Peynir Fiyatı mı, Mizah mı Daha Tehlikeli? İktidarın 'Vizyon' Enkazı
Türkiye’de son 24 yıldır öyle bir "ekonomik mucize" yaşanıyor ki, artık sofradaki peynirin gramajını hesaplamayı bıraktık, evdeki huzurun kaç gram kaldığını ölçüyoruz. İktidarın yarattığı bu karanlık tabloda, ekonomi sadece cüzdanları değil, toplumsal sinir uçlarımızı da birer birer buduyor. Sonuç mu? Biri yan baktı diye birbirine giren komşular, hayat pahalılığını konuşmayı "terörle eşdeğer" gören bir iklim ve mizahı bile "beeka meselesi" sanan bir yönetim anlayışı. Hatırlayın; birkaç gün önce Deniz Göktaş gibi bir stand-up sanatçısının sahne performansına gelen "tahammülsüzlük" dalgasını. Koskoca bir iktidar bloğu, elinde mikrofonla sadece hayatın absürtlüğüyle dalga geçen bir gence bile tahammül edemiyor. Neden? Çünkü bir stand-upçının ironisi, iktidarın 24 yıldır inşa ettiği "her şey güllük gülistanlık" illüzyonuna atılan en büyük taş. Bir toplum düşünün ki; markette etiketi görünce şaşkınlıktan gülen vatandaşı ...