​Gece Sürprizi Tutmadı: Muhalefet İktidara Geri Adım Attırdı!


​Son dönemde binlerce insanımızı doğrudan etkileyen, hayallerini ve birikimlerini ellerinden alan fon krizi, hemen hemen herkesin yüreğini sızlatıyor. Birikimlerini korumaya çalışan, çocuğunun geleceğini veya emeklilik planını bu fonlara bağlayan vatandaşlarımız günlerdir derin bir belirsizlik ve endişe içinde.
​
Geçtiğimiz günlerde Meclis Genel Kurulu’nda bu konuyla ilgili yaşananlar ise bize çok önemli bir gerçeği bir kez daha hatırlattı. Demokrasi ve Meclis çatısı, sadece oy verilen bir yer değil; hakkın, hukukun ve yurttaşın sığınacağı en son kale olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
​Dün gece geç saatlerde,  iktidar kanadından Genel Kurul’a sunulan o son dakika fon önergesi hepimizin malumu... 
Getirilen sürpriz teklif, kriz derinleşmeden önce parasını çekmek isteyen ancak işlemleri tamamlanamayan binlerce küçük yatırımcıyı adeta kapsama alanı dışında bırakıyor ve mağduriyet çemberini daha da daraltıyordu. "Mağduriyetleri gideriyoruz" iddiasıyla yola çıkıp gecenin bir yarısı yatırımı korumak yerine sınırlandıran bu hamle, büyük bir çelişkiyi de beraberinde getirdi.
​İşte tam bu noktada Meclis’in ve muhalefetin varlığının ne kadar hayati olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
​Eğer Genel Kurul’da muhalefet milletvekillerinin o kararlı, net ve geri adım atmayan duruşu olmasaydı; gecenin karanlığında fısıltıyla geçen bir önergeyle binlerce yurttaşın hakkı sessiz sedasız gasp edilebilirdi. Muhalefet, sadece bir siyasi eleştiri yapmadı; sokaktaki mağdurun sesi oldu, kürsüyü bir direnç alanına çevirdi. Yükselen bu haklı itirazlar ve toplumun vicdanına yapılan çağrılar karşısında iktidar kanadı geri adım atmak ve önergedeki o kısıtlayıcı maddeleri geri çekmek zorunda kaldı.
​
Bu geri adım bize gösteriyor ki muhalefet varsa, denetim vardır. Denetim varsa, yurttaşın hakkını koruyan bir mekanizma hâlâ işliyor demektir.
​Bir ülkede güveni ayakta tutan şey, yasaların "ben yaptım oldu" anlayışıyla değil; şeffaf, açık ve herkesin hakkını gözeten bir anlayışla yapılmasıdır. Vatandaş devletin denetlediği kurumlara güvenip birikimini emanet ediyorsa, kriz anında da devletini yanında görmek ister. 

İktidarın gece yarısı önergeleriyle kuralların değiştirilmeye çalışılması bu güveni zedeler; ancak Meclis’in ve muhalefetin bu yanlışlara "dur" diyebilmesi, o güveni yeniden inşa eder.
​Bugün yaşananlar bir kez daha kanıtladı ki Meclis, milletin asıl sahibinin sesidir. Muhalefetin denetim görevini yapabildiği, yanlış gidişata fren olabildiği bir sistemde, en çok kazanan yine sade vatandaş, yani bizler oluruz. 

Şunu unutmayalım ki; adalet ve güven bir kere kaybedildiğinde yerine koyması çok zordur. Ama Meclis çatısı altında yurttaşın hakkını savunan bir irade var olduğu sürece, hiçbir mağduriyet karanlıkta kalmayacaktır!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zarafeti ve Bilgeliğiyle İz Bırakan Bir Yaşam: Nursen Güngör’e Veda

​Sivas’ın Sarp Yamaçlarında Hüzünlü Bir Tanıklık: Bir Anne Keçinin Sessiz Çığlığı!

CarrefourSA İşçileri Ayaklandı: "Sendikal Bürokrasi ve İşveren Baskısına Dur De!"