Popülist Kibir Çöküyor, Domino Taşları Devriliyor!
Çünkü sandık, o bildik ezberi bir kez daha bozdu. Donald Trump ve arkasına taktığı o küresel öfke korosu, Amerika'daki kritik seçimlerde sandıkta ağır bir hezimete uğradı. "Ben oy pusulasında yoktum" diyerek topu taca atmaya çalışanlar, halkın o sert ve net "Yeter" çığlığını duymamazlıktan gelemezler artık. Bu sadece bir parti yenilgisi değil; korkuyla, ötekileştirmeyle, duvarlarla ve milliyetçi hamasetle dünyayı parsellemeye çalışan o karanlık zihniyetin duvara çarpma anıdır.
Amerika’daki bu sert rüzgâr, okyanus ötesinde uzun süredir sırtını Washington’daki bu rüzgâra dayayanları da şimdiden soğuk terler içinde bırakmaya başladı.
Gelin etrafa şöyle bir bakalım: Dünyanın dört bir yanında halkın cebini boşaltıp, dillerini zehirleyerek iktidarlarını taze tutan o "güçlü adamlar" kulübü şimdi büyük bir panik içinde.
Macaristan’dan Latin Amerika’ya kadar uzanan o popülist, sağcı hat, sırtını yasladığı en büyük dayanağın sarsılmasıyla birlikte havasını kaybetmeye başladı. Çünkü bu yapılar, çözümsüzlükten ve düşman yaratmaktan beslenirler. İnsanların ekonomik sıkıntılarını çözmek yerine "bizi dış güçler yıkıyor, bizi ötekiler kuşattı" masalıyla ömür uzatırlar. Ancak sandık, o masalın da sonuna gelindiğini gösterdi. İnsanlar artık açlığın, adaletsizliğin, kamplaşmanın ve ırkçılığın getirdiği o boğucu atmosferden bıkmış durumda. Trump’ın yaşadığı bu ağır darbe, domino taşlarının ilkini devirdi; şimdi sıra, zincirleme bir şekilde o kof yapıların birer birer dökülmesine geldi.
Tarih bize gösteriyor ki karanlığın en koyu anı, şafağın söktüğü andır. Dünyayı yıllardır bir demir yumrukla ve nefret söylemiyle yönetebileceğini sananlar, halkların ortak vicdanını ve adalet arayışını hesaba katmadılar.
Şimdi kapıda yepyeni bir siyasi iklim var. Bu iklim; insanları kökenine, inancına, rengine göre ayıran o kirli dili değil; paylaşımı, eşit hakları ve insan onurunu merkeze alan tertemiz bir rüzgâr. İnsanlar artık daha adil bir gelir dağılımı, daha şeffaf yönetimler, kimsenin ötekileştirilmediği insanca bir yaşam istiyor. Gençler, kadınlar, ezilenler ve geleceğinden endişe eden milyonlar; o eski, kaba, gerici, sağcı ve ırkçı siyasetin pazarını çoktan kapattı.
Bugün Washington’da yaşanan o büyük çöküş, bütün dünyaya "Halkların kalbindeki adalet sevgisi, hiçbir dikta heveslisinin, hiçbir ırkçı popülistin kurduğu kulelerden daha kalıcıdır." müjdesini fısıldıyor.
Korkunun ve ötekileştirmenin dili silinip giderken; yerine dürüstlüğün, dayanışmanın ve kucaklaşmanın inşası başlıyor. Dünya, çocuklarına daha yaşanabilir, ekmeğin adil bölüşüldüğü, kimsenin kimseye yukarıdan bakmadığı tertemiz bir gelecek bırakmaya hazırlanıyor. Rüzgâr yönünü çoktan değiştirdi; ufukta yepyeni, aydınlık ve umut dolu bir sabah tülleniyor!
Popülist hamaset sandığa gömülürken, bu dünyayı ilmek ilmek dokuyan emekçilerin alın teri ve halkların kırılmaz kardeşliği galip geliyor; sizce de öyle değil mi?
Yorumlar
Yorum Gönder