Ankara Kulislerinde Konuşulan Büyük Komplo!


​Ankara koridorlarında ve finans çevrelerinde son günlerin en sıcak başlığı, sermaye piyasalarında patlak veren devasa fon krizi. Ekonomi yönetimi olayı "yönetilebilir bir likidite sorunu" olarak sunsa da, kulislerde konuşulanlar bir kamu ihmali ve organize yurt dışı transfer trafiğine işaret ediyor.
​Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 18 Eylül 2026 tarihli açıklamasına göre kamu otoritesi; dolaşımı düşük hisselerdeki yapay fiyat hareketlerini ve fonlardaki tehlikeli yoğunlaşmayı henüz 2025’in son çeyreğinde tespit etmişti. Hatta konu, 2 Aralık 2025’te Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığındaki Finansal İstikrar Komitesi’ne taşınmış ve bir çalışma grubu kurulmuştu.
​Ancak Ankara’da, tehlike 2025 sonunda belirlenmişken, kapsamlı düzenleme için neden 28 Ağustos 2026’ya kadar beklendi? sorusu ile, bu 9 aylık gecikme süresinde yeni yatırımcıların fonlara girmesine ve milyarlarca liranın bu çarka akmasına neden göz yumuldu? sorusu dillendiriliyor. 
​Temerrüt Öncesi İsviçre’ye Milyarlık Transferler
​Yürütülen soruşturmalar ve MASAK raporları, fonların iade ödemelerinde temerrüde düştüğü 15-16 Eylül 2026 öncesinde devasa bir nakit transferi yapıldığını belgeliyor:
​1 Ağustos 2026: Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız’ın hesabından, İsviçre’deki Edmond de Rothschild Bankası’na 2 milyar 889 milyon TL aktarıldı.
​24 Ağustos 2026: Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’ın hesabından aynı bankaya 1 milyar 198 milyon TL gönderildi.
​Kriz patlamadan hemen önce gerçekleşen bu milyon dolarlık kaçış, "İçeriden bilgi mi sızdırıldı?" şüphesini kuvvetlendirirken, denetim mekanizmalarındaki zafiyeti de gözler önüne seriyor.
​500 Milyar Liralık Şok ve Gözaltılar
​Skandalın odağındaki bir diğer kurum ise 500 milyar lirayı aşan büyüklüğüyle tasfiye edilen fonların aslan payını elinde tutan Tera Portföy Yönetimi A.Ş. Kaynağı sığ hisselere yığarak suni balon oluşturan ve likidite kilitlenince temerrüde düşen şirkete yönelik operasyonlarda Emre Tezmen, Alper Öztürk, Emre Alkin ve Kerem Alkin gibi tanınmış isimler gözaltına alındı.
​Hazine ve Maliye Bakanlığı 17 Eylül’de sorunun geçici olduğunu bildirse de, SPK’nın Tera Portföy’ün dev fonları da dahil 130’dan fazla fon için 6 aya yayılan tasfiye kararı alması krizin boyutunu kanıtlıyor.
​Ankara Yanıt Bekliyor
​Finans koridorları şimdi şu 3 yakıcı sorunun yanıtını arıyor:
​Riskin bilindiği 9 aylık süreçte fonlara kaç yeni yatırımcı girdi ve ne kadarlık bir servet eridi?
​Milyarlarca lira İsviçre’deki hesaplara aktarılırken MASAK ve denetim organları neden frene basmadı?
​Birikimini kaybeden vatandaşa yönelik bir devlet garantisi ya da el koyma mekanizması masaya gelecek mi?





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!

Tarihi Adaletsizlik ve Felsefi Miras: Ömer Öneren'den Şeyh Bedreddin'e "Anıt Mezar Manifestosu

TBMM’de Ayrıcalık Zinciri: Koltuğu Bırakana Oda, Çalışana Yasak, Emekliye Kapı!