Beton Siyaseti ve Enkaz Altındaki Geleceğimiz!
Siyasi tercihlerle örülmüş, betona kurban edilmiş bir ihmaller zinciriyle yaşamak, bu coğrafyanın kaderi değildir. Her büyük sarsıntıda veya felakette ekranlara çıkıp "Asrın felaketi" tesellisine sığınanlar, o felaketin zeminini yıllar boyunca çıkardıkları imar aflarıyla, peşkeş çektikleri tarım havzalarıyla ve denetimsiz bıraktıkları kolonlarla nasıl hazırladıklarını unutturmaya çalışıyorlar. Bugün günlük siyasetin sığ tartışmaları arasında kaybolup giden bir gerçek var. Ülkeyi yönetenler, rant odaklı kentleşme politikalarıyla sadece binalarını değil, geleceğini de enkaz altında bırakıyor. Geçmişte "mülkiyet sorununu çözüyoruz, vatandaşımızı tapu sahibi yapıyoruz" maslahatıyla çıkarılan o meşhur imar barışları, aslında bir oy avcılığı ve kısa vadeli bütçe yama operasyonundan başka bir şey değildir. Mühendislik hizmeti almamış, projesine aykırı, çürük ne kadar yapı varsa hepsine devlet eliyle resmi kaşe basıldı. Uzmanlar, meslek odaları, bilim ...