Boş Cüzdanlar, Raf Ömrü Biten Vaatler ve Algı Yönetimi!
Bazen sabah uyandığında insan neyi konuşacağını, derdini kime anlatacağını gerçekten şaşırıyor. Daha dün markette el yakan o fahiş etiketleri, faturaların boynu büken o insafsız tutarlarını tartışırken; akşam ekranlarda bambaşka bir rüzgar esmeye başlıyor. Bir bakmışız ekonomi, geçim derdi, atanamayan öğretmenler, esnafın feryadı uçup gitmiş; yerini tarihin derinliklerinden ya da geleceğin uzay projelerinden gelen devasa "müjdelere" bırakmış. Sanki görünmez bir el, toplumun kumandasına basıp durmadan kanal değiştiriyor. Peki, bu düzen nasıl işliyor? Aslında kurallar o kadar ezberlendi ki, artık kimse şaşırmıyor bile. İktidarın hafızası, işine gelmeyenleri silmekte oldukça usta. Seçim meydanlarında kulakları çınlatan o coşkulu vaatleri hatırlayan var mı? Hani "mülakat kalkacaktı", hani gençler ilk işlerinde vergi ödemeyecekti, hani enflasyon tek haneye indirilecekti? Yıllar geçti, o vaatler broşürlerin arasında tozlandı. Gençler hala mülakatlarda ...