Sandıkta Emanet, Masada Ticaret, Seçmen İradesine Büyük İhanet!
Türk siyasetinde son yıllarda en çok duyduğumuz laf herhalde "yerli ve milli" oldu. Liderler ne zaman sıkışsa, ne zaman bir konuyu kapatmak istese hemen bu söze sarılıyor. Seçim zamanı meydanlarda bu kavram dilimizden düşmüyor. Ama perdeyi biraz kaldırdığımızda, ne yazık ki arkasında değerler değil; kişisel çıkarlar, koltuk sevdası ve büyük pazarlıklar çıkıyor. Peki, süslü lafları bir kenara bıraktığımızda asıl tablo ne? Gündüz halkın karşısına geçip "memleket sevdası" anlatanlar, gece olunca kapı arkasında hangi makamı, hangi imkanı kapacaklarının hesabını yapıyor. Dün TV ekranlarında birbirine "hain", "satılmış", "düşman" diyenler; ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi kol kola girip poz veriyor. Buna da utanmadan "siyasi olgunluk" veya "devlet aklı" diyorlar. Oysa bunun adı olgunluk falan değil; düpedüz yolsuz bir ilkesizliktir. İşin en üzücü tarafı da bu tiyatronun, kendilerine gerçekten inanan, ka...