Reform Masalları Bitince Sansür Mesaisi Başlıyor!
Bir ülkede ifade ve basın özgürlüğü, sadece kâğıt üzerinde duran süslü cümlelerden ibaret değil, hukuk devletinin ta kendisidir. Ne var ki yıllardır gözümüzün önünde cereyan eden tablo, iktidarın "demokrasi" ve "reform" söylemleriyle sahadaki gerçeklerin hiç de örtüşmediğini net bir şekilde gösteriyor. Ne zaman siyasette daha fazla diyalog veya özgürlük vaatleri duymaya başlasak, hemen ardından muhalif bir sesin ya da bağımsız bir kurumun daha susturulduğu haberiyle uyanıyoruz. Son olarak Evrensel gazetesinin, Uluslararası Af Örgütü’nün, Barış Akademisyenleri’nin, MLSA’nın ve Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nın (ALİKEV) sosyal medya hesaplarına getirilen engeller, bunun artık rastgele bir uygulama olmadığını bir kez daha kanıtladı. "Milli güvenlik" ya da "kamu düzeni" gibi ne tarafa çekilse oraya giden esnek gerekçelerin arkasına sığınıp; habercilerin, hak savunucularının ve toplumsal hafızanın dijital alandaki sesini kesmeye çalışıyorlar...