Yasaklı Günlerin Çığlığı Susmadı: Ahmet Telli'nin Kalemi Yarınlara Emanet!
Türk edebiyatının o hırçın ama bir o kadar da naif sesi, yıllardır Mülkiye çevresinde, bir masanın başında, derin bir sohbetin tam orta yerinde tanıdığım; omuz omuza hüzünleri ve umutları paylaştığım değerli şair, kıymetli insan Ahmet Telli’yi kaybetmenin tarifsiz üzüntüsünü yaşıyorum. Bir şairi sadece yazdığı mısralarla değil; bir demli çay eşliğinde kurduğu cümlelerle, o kendine has dik duruşuyla ve her daim muhalif kalan vicdanıyla tanımak bir ayrıcalıktı. O, sınıfta bir öğretmen, meydanda bir yoldaş, kağıdın başında ise hakikat arayıcısıydı. Zaman zaman benim de bulunduğum sohbetlerinde, dizelerini hayatın en sert kayalarına çarpmaktan hiç çekinmediğine bizzat şahit oldum. Ve "direndikçe anlam kazanır insan" diyordu. Ahmet Telli’nin şiiri, teslimiyete karşı bir başkaldırıydı. Mülkiyelilerde ki sohbetlerinde de o hep aynı kararlılıkla konuştu. Aşkı bir zayıflık değil, devrimci bir irade olarak kurguladı. Dizeleri, baskıya ve karanlığa karşı bir ...