'büyük savaş' senaryosu gerçeğe dönüştü. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı operasyon, Tahran’ın üst düzey yönetim kademesini hedef alırken küresel dengeleri kökünden sarstı. Nükleer müzakerelerin gölgesinde başlayan bu müdahale, Hürmüz Boğazı’ndan enerji piyasalarına, NATO hattından yeni bloklaşmalara kadar dünyayı geri dönülemez bir jeopolitik kırılmanın eşiğine getirdi. Cenevre’de nükleer müzakerelerin devam ettiği hassas bir süreçte gerçekleşen bu müdahale, yalnızca askeri bir hamle değil; küresel dengeleri temelinden sarsan radikal bir jeopolitik kırılma olarak değerlendiriliyor. ​Uluslararası ilişkiler uzmanları bu kritik gelişmenin bölge, Türkiye ve dünya üzerinde derin etkilere neden olacağı yönünde görüşler bildiriyor. Orta Doğuda Vekalet Savaşlarından Topyekün Çatışmaya ​Operasyonla birlikte bölgedeki "kontrollü gerginlik" stratejisi yerini doğrudan devletlerarası savaşa bıraktı. İran’ın mi...

Akıl Özgürleşmeden Toplum İlerleyemez!

Resim
Türkiye'de bilimsel eğitim ile manevi değerler eksenindeki tartışmalar, Milli Eğitim Bakanlığı'nın yeni müfredat düzenlemeleriyle derinleşiyor. Bir yanda eğitimin laik ve bilimsel temellerden uzaklaştığını savunan muhalefet, diğer yanda "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile değerler eğitimini vurgulayan iktidar yer alırken; uzmanlar, toplumsal gelişimin ve halk sağlığının rehberinin akıl ve kanıt temelli düşünce olması gerektiği konusunda uyarıyor. Türkiye, tarihsel süreç boyunca inanç sistemleri ile akılcı düşünce arasında kendi yolunu çizmeye çalışmış bir toplum. Bugün bilgiye erişim hızı en üst düzeyde olsa da, bilimsel temelden yoksun, katı ve geriye dönük görüşlerin toplumsal gelişimi yavaşlatıp yavaşlatmadığı tartışma konusu.  Uzmanlar, ilerlemenin önündeki en büyük engelin bilgisizlikten ziyade, bilimi reddeden veya onu dogmalarla sınırlayan zihniyet olduğunu vurguluyor. ​Bilimsel Düşüncenin Dönüştürücü Gücü ​Bilim, sadece teknoloji üretmek değil, a...

Reuters’tan Alaçatı Atölyesine: Bir Gazetecinin Camdaki Estetik Dönüşümü

Resim
Belgesele de konu olan deneyimli gazeteci Hıdır Göktaş ile ilgili, 2014 yılından günümüze kadar kesintisiz devam eden cam sanatı hikayesi halen ilgiyle izleniyor. ​Göktaş, jübilesini yaptığı gazetecilik mesleği sonrası yaşamını ve cam sanatını İzmir’in incisi Alaçatı’da sürdürüyor.  Gazetecilikteki keskin gözlem yeteneğini, camın ateşle imtihanına aktaran Göktaş, DMAX ekranlarında yayınlanan dünyaca ünlü "Larry ve George Türkiye’de" programına konuk olarak kadim cam sanatının inceliklerini paylaştı. ​Ateş ve Sabrın Buluşma Noktası ​DMAX ekranlarında yayınlanan belgeselde, George McGavin ve Larry Lamb ile atölyesinde bir araya gelen Göktaş, izleyicileri camın sıvı formdan sanata dönüşme sürecine tanık etti. Programda samimi bir sohbet eşliğinde cam çubukları (rod) yüksek ısıda şekillendiren usta sanatçı, hem turistik değeri yüksek hediyelik objeler hem de koleksiyonluk sanat eserleriyle büyük ilgi topladı. Bir Muhabirin Estetik Dönüşümü ​G...

1950'ler de Zeytinyağı Propagandası, 2026'da Maden Ruhsatı Patlaması: Aynı Senaryo mu?

Resim
Türkiye'de 1950'lerde Marshall Planı'yla zeytinyağına darbe vuran dış müdahale, bugün maden ruhsatlarıyla ülkenin yeraltı zenginliklerini yabancı ve yerli büyük sermayeye açan politikalarla aynı gölgede yeniden canlanıyor. "Yardım" adı altında bağımlılık, "kalkınma" gerekçesiyle talan. Tarihsel bir müdahale ile günümüz politikalarının kesişim noktasında, Türkiye'nin doğal kaynakları üzerindeki yönetim anlayışı uzun yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor. 1950'lili yıllarında Marshall Planı kapsamında ABD'nin sağladığı yardımlar, yalnızca ekonomik destek değil, aynı zamanda Türk mutfağının ve tarımının yapısını derinden etkileyen koşullar taşıyordu. Yardım paketleri karşılığında mısırözü yağı ve margarin ithalatı dayatılmış, zeytinyağı üretimi ve tüketimi bilinçli olarak baskılanmıştı. Bölgelerde zeytin ağaçları sökülmüş, stoklardaki zeytinyağları büyük ölçüde yabancılara satılmış ve "zeytinyağlı yiyemem aman" gibi...

Ekonomi "Ağır Hasta": Yanlış Tedavi Milyonları İşsiz Bıraktı!

Resim
Türkiye’de resmi işsizlik düşük görünse de gerçek tablo ağır: TÜİK %7,7 açıklarken, geniş tanımlı işsizlik yaklaşık %29 ve 11,8 milyondan fazla kişiyi etkiliyor. En büyük sorun genç kadınlarda (%45,8). Rakamlar düşüyor gibi görünse de sahadaki kriz sürüyor; yapısal sorunlar çözülmezse sosyal risk büyür. ​Kağıt Üstünde Düşüş, Sokakta Çöküş ​Türkiye’nin kronikleşen sosyo-ekonomik yarası işsizlik, 2025 yılı sonu itibarıyla alarm verici bir boyuta ulaştı. TÜİK tarafından açıklanan Aralık 2025 verileri, mevsim etkisinden arındırılmış işsizliği %7,7 olarak gösterse de; iş aramaktan vazgeçenleri ve atıl işgücünü kapsayan geniş tanımlı işsizlik oranı %29 olarak hesaplandı. ​Bu devasa fark, ekonomi politikalarına yönelik eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor. Muhalefet ve ekonomistler, hükümetin "başarı hikayesi" olarak sunduğu rakamların buzdağının sadece görünen kısmı olduğunu savunuyor. ​Rakamlarla İşsizlik Çıkmazı ​Resmi İşsiz Sayısı: 2 milyon 913 bin (%8,2) ​Geniş ...

Kayıp Dillerin Sesi: "Anadil Sadece Bir Halkın Değil, Dünyanın Mirasıdır"

Resim
Dünya Anadili Günü’nde Adıgece (Çerkesce) yaptığı konuşmayla dikkat çeken KAFFED Anadil Komisyonu Üyesi Hapae Bilge Eken, dillerin birer mülkiyet değil, insanlığın ortak hazinesi olduğunu hatırlattı. Eken, anadilinin korunmasının sadece kültürel bir hak değil, insanlık onuruna sahip çıkmak anlamına geldiğini vurguladı. ​21 Şubat Dünya Anadili Günü kapsamında bir mesaj yayımlayan KAFFED Anadil Komisyonu Üyesi Hapae Bilge Eken, anadilinin korunmasının evrensel bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Eken, Facebook sosyal medya hesabından paylaşılan açıklamasında, Adıge (Çerkesce) dilinde yaptığı konuşmayla kültürel çeşitliliğin önemine dikkat çekerek,​"Bir Dil Sadece Bir Halkın Değil, İnsanlığındır" dedi. ​Anadili: Kültürel Kimliğin ve Hafızanın Temeli ​Konuşmasında dillerin mülkiyetinin tek bir topluma ait olmadığını belirten Hapae Bilge Eken, şu ifadeleri kullandı: ​"Bir dil sadece onu kullanan halkın değil, bütün insanlığın ortak mirasıdır. ​Anadili, bir bireyin ...

​Siyasi İslam’ın Cinsiyet Paradoksu: Eşitlik Anayasal Zorunlulukken "Fıtrat"la Baypas Ediliyor!

Resim
​Modern siyasi İslamcılık, devlet yönetimini dini referanslarla şekillendirme iddiasını sürdürürken, bu ideolojinin en belirgin çatışma alanı şüphesiz "kadın hakları ve kamusal alan" olmaya devam ediyor. Türkiye örneği başta olmak üzere, siyasi İslamcı eğilimlerin güçlendiği coğrafyalarda; anayasal eşitlik ilkesi ile geleneksel-dini kabuller arasındaki uçurum, toplumsal bir gerilim hattına dönüşüyor. ​ İstanbul Sözleşmesi ve Hukuki Güvencelerin Erozyonu ​Türkiye özelinde iktidarın kadın politikalarına yönelik en sert eleştiriler, hukuk devleti ilkesinin bir gecede askıya alınması tartışmalarıyla başlamaktadır. İstanbul Sözleşmesi’nden bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile çıkılması, sadece bir uluslararası antlaşmanın feshi değil, aynı zamanda kadına yönelik şiddetle mücadelede devletin sunduğu "pozitif yükümlülük" taahhüdünden geri adım atılması olarak değerlendiriliyor. Anayasa’nın 10. maddesi olan "Kanun önünde eşitlik" ve 90. maddesi uyarınc...

Gazeteci Alican Uludağ Gözaltına Alındı!

Resim
Gazeteci Alican Uludağ, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, sosyal medya paylaşımlarında Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret” ve “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlamalarıyla gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Alican Uludağ isimli şahsın “@alicanuludağ” rumuzlu X sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir takım paylaşımlar hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca ‘Cumhurbaşkanına Alenen Hakaret’ ve ‘Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma’ suçlarından re’sen soruşturma başlatılmış olup şüpheli şahıs Ankara ilinde yakalanarak gözaltına alınmıştır. Şahsın 20.02.2026 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığımızda mevcutlu olarak hazır edilmesi yönünde talimat verilmiştir. Soruşturma titizlikle sürdürülmektedir.”   Uludağ hakkında geçmişte de sosyal medya paylaşımları ve haberleri nedeniyle çeşitli soruşturmalar ve davalar açıldığı biliniyor.  Gözaltı haberinin ardından basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğüne ilişkin...

Mücadeleci CHP Ezber Bozdu, Erdoğan Rahatsız Oldu, Türkiye Değişime Kilitlendi!

Resim
Anketlerdeki 'Birinci Parti' depremi iktidarda yankılanıyor. Özgür Özel liderliğindeki CHP, ekonomik kriz ve hukuksuzluk kıskacındaki seçmen için tek çıkış yolu haline gelirken; Erdoğan’ın 'eski muhalefet' özlemi, yaklaşan iktidar değişiminin ve İmamoğlu’nun engellenemez yükselişinin en net itirafı olarak yorumlanıyor. Türkiye siyaseti, 31 Mart yerel seçimlerinin ardından taşların yerinden oynadığı, dengelerin sarsıldığı yeni bir döneme girdi. Uzun yıllar süren AKP hegemonyasının ardından CHP Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükselmesi, hem iktidar hem de muhalefet kulislerinde kartların yeniden karılmasına neden oldu. ​Özgür Özel Faktörü ve CHP Seçmeninin Memnuniyeti ​Özgür Özel’in genel başkanlık koltuğuna oturmasıyla birlikte CHP’de "pasif muhalefet" dönemi kapandı. Seçmen, yıllar sonra partisini birinci sıraya taşıyan, alanlarda daha görünür ve mücadeleci bir lider profiliyle karşılaştı. Bu durum, sadece CHP’nin geleneksel tabanında değil, ...

Tarihin Sıfır Noktasında: Dijital Rönesans Başladı!

Resim
Dünyanın en eski tapınak merkezi Göbeklitepe, 2026 yılında sadece bir kazı alanı olmaktan çıkıp küresel bir sanat laboratuvarına dönüştü. Dünyaca ünlü dijital sanatçıların yapay zeka ve "biomimicry" (doğa taklidi) yöntemleriyle hazırladığı devasa enstalasyonlar, 12 bin yıllık sütunların gölgesinde tarihle teknolojiyi birleştiren benzersiz bir deneyim sunuyor. Göbeklitepe, 2026 baharını insanlık tarihinin en sıra dışı sanat etkinliğiyle karşılıyor: "Echos of the First Stone" (İlk Taşın Yankıları). Bu proje, geleneksel müzecilik anlayışını yıkarak, ziyaretçileri pasif birer izleyici olmaktan çıkarıp tarihin içine bizzat dahil ediyor. Yapay Zeka Kayıp Sembolleri Çözüyor Serginin kalbinde, son dönemin en büyük teknolojik devrimlerinden biri olan "Generative AI" (Üretken Yapay Zeka) yer alıyor. Arkeologlar ve dijital sanatçıların ortak çalışmasıyla, Göbeklitepe’deki T tipi sütunlar üzerinde bulunan hayvan figürleri ve soyut semboller, y...

​Özel’den Erdoğan’a "Acele Kamulaştırma" Salvosu: "Yandaş Şirket Kazansın, Zeytinler Ölsün Diye Milli Güvenlik Yetkisini Kullandı!"

Resim
​CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Meclis grup toplantısında Akbelen ormanlarındaki doğa katliamına ve iktidarın hukuk tanımaz tavrına ateş püskürdü. Erdoğan’ın "milli güvenlik" yetkisini yandaş şirketleri ihya etmek için kullandığını belirten Özel, "Erdoğan'ı millete şikayet ediyorum" dedi. ​CHP Lideri Özgür Özel, haftalık grup toplantısında gündemi sarsacak açıklamalarda bulundu. Konuşmasının odağına Akbelen’deki direnişi alan Özel, iktidarın maden sahalarını genişletmek uğruna hukuku arkadan dolandığını ve Anayasa Mahkemesi’ni (AYM) etkisiz kılmaya çalıştığını vurguladı. ​" Milli Savunma Yetkisi Yandaşın Hizmetinde" ​Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Akbelen için imzaladığı "acele kamulaştırma" kararını sert sözlerle eleştirdi. Bu yetkinin ancak savaş veya milli güvenlik gibi olağanüstü durumlarda kullanılabileceğine dikkat çeken Özel, şu ifadeleri kullandı: ​"Bu yetki Kıbrıs Barış Harekatı’nda kullanılacak türden ...

Yüzde 35 Olan Kararsızlar, Dip Dalgaya mı Dönüşüyor? İşte Kulisler!

Resim
Olası bir erken veya baskın seçim senaryoları Ankara kulislerinin en önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor. Siyaset kulislerinde en çok konuşulan konu, iktidarın muhalefete yönelik yargı operasyonlarının beklenmedik bir ters tepkiye yol açtığı yönünde.  Özellikle CHP cephesinde, Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu ve diploma davası gibi süreçlerin partiyi zayıflatmak yerine tabanda büyük bir öfke ve konsolidasyon yarattığı belirtiliyor. Güvenilir kaynaklara göre, Saray çevresinde ve iktidara yakın medyada hâlâ “kumpas dosyaları, mutlak butlan CHP'yi böler, İmamoğlu'nu saf dışı bırakır” şeklinde hesaplar yapıldığı ifade ediliyor. Ancak sahada durum farklı: Esenyurt kayyumu, Silivri'deki tutukluluk hali ve yargı paketleriyle gelen yeni düzenlemeler, CHP tabanını daha da kenetledi. Parti kulislerinde “Bu baskılar dip dalgayı tetikledi, sandıkta patlama yapacak” değerlendirmeleri yaygın. Bir CHP'li üst düzey isim, kulis sohbetlerinde şu ifadeleri ...

Eski AKP'li Bakandan Zehir Zemberek Sözler: 28 Şubat Artık Dört Mevsim Yaşanıyor!"

Resim
Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, AKP ile yollarının ayrıldığı süreçten bugünkü siyasi tabloya kadar çok konuşulacak açıklamalarda bulundu. 'Güç zehirlenmesi' ve 'hukuk kaybı' vurgusu yapan Günay, 28 Şubat benzetmesiyle iktidarın mevcut yönetim anlayışına sert eleştiriler yöneltti. ​Eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, katıldığı bir programda, AKP'nin bugünkü yönetim anlayışına dair önemli açıklamalarda bulundu. Günay, özellikle 2011 sonrasına işaret ederek, iktidarın bir "güç zehirlenmesi" yaşadığını savundu. ​" Gezi Sürecinde Erdoğan ile Ters Düştük" ​Günay, AKP'den kopuş sürecinin fitilini ateşleyen en önemli kırılma noktasının Gezi Parkı olayları olduğunu belirtti. Dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Gezi Parkı konusunda ciddi fikir ayrılıkları yaşadığını ifade eden Günay, "Hukukun ve sağduyunun yanında durmaya çalıştım, ancak sistem giderek tek tipleşmeye başladı" dedi. ​" 100 Yıll...

Siyasette 'Veliaht' Tartışması: "Teveccüh Babanın Değil, Milletindir!"

Resim
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, katıldığı bir televizyon programında siyasette 'oğullar' dönemini değerlendirdi. Bilal Erdoğan’ın siyasete girmesine yeşil ışık yakan Baş, ''Kimse Cumhurbaşkanı oğlu olduğu için bu koltuğu hak etmiş sayılmaz, herkes halkın kantarına çıkmalı!'' diyerek liyakat vurgusu yaptı. ​" Siyasette 'Babadan Oğula' Trendi Benimle Başladı" BDP Genel Başkanı ​Hüseyin Baş, babası Haydar Baş’tan sonra genel başkanlık koltuğuna oturmasının ardından Türkiye’de benzer bir akımın hız kazandığını esprili bir dille ifade etti. Fatih Erbakan, Osman Gökçek ve Bilal Erdoğan gibi isimlerin kendisinden sonra daha çok gündeme geldiğini belirten Baş, bu durumu bir "trend" olarak nitelendirdi. ​" Bilal Erdoğan’ı Sahada Görmek İsteriz" ​Bilal Erdoğan’ın siyasete girmesi yönündeki tartışmalara kapıyı kapatmayan Baş, herkesin siyaset yapma hakkı olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: ​...

Saray Ekonomisi Vatandaşı Yaktı: 25 Milyar Dolar Cari Açık, 43,7 TL Dolar, Eğitimden Vazgeçen Milyonlar...

Resim
Enflasyonun ateşiyle yanan yoksulluk, eğitimi söndürüyor; kalitesiz işgücü, cari açığı büyütüyor; döviz baskısı ise döngüyü yeniden alevlendiriyor. İktidarın yanlış politikaları, Türkiye’yi bu ölümcül kısır döngüye mahküm etti. Türkiye'de enflasyonun tetiklediği yoksulluk artışı, eğitimden vazgeçme oranlarını yükselterek kalitesiz işgücü oluşumuna yol açıyor. Bu da düşük verimlilik, cari açık ve döviz baskısını artırarak enflasyonu yeniden körüklüyor. Resmi istatistikler bu kısır döngüyü net bir şekilde ortaya koyarken, uzmanlar mevcut iktidarın yanlış ekonomi politikalarını sert bir dille eleştiriyor. Hükümetin yetersiz reformları ve popülist yaklaşımları, milyonlarca vatandaşı mağdur ederken, ülkenin geleceğini ipotek altına alıyor.  Ocak 2026 verilerine göre, Türkiye'de enflasyon oranı %30.65'e geriledi, ancak bu rakam hâlâ piyasa beklentilerinin üzerinde ve 2021 Kasım'ından bu yana en düşük seviye olsa da, yüksek enflasyonun kalıcı olduğu görülüyor. Merk...

​Siyasette Kartlar Yeniden Karılıyor: CHP ve AKP Arasındaki Fark Açılıyor!

Resim
Erken seçim tartışmalarının siyasetin bir numaralı gündem maddesi olduğu bu günlerde, PİAR Araştırma’nın Ocak 2026 raporu seçmendeki değişimi tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi. 26 ilde 2 bin 260 kişiyle yapılan araştırmaya göre, iki ana akım parti arasındaki makas iyice açılmış durumda. ​CHP Zirvedeki Yerini Sağlamlaştırdı ​Cumhuriyet Halk Partisi, yerel seçimlerdeki ivmesini genel seçim anketlerine de taşımayı başardı. Bir önceki genel seçimde %25,33 alan ana muhalefet partisi, bu ankette %35,1'e ulaşarak yaklaşık 10 puanlık devasa bir artış yakaladı. AKP ve Cumhur İttifakı'nda Kan Kaybı ​İktidar kanadında ise aşağı yönlü bir grafik hakim. Bir önceki seçimde %35,61 olan AKP oyları, kararsızlar dağıtıldıktan sonra %31,7 seviyesine geriledi. MHP ise sınırlı bir düşüşle %9 bandına oturdu. ​Güncel Oy Dağılımı Tablosu ​Aşağıdaki tablo, sandığa gidilmesi durumunda partilerin güncel güç dengesini göstermektedir: Siyasi Parti Oy Oranı (%) Durum CHP 35,1 10 ...

Türkiye’de Adalet Tartışması: Raporlar Alarm Veriyor!

Resim
Uluslararası raporlar, tartışmalı davalar ve AİHM kararları, Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti standartlarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Hukuk çevreleri, kurumsal reform çağrıları yapıyor. Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alıyor. Uluslararası kuruluşların raporları, akademik çalışmalar ve kamuoyu araştırmaları, yargı sistemine duyulan güvenin ve kurumsal bağımsızlık algısının tartışmalı bir noktada olduğunu ortaya koyuyor. Bu tartışmaların, demokratik süreçler, ekonomi ve Türkiye’nin uluslararası ilişkileri üzerinde etkileri olabileceği değerlendiriliyor. Uluslararası Endeksler ve Raporların Bulguları World Justice Project’in 2025 Rule of Law Index raporuna göre Türkiye, 143 ülke arasında 118. sırada yer aldı. Raporda özellikle temel haklar, yürütmenin denetlenmesi ve yargı bağımsızlığı alanlarında düşük performans notları dikkat çekti. Avrupa Birliği’nin 2025 Türkiye Raporu’n...

Çatı Çöktü, Devlet Seyretti: Barınma Artık Lüks, Geçinmek İmkânsız!

Resim
Türkiye’de barınma, anayasal bir hak olmaktan çıkıp iktidarın rant odaklı politikalarıyla bir 'servet transferi' aracına dönüştü. Milyonlarca vatandaş, fahiş kiralar ve mülksüzleştirme kıskacında onurlu yaşam hakkını kaybederken; devlet, pozitif yükümlülüklerini yerine getirmek yerine toplumsal bir barınma krizinin mimarı oldu. ​Türkiye, Şubat 2026 itibarıyla tarihinin en derin barınma krizlerinden birini yaşıyor. Bir zamanlar orta sınıfın en temel hedefi olan ev sahibi olmak, mevcut iktidarın ekonomi ve kentleşme tercihleri nedeniyle artık ulaşılmaz bir hayale, kiracılık ise bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Sosyal devlet ilkesinin rafa kaldırıldığı bu süreçte, "barınma hakkı" anayasal bir güvence olmaktan çıkıp piyasanın insafına terk edilmiş durumda. ​İnsanı Değil, Sermayeyi Koruyan Düzen ​ Bugün yaşanan kriz, yalnızca bir arz- talep meselesi değil; iktidarın konutu "temel bir hak" yerine "bir yatırım aracı" olarak gören bilinç...

Halkı Görmemezlikten Gelen AKP'li Gökkuş'un Skandal Sözlerine Tepki Yağıyor

Resim
İBB Meclisi’nde AKP Grup Başkanvekili Faruk Gökkuş’tan çarpıcı itiraf: “Evet, köprüleri özelleştireceğiz. Bizim inandığımız ekonomik sistem neyse, vatanın ve milletin faydasına ne görüyorsak onu size rağmen uygulamaya devam edeceğiz.”  Bu sözler, Boğaz köprülerinin özelleştirilmesi tartışmasını alevlendirirken, CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı'nın “Bize rağmen yapabilirsiniz ama halka rağmen yapamazsınız” yanıtı geldi. Anayasa Mahkemesi’nin daha önceki kararlarında vurgulandığı üzere, kamusal malların devri ve özelleştirilmesi işlemleri, eşitlik, kamu yararı, hukuki güvenlik ilkelerine uygun olmak zorunda ve “Size rağmen” ifadesi, bu ilkelerin ruhuna aykırı bir meydan okuma olarak görülüyor. Faruk Gökkuş’un sözleri, Türkiye’de yıllardır süren özelleştirme tartışmalarını bir kez daha alevlendirmiş ve asıl meseleyi netleştirdi. Bu, sadece köprülerin kaderi değil; kamusal varlıkların, demokratik denetim ve halk iradesi karşısındaki konumudur. Eğer ...

Yüzde 35'lik "Kararsız Seçmen Fikrini Söylemeye Korkuyor mu?

Resim
Türkiye’de siyasal kutuplaşma ve güven krizi zirve yaparken, anketlerdeki %35-40’lık devasa 'kararsız' kitlesi siyaset bilimcileri alarma geçirdi. Uzmanlara göre bu tablo bir kararsızlıktan ziyade, yargı kıskacı ve belediyeler üzerindeki baskılar nedeniyle görüşünü gizleyen 'sessiz yığınların' bir dışa vurumu. İktidarın sert politikalarıyla örülen korku duvarı, halkı siyasi çözümsüzlüğe ve derin bir güven bunalımına sürüklüyor. ​Türkiye, tarihinin en derin siyasal kutuplaşmalarından birini yaşarken, kamuoyu araştırmalarına yansıyan rakamlar sadece birer istatistik değil, aynı zamanda demokratik bir gerilemenin "sessiz" çığlığı olarak değerlendiriliyor.  "Hiçbir parti bu sorunları çözemez" diyenlerin oranının %35-40 bandına yerleşmesi; iktidarın 22 yıllık yönetim pratiğiyle inşa ettiği devasa bir "güven enkazını" işaret ediyor. ​" Kararsızlar" mı, Yoksa "Konuşamayanlar" mı? ​İstatistik uzmanları ve toplum b...

Şef Kürsüsünde Yeni Düzen: İş Birliği, Arkadaşlık ve Kolektif Bilinç

Resim
Özel Haber  Şefin bageti artık bir otorite sopası değil, kolektif bir ruhun rehberi... Türk bestecilerini dünya sahnesine taşımanın formülünü açıklayan genç kuşağın ünlü Orkestra Şeflerinden Tolga Atalay Ün, Kulislerden.blogspot.com 'un sorularını yanıtladı. Sanatçı sorumluluğundan kurumsal destek eksikliğine kadar müzik dünyasının röntgenini çeken Ün'den çarpıcı uyarı: ''Sanatı hayatımızdan çıkarmak, insanlığın en büyük becerisinden vazgeçmektir!'' Türk besteciliğinin dünyaya açılmasında repertuvar politikalarının rolü nedir? ​Aslında bu tamamen icracıların sorumluluğu üstlenmesiyle ilgili bir durum. İyi bir müzik bestelediğiniz zaman dünyanın her yerinde bir dinleyici kitlesi bulabiliyorsunuz. Bu noktada icracılara çok büyük bir iş düşüyor; kendi konser programlarında Türk bestecilere yer vermeleri, bu eserleri dünya sahnelerine taşımaları gerekiyor. Türk besteciliğinin dünyaya açılmasının yolu, icracıların bu müzikleri sahiplenmesinden geçiyor...

Siyasi Davalar ve Tutuklamalar: Hukukun Üstünlüğü Yerine Keyfiliğin Bedeli Ağır Olacak!

Resim
Uluslararası raporlar ve uzman değerlendirmeleri, Türkiye’de yargı bağımsızlığının zayıflamasının yalnızca bir hukuk meselesi olmadığını; yatırımcı güveninden Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilere, toplumsal barıştan ekonomik kalkınmaya kadar geniş bir yelpazede stratejik maliyetler doğurduğunu ortaya koyuyor. Dünya Adalet Projesi’nin (WJP) 2025 verileri ile Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu’nun önerileri, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) yapısından Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının uygulanmasına kadar köklü yapısal reform ihtiyacına işaret ediyor. Son yıllarda ülkede adalete duyulan güvenin giderek azalması, hukuk devleti ilkesinde yaşanan gerilemenin toplumsal yansıması olarak değerlendirilmektedir. Avrupa Birliği’nin 2025 Türkiye Raporu da yargının yürütmenin etkisi altında kaldığını, sistemik eksikliklerin giderilmediğini ve alt derece mahkemelerin AYM kararlarını yeterince uygulamadığını vurguluyor. Benzer şekilde Venedik Komisyonu’nun 2024 tarihli değerlendirmesin...

Diploma Çok, Nitelik Yok: Eğitimde 20 Yıllık Enkaz!

Resim
​Türkiye’de eğitim sistemi, yıllardır süregelen reform yorgunluğu, fırsat eşitsizliği ve nitelik kaybı ile derin bir krizin eşiğinde. İstatistiksel veriler, sadece bir sistemi değil, bir neslin potansiyelinin nasıl harcandığını gözler önüne seriyor.  Yalnızca diplomayı değil, niteliği ve eleştirel düşünceyi hedefleyen bir reform artık tercih değil, zorunluluk. Türkiye’nin genç nüfusu, liyakatsizlik ve istikrarsız politikalar kıskacında potansiyelini kaybediyor.  Sistemsel İstikrarsızlık ve "Sınav Odaklı" Kaygı ​Son 20 yılda eğitim sisteminde yapılan onlarca müfredat değişikliği ve sınav isimlerinin (OKS, SBS, TEOG, LGS vb.) sürekli değişmesi, öğrenci ve velilerde güven kaybına yol açtı. Aileler ve eğitimciler, iktidarı, eğitimi bir "deneme tahtasına" çevirmesi, uzun vadeli bir devlet politikası yerine dönemsel siyasi tercihleri öncelemesi yüzünden kurumsal hafızayı yok etmekle eleştiriyor. ​PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) ...