Kayıtlar

Çerçeve Kanun Teklifindeki Gizli Tehlike: "Kanundaki Birkaç Kelime İleride Büyük Sorunlara Yol Açabilir!"

Resim
ÖZEL HABER  TBMM gündemine gelen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ni değerlendiren eski politikacı ve Hukukçu Mesut Değer, Kulislerden.blogspot.com'a konuştu. Değer, metinde yer alan kavramların netleştirilmemesi halinde uygulamada ciddi hukuki krizler yaşanabileceği uyarısında bulundu. ​Meclis gündeminde yer alan ve kamuoyunda geniş tartışma uyandıran Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi üzerine çarpıcı açıklamalarda bulunan Av. Mesut Değer, kanun metinlerinin sadece maddeleriyle değil, içerdiği kritik sözcüklerle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. ​Değer, teklifte yer alan “tespit”, “erteleme” ve “organik bağını kesmiş olma” ifadeleri ile “Milli Dayanışma Kurulu”nun görev alanına ilişkin belirsizliklerin, uygulamada kuvvetler ayrılığı ve yargı bağımsızlığı tartışmalarını ateşleyebileceğine dikkat çekti. ​" MGK Tespiti Yargının Yerine Geçmemeli" ​Örg...

Söylemde Barış, Uygulamada Hukuksuzluk: Çifte Standartla Demokrasi İnşa Edilemez!

Resim
Son dönemde siyasetin ana gündem maddesi olarak sunulan "yeni anayasa", "çerçeve yasa" ve "toplumsal barış" söylemleri, iktidarın ve Meclis Başkanlığı’nın dilinden düşmüyor. Ancak bir yanda kapsayıcılık, helalleşme ve demokrasi vaatleri havada uçuşurken, diğer yanda hukukun en temel ilkelerinin dahi ayaklar altına alındığı bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Kürsüden verilen barış mesajları, yargı kararlarının hiçe sayıldığı ve muhalefetin vesayet altına alınmaya çalışıldığı mevcut tablonun önünü kapatmaya yetmiyor. ​Bir ülkede gerçek bir barış ve demokrasiden söz edebilmek için her şeyden önce Anayasal güvencelerin ve uluslararası hukuk ilkelerinin yürürlükte olması gerekir.  Oysa bugün Türkiye’de, ​yargı kararlarının ihlal edildiğini görüyoruz. Haklarında hem Anayasa Mahkemesi (AYM) hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından ihlal kararları verilen Can Atalay, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala ve Gezi davası tutukluları hâlen cezae...

Yönetim Hataları Derinleşiyor, Geçim Krizi Büyüyor!

Resim
​Türkiye, ekonomi yönetiminin tartışmalı kararları, değişen politikaları ve yapısal sorunlar nedeniyle derinleşen bir geçim kriziyle karşı karşıya. Alım gücünün hızla eridiği, temel gıda ve barınma maliyetlerinin katlandığı bu süreçte uygulanan ekonomi modeli, krizin faturasını geniş halk kitlelerinin üzerine yüklüyor. ​İktidarın ekonomi yönetimindeki temel tercihler ve kamuoyunda yoğun eleştiri toplayan başlıca unsurlar ise şöyle sıralanıyor: Faizde Teori-Pratik Uyuşmazlığı  ​İktisat biliminin genel kabul görmüş ilkeleriyle çelişen düşük faiz politikası, Türk lirasında tarihi değer kayıplarına ve fiyatlama davranışlarının bozulmasına yol açtı. Yükselen enflasyonu dizginleme amacıyla devreye sokulan Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulaması ise kamunun ve Merkez Bankası’nın üzerine devasa bir mali yük bindirdi. Mevduat sahiplerine aktarılan bu kaynaklar, bütçe dengelerini sarsarken krizin derinleşmesine zemin hazırladı. Kurumsal Bağımsızlık Tartışmaları ve Veri Güvenilirliğ...

Mesele Fezleke Değil, Siz Hâlâ Anlamadınız mı?

Resim
Türkiye siyasetinde sandık yaklaştıkça veya muhalefet blokundaki aktörler arasındaki birliktelik görüntüsü güçlendikçe, siyaset alanının yargısal süreçlerle daraltılması çabalarına sıkça rastlıyoruz. Son dönemde Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel hakkında hazırlanan ve gündeme getirilen "zincirleme şekilde rüşvet almak" suçlamasını içeren fezleke süreci, sadece muhalefette değil, toplumun adalet duygusuna inanan geniş kesimlerinde ciddi bir tepki dalgasına yol açtığını görüyoruz. Sosyal medyayı çok iyi takip eden ve kullanan vatandaşlar, ​bu tepkinin temelinde yalnızca kişisel bir savunma refleksinin yatmadığını dille getiriyor. Ve ekonomik kriz, uluslararası anlaşmalar ve çerçeve yasa ile ilgili bilinmeyenlerin gündem olmamasını isteyen iktidarın, muhalefet belediyelerine operasyonları devam ettirdiğini, halkın desteğini arkasına almayı başaran Özgür Özel ve arkadaşlarıyla ilgili meclise yollanan tomarla fezlekelerin gündem olmasını istediğini artık görüyor. Sa...

Silah Bırakana Erteleme, Kasten Öldürene Kapsam Dışı: Teklifin Detayları Ortaya Çıktı!

Resim
​PKK/KCK terör örgütünün fiili varlığına son vermesi ve kontrolündeki tüm silah ve mühimmatı teslim etmesi sürecini hukuki zemine bağlayan 12 maddelik "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" hazırlandı. Yasa teklifi; terör örgütünün lağvedilmesi, silahsızlanma süreci, adli süreçlerin ertelenmesi ve denetim mekanizmalarına dair kritik düzenlemeler içeriyor. ​Tespit ve Teyit Milli Güvenlik Kurulu’nda Olacak ​Teklife göre sürecin başlangıcı, güvenlik kurumlarının örgütsel yapının fiilen sona erdiğine ve silahsızlanmanın gerçekleştiğine dair tespiti ile bu durumun Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edilmesine dayanacak. MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından itibaren 6 ay içinde yazılı başvuruda bulunanlar kanun kapsamından yararlanabilecek. ​Kapsam ve Kapsam Dışı Suçlar ​Düzenleme; PKK/KCK terör örgütünü kurma, yönetme, üye olma, yardım etme, propaganda ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanu...

Herkes Ev Sahibi Olacaktı, Milyonlar Baba Evine Mahkûm Oldu!

Resim
​Şöyle bir geriye dönüp baktığımızda, iktidarın ilk yıllarındaki o iddialı sloganları çok net hatırlıyoruz. "Herkesi ev sahibi yapacağız." O günlerde atılan temeller, inşaat sektörünü büyümenin motoru yapma iddiaları, birçoğumuza bir refah artışının habercisi gibi gelmişti.  Ancak "İnşaat ya Resulallah" mantığıyla, kenti betona boğan, ranta dayalı bu anlayışın faturasını bugün çok ağır ödüyoruz. Maalesef iktidarın en büyük karnelerinden biri olan konut sorunu, bugün çözülemez görünen kronik bir barınma krizine dönüştü. ​Artık Türkiye’de barınma, Anayasal bir hak olmaktan çıkıp sermaye sahiplerinin paralarını koruduğu bir yatırım aracı haline geldi. Dar gelirli, emekli, genç... Kendi ülkesinde kiracı hatta evsiz konumuna düşürüldü. Tablonun vahametini anlamak için rakamlara ve sokaktaki insana bakmak yeterli. ​Ekonomideki yanlış politikalar ve tetiklenen enflasyon sarmalı, konut piyasasındaki tüm dengeleri altüst etti. Öyle ki, Türkiye’deki kira artışları...

Numan Kurtulmuş'tan Çerçeve Yasa Öncesi Büyük Hata: Ana Muhalefeti Geçen Hamle Süreci Sakatladı!

Resim
​Ankara kulislerinde, 24 Temmuz 2026 tarihinde Özgür Özel liderliğinde ve 91 milletvekiliyle çok kısa sürede kurulup örgütlenen Yeni Parti ekseninde, meclis yönetiminin bazı sorumluluklarını yerine getirmemesi "siyasi ve idari bir skandal" olarak eleştiriliyor. Salı günü ikinci defa Meclis grup toplantısını gerçekleştirecek olan Yeni Parti'nin grup odalarının levhalarının hâlâ takılmamış olması, Meclis yönetimini hedef tahtasına oturttu. Dosyalarda "Yeni Parti" Var, Kapılarda Levha Yok! ​ Yeni Parti grup başkanlığı yazışma dosyalarına "Yeni Parti" yazısını kendileri bastırırken, Meclis yönetimi ise aradan geçen iki hafta içinde Yeni Parti'ye ait grup odalarına isim levhası taktırmaması dikkat çekti. Meclis koridorlarında, "Ana muhalefet partisine yönelik bu ihmal ve gecikme kasıtlı mı?" sorularını da beraberinde getirdi.  TBMM yönetiminin bu tutumu, kulislerde idari bir zaaf olarak değil, açık bir eleş...