Boş Vaatler Bitti, 'Yeni' ve Dürüst Bir Yönetim Şart!
Dün meclis’in son oturum tutanaklarını incelerken bir kez daha anladım ki iktidarın kürsülerden çizdiği pembe tablolar ile bizim sokakta yaşadığımız gerçekler arasındaki dağlar kadar farkı görmemek körlük olur diye düşünüyorum.
Bakın, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz meclis kürsüsüne çıkmış, fon piyasalarında yaşanan krizle ilgili konuşuyor. Dönüp dolaşıp yine "Kim suçluysa hesap soracağız" diyor. Yıllardır her kriz anında aynı lafları duymaktan inanılmaz yorulduk.
Tam o sırada DEM Parti Milletvekili Kezban Konukçu araya girip Yılmaz'ın danışmanını işaret ederek, "Önce kendinizden başlayın, ortada yapılmış hiçbir şey göremiyoruz" diyerek Yılmaz'ı eleştiren sözleri ile hislerimize tercüman olduğunu söyleyebilirim.
AKP iktidarı, en son fon vurgununda olduğu gibi, işi ters gitse sorumluluğu hemen muhalefet veya dış güçler gibi başkasına ihale etmeyi bir alışkanlık haline getirdiğini artık herkes görüyor ve biliyor. Oysa dürüst bir yönetim sadece başarıyla övünmekle olmaz; hatayı da üstlenmeyi, gerektiğinde hesap vermeyi gerektirir. Kararları en tepedekiler alıyorsa, o zaman o sorumluluk da en tepedekilerindir.
Mesele sadece fon ve ekonomi beyanlarıyla da sınırlı değil, yatırımlarda da durum tıpatıp aynı. İktidar temsilcileri meclis genel kurulunda, "Ekonomimiz çok güçlü, finansal sistemimiz sapasağlam" diye nutuk atarken, bu sefer de Yeni Parti Milletvekili Mahmut Tanal, Cevdet Yılmaz'a seslenerek, "Ekonomi o kadar güçlüyse Siirt'teki Botan Köprüsü’nü neden yıllardır bitiremediniz?" diyerek çok doğru ve yerinde bir soruyla tepki gösteriyor.
İşte bütün mesele tam olarak da bu!
Sizin kâğıt üstünde anlattığınız o süslü rakamlar, iddialı nutuklar bizim soframıza, cebimize yansımıyorsa, gözümüzün önündeki bir köprü bile yıllardır bitirilemiyorsa o "güçlü ekonomi" laflarının hiçbirimizin gözünde en ufak bir değeri kalmıyor.
Sorumluluktan kaçarak, boş vaatlerle zaman kazanmaya çalışarak ya da süslü cümlelerle sorunların üzerini örterek güven inşa edemezsiniz. Bizler artık kürsülerden yükselen pembe tablolara değil, cüzdanımızdaki boşluğa ve sokağın sesine bakıyoruz. Masal dinlemekten artık yorulduk. Laf çok, icraat yok anlayışını kabul etmiyoruz; hakkımız olan adil, somut ve dürüst 'yeni' bir yönetim istiyoruz!
Yorumlar
Yorum Gönder