Hukuku Yok Sayanlar, Kendi Sonuyla Yüzleşecek!
Adalet mekanizması, bugün hiç olmadığı kadar ağır bir tiyatronun başrolünü üstlenmiş durumda. Ancak her tiyatro, bir gün mutlaka dekorların arkasındaki gerçeği ifşa eder. Ülkemizde uzun süredir sahnelenen bu 'hukuk' oyununun artık sonuna yaklaşıyoruz; çünkü hukuksuzluk, maskesini daha fazla taşıyamayacak kadar ağırlaştı. Demokrasi ve hukuk, birbirinden ayrı düşünülemez bir vücudun ruhu ve bedeni gibidir. Demokrasiyi sadece sandıktan ibaret bir aritmetik saymak, onu sığ bir kabuğa hapsetmektir. Gerçek demokrasi; tahammülün, evrensel hukuk ilkelerinin ve adaletin üzerine inşa edilmiş, sarsılmaz bir kültürdür. Ancak bugün, hukuku kendi çıkarları için bir enstrüman gibi yeniden şekillendirenler, aslında demokrasinin temeline dinamit döşemektedir. "Hukuk devleti" tabelasını ayakta tutup içini keyfiyetle doldurmak, sadece adaleti değil, demokrasinin varlık sebebini de yok etmektir. Hukuktan çekinenlerin yöntemi onu ortadan kaldırmak değil, bir "terzi iş...