Dünyayı Yakmaya Gitti, Kendi Evinde Sandık Alev Aldı!

Sahnede spot ışıkları, salonda şık takım elbiseler, havada uçuşan "dünyayı biz yönetiyoruz" havaları... Dünkü Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nu izlediyseniz, diplomasiden ziyade tam kadro sahnelenen bir tiyatro oyununa şahitlik ettiğinizi zaten anlamışsınızdır.
​Kürsünün dünkü başrolü ise yine şaşırtmadı. "İran’ı masaya oturttum, imzaları seçimden sonra atıyoruz" kıvamındaki o devasa laflarla salonu bir kez daha masal diyarına sürükledi. Ancak o iddialı nutuklar, New York’un soğuk salonlarındaki buzları eritmeye pek yetmedi. "Tek bir tıkla dünyayı dize getiririm" özgüveniyle girilen denklemlerde, bölgenin sert gerçeklerine toslayınca mecburen vites küçülten bir tabloyla karşı karşıya kaldık.
​İşin trajikomik tarafı ise salonda avuçları patlayana kadar alkış tutan müttefiklerin haliydi. "Arkamızda dev var" özgüveniyle etrafa caka satanlar, ana aktörün iç siyasette sıkışıp aniden frene basmasını biraz şaşkınlıkla izledi tabii. O devasa pelerinlerin arkasına saklanıp diplomasilik oynamak kolaydı; ta ki pelerin sahibi "Seçimden sonra bakarız" deyip arkasını dönene kadar... Bu vaatlere güvenip bölgesel aktörlük hayali kuranların durumu, hesabı masada bırakıp giden ev sahibinin ardından garsona ne diyeceğini bilemeyen talihsiz müşterilere benzedi.
​Yılların "Önce Biz" retoriği, günün sonunda "Şu iç politikadaki faturayı bir kapatalım da gerisine bakarız" noktasına gelip dayandı. New York’ta kürsüye çıkıp "barış meleği" pozu kesmek elbette keyifli; fakat evdeki bütçe delinip ekonomik göstergeler kırmızı alarm verince, o karizmayı toparlamaya hiçbir diplomatik makyaj yetmiyor.
​Neticede BM salonunun projektörleri kapandı, şov bitti. Sahnede ise sandık telaşına düşmüş bir yönetim ve onun boş vaatleriyle baş başa kalan müttefikler kaldı. Bu duruma "Dünyayı yakmaya gitti, kendi evinde sandık alev aldı" diyelim ve tarihe bir not daha düşelim.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!

Tarihi Adaletsizlik ve Felsefi Miras: Ömer Öneren'den Şeyh Bedreddin'e "Anıt Mezar Manifestosu

TBMM’de Ayrıcalık Zinciri: Koltuğu Bırakana Oda, Çalışana Yasak, Emekliye Kapı!