Kimlikten Ehliyete Vatandaşın Veri Endişesi!
Göz göre göre eriyen bir güven duygusu, her köşe başında insanı huzursuz eden bir kurumsal keyfilik ve arttıkça derinleşen bir yabancılaşma...
Geçen gün sokakta, vatandaşlarla iç içe yaptığım sohbetlerden birinde kulak kabarttığım bir hikaye, aslında bugün bürokraside yaşanan iletişim ve şeffaflık eksikliğinin bir özetiydi.
Sait adındaki bir yurttaşımızın anlattıkları, devletin temel süreçlerinde dahi neden güven sorunu yaşandığını ve günlük hayatın hangi kaygılarla kuşatıldığını açıkça ortaya koyuyor.
Hikaye basit bir süreçle başlıyor: Kimlik kartlarında sistem, "Son geçerlilik tarihini kontrol edin; yeni kimlik kartlarının süresi 10 yıldır, gerekmesi halinde nüfus müdürlüğüne müracaat edin" şeklinde genel bir uyarı veriyor. Ancak içinde bulunduğumuz bu gelişmiş teknoloji ve iletişim çağında, vatandaşlara "Şu tarihte belgenizin süresi doluyor" şeklinde kişiselleştirilmiş ve zamanında bir hatırlatma bildirimi yapılmıyor.
Sait örneğinde olduğu gibi, süresi dolan ehliyet veya kimlik yenilenirken önceden doğrudan bir bilgilendirme gelmediği için vatandaş mağduriyet yaşayabiliyor.
Süreç devamında Nüfus Müdürlüğü’ne müracaat sürüyor; geçici belge alınıyor ve yeni kart adrese teslim ediliyor.
Ancak asıl kaygı ve tedirginlik yaratan nokta tam da burada başlıyor: Eski kimlik kartlarının vatandaşın gözü önünde imha edilmemesi tedirginlik yaratıyor.
Eskiden belgeler vatandaşın yanında delinerek ya da kesilerek geçersiz kılınırken, bugün eski kimlik kartları alınıyor ve "Biz bunu sonra imha edeceğiz" denilerek kenara konuluyor.
"Kimlik kartım veya ehliyetim başka amaçlarla kullanılabilir mi?" endişesini taşıyan vatandaş, karşısında bu şeffaflığı sağlayacak bir muhatap bulamıyor. Görevli memurun geçiştirici yanıtları ise kişisel verilerin korunması ve mahremiyet konusundaki kuşkuları daha da artırıyor.
Bugün sokaktaki insanın süreçlere olan inancı, işte bu tür şeffaflıktan uzak uygulamalar ve eksik iletişim yüzünden zedeleniyor. İnsanlar, kişisel verilerini içeren en temel vatandaşlık belgelerinin akıbetinden emin olamayacakları bir belirsizlik hissine hapsediliyor.
Teknoloji ve dijitalleşmenin bu kadar ilerlediği bir dönemde; hem belgelerin geçerlilik süreleriyle ilgili zamanında bilgilendirme yapılması hem de eski belgelerin vatandaşın gözü önünde imha edilerek bu güven bunalımına son verilmesi şarttır. Bireyin verilerine ve haklarına saygının her şeyin üstünde tutulduğu, şeffaf bir bürokratik düzenin tesis edilmesi kaçınılmaz bir ihtiyaçtır! diyelim ve ilgililere mesajı yollayalım.
Yorumlar
Yorum Gönder