Yaşanan Gaflet ve Delalet Değil 'Tercihli Liyakatsizlik'!
Bugün markete giren her vatandaşın, çarşıda alışveriş yapan her esnafın ortak bir derdi var ve "Bu işin sonu nereye varacak?" diye soruyor. Ekonomiden bahsettiğimizde artık sadece rakamlardan, grafiklerden değil; hepimizin sofrasındaki ekmeğin küçülmesinden, çocuğumuzun geleceğine dair içimizdeki o bitmek bilmeyen huzursuzluktan bahsediyoruz. Görünen o ki, ekonomi yönetimi direksiyonu tamamen kaybetmiş durumda. Peki, buraya nasıl geldik? Önce tarladan başlayalım. Çiftçimiz tarlasına küstü. Mazot pahalı, gübre ateş pahası. Üreticiye "üret" demek yerine "ithal edelim" kolaycılığına kaçan iktidar, aslında sadece tarımı değil, ülkenin gıda güvenliğini de riske attı. Bugün market rafındaki o yüksek fiyatlar, çiftçinin tarlasındaki ekilmeyen tohumu ve mazotu alamayan traktörün faturasıdır. Sanayicinin durumu da bundan farksız. Üretmek isteyen, istihdam yaratmak isteyen sanayici, finansmana ulaşamıyor. "Önümü göremiyorum" diyen bir i...