Kağıt Üstünde İrade Ve Bir Vekaletin Sessiz Çöküşü!
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında artık vicdanların değil, sadece kağıtların ve talimatların hükmü geçiyor. Meclisin iradesi, halkın vicdanından gelen bir pusula ile değil, artık kendi içindeki derin çelişkilerin ve şaibelerin pusulasıyla yönünü şaşırmış durumda. Meclis sıralarında, demokrasinin vazgeçilmezi olan "oy pusulası", yerini sadece bir kağıt parçasına değil, siyasi bir mühendisliğin sessiz ve soğuk suç ortaklarına bırakmıştır. Özellikle pusula kullanımı üzerinden yürütülen oylamalar, sadece bir usul hatası değil, halkın iradesine karşı işlenen en ince, en sofistike "gasp" biçimidir. Genel kurulda sadece bir milletvekilinin ismi geçmez; yani burada bir "sistem körlüğü" yaşanmaktadır. İktidar sıralarında oturan ve elini o pusulaya uzatan her isim, aslında halkın vekaletini, kendi grup disiplininin dar kalıplarına hapsetmektedir. Siz hiç, bir pusulanın kendi sahibinden bile daha özgürce hareket ettiğini gördünüz mü? Ne...