Liyakatin Yerini "Fişleme" mi Alıyor? Öğretim Elemanlarına İstihbarat Soruşturması Yolda!

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden geçen  282 Sıra Sayılı Kanun Teklifi’nin 25. maddesi, akademik camiada ve muhalefette tepkilere neden oldu. 

Yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanlarına güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması zorunluluğu getiren düzenleme, “kamu güvenliği” gerekçesiyle sunulsa da uzmanlar tarafından üniversiteleri eleştirel düşünceden arındırmaya ve muhalif sesleri tasfiye etmeye yönelik bir “sadakat rejimi” olarak nitelendiriliyor. 

Kanun teklifiyle 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu’nun 3. maddesine “yükseköğretim kurumlarında çalışacak öğretim elemanları” ibaresi ekleniyor. Böylece öğretim elemanı atamalarında istihbarat temelli soruşturma zorunlu hale geliyor. Akademik çevreler; bu uygulamanın liyakat ilkesini tamamen ortadan kaldırarak yerine “siyasi sadakat” kriterini yerleştireceğini vurguluyor. Düzenlemenin Anayasa’nın, 
-Düşünce ve kanaat hürriyeti (Madde 25)
-Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti (Madde 26)
-Bilim ve sanat hürriyeti (Madde 27)
-Kamu hizmetine girme hakkı (Madde 70)
-Yükseköğretim kurumları ve özerklik (Madde 130) gibi birçok maddesini açıkça ihlal ettiği belirtiliyor.
İstihbarat kurumlarının soyut, denetimsiz ve gizli raporlarıyla bilim insanlarının kamu görevine girişinin engellenmesi ya da unvanlarının gasp edilmesi, hukukun üstünlüğü ilkesini zedeleyen bir uygulama olarak görülüyor. 

Öte yandan üniversitelerdeki disiplin süreçlerinin esnek kavramlarla idari ceza mekanizmalarına dönüştürülmesi, barışçıl protesto hakkını fiilen ortadan kaldırmayı hedefliyor. Disiplin işlemlerinin bağımsız “Akademik Etik ve Hak Kurulları” yerine merkezi denetim altında yürütülmesi ise kurumsal özerkliğin tasfiyesi olarak değerlendiriliyor. Her türlü vesayetten arınmış, eleştirel düşüncenin ve özgür bilimsel üretimin yapılması gereken kamusal alanlar olan üniversiteler, bu düzenlemelerle tamamen kontrol altına alınmak isteniyor. İktidarın bu adımı, akademik özgürlüklere vurulan en ağır darbelerden biri olarak kayda geçti.

Teklifteki tartışmalı bu madde yoğun tepkiler üzerine geri çekildi.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!

Tarihi Adaletsizlik ve Felsefi Miras: Ömer Öneren'den Şeyh Bedreddin'e "Anıt Mezar Manifestosu

TBMM’de Ayrıcalık Zinciri: Koltuğu Bırakana Oda, Çalışana Yasak, Emekliye Kapı!