Saray Ekonomisi Vatandaşı Yaktı: 25 Milyar Dolar Cari Açık, 43,7 TL Dolar, Eğitimden Vazgeçen Milyonlar...

Enflasyonun ateşiyle yanan yoksulluk, eğitimi söndürüyor; kalitesiz işgücü, cari açığı büyütüyor; döviz baskısı ise döngüyü yeniden alevlendiriyor. İktidarın yanlış politikaları, Türkiye’yi bu ölümcül kısır döngüye mahküm etti.

Türkiye'de enflasyonun tetiklediği yoksulluk artışı, eğitimden vazgeçme oranlarını yükselterek kalitesiz işgücü oluşumuna yol açıyor. Bu da düşük verimlilik, cari açık ve döviz baskısını artırarak enflasyonu yeniden körüklüyor. Resmi istatistikler bu kısır döngüyü net bir şekilde ortaya koyarken, uzmanlar mevcut iktidarın yanlış ekonomi politikalarını sert bir dille eleştiriyor.

Hükümetin yetersiz reformları ve popülist yaklaşımları, milyonlarca vatandaşı mağdur ederken, ülkenin geleceğini ipotek altına alıyor. Ocak 2026 verilerine göre, Türkiye'de enflasyon oranı %30.65'e geriledi, ancak bu rakam hâlâ piyasa beklentilerinin üzerinde ve 2021 Kasım'ından bu yana en düşük seviye olsa da, yüksek enflasyonun kalıcı olduğu görülüyor. Merkez Bankası, 2026 sonu için enflasyon tahminini %15-21 aralığına yükseltti, ki bu da hükümetin disinflasyon hedeflerinin gerçekçi olmadığını gösteriyor. 

Tutarsız mali  politkalar

Eleştirmenler, iktidarın faiz politikalarındaki tutarsızlığı ve mali disiplinsizliği nedeniyle enflasyonun kontrol altına alınamadığını vurguluyor. Bu durum, özellikle düşük gelirli kesimleri vurarak yoksulluğu derinleştiriyor. 2025 yılına ilişkin yoksulluk istatistikleri alarm verici: Göreceli yoksulluk oranı %13.0'e düşse de, bu oran önceki yıla göre sadece 0.6 puanlık bir iyileşme gösteriyor. Ancak Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı verilerine göre, aşırı yoksullukta yaşayan yaklaşık 12 milyon kişi düzenli sosyal yardım alıyor. OECD raporları, Türkiye'de gelir eşitsizliğinin Avrupa'da en yüksek seviyede olduğunu belirtiyor; açlık sınırı 26.149 TL, yoksulluk sınırı ise 90.450 TL'ye ulaşırken, asgari ücret 22.104 TL'de kalmış durumda. İktidarın sosyal yardım programlarını siyasi araç olarak kullanması, yapısal çözümler yerine geçici tedbirlerle sorunu ötelediği için eleştiriliyor. 

İstikrarsızlık eğitimi de zehirliyor 

Bu politikalar, yoksulluğu kronikleştirerek eğitim sistemini de zehirliyor. Eğitimde terk oranları, yüksek öğrenimde olumlu görünse de genel tablo karanlık. OECD'ye göre, lisans programlarında ilk yıl terk oranı sadece %1, ki bu OECD ortalamasının (%13) çok altında. Ancak gençler arasında NEET (ne eğitimde ne istihdamda) oranı %31.3 ile OECD'de en yüksek seviyede; kadınlarda bu oran %41.6'ya çıkıyor. Yoksulluk nedeniyle eğitimden vazgeçen çocuklar, kalitesiz işgücünün temelini oluşturuyor.

Uzmanlar, hükümetin eğitim yatırımlarını yetersiz buluyor ve bu ihmalkârlığın gelecek nesilleri mahkûm ettiğini söylüyor. İşgücü verimliliği ise alarm veriyor: 2025 Eylül'de verimlilik artışı yıllık bazda % -3.42'ye geriledi, önceki çeyreğin %5.12'lik büyümesinin ardından sert bir düşüş. IMF, bu yavaşlamayı hükümetin yapısal reformlardaki gecikmesine bağlıyor ve üretkenlik artışının istihdam yaratmada kritik olduğunu vurguluyor. Düşük verimlilik, cari açığı genişletiyor: 2025'te cari açık 25.21 milyar dolara yükseldi, önceki yılın 10.42 milyar dolarlık açığından keskin bir artış. Bu açığın finansmanı, döviz baskısını artırıyor; Şubat 2026'da USD/TRY kuru 43.7 seviyelerine ulaştı.

Döviz rezervlerini eriten politikalar 

İktidarın döviz rezervlerini eriten politikaları, TL'nin değer kaybını hızlandırıyor ve enflasyonu yeniden tetikliyor. Bu kısır döngü, hükümetin ekonomi yönetimindeki başarısızlığını gözler önüne seriyor. Eleştirmenler, iktidarın kısa vadeli popülist kararlarını sert bir dille kınıyor: Mali disiplin eksikliği, eğitim ve sosyal politikalardaki ihmaller, milyonları yoksulluğa mahkûm ediyor. 

Uzmanlara göre, acil reformlar yapılmazsa döngü kırılmayacak ve Türkiye'nin rekabet gücü kalıcı hasar görecek. 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Parlamento Güvenliğinde Yeni Dönem Tartışmaları da Beraberinde Getirdi

Meclis Kreşinde “Din Eğitimi” Tartışması: Aileler Ayakta!

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!