Meclis Kürsüsünde Laf Çok, Ormanları Korumaya Niyet Yok!

Her yaz Akdeniz ve Ege'nin dağlarında ormanlarımız küle dönerken, bu ülkenin topraklarında yaşayan herkesin de canı yanıyor. Kaybettiğimiz her ağaç, hayatını kaybeden her canlı geleceğimizi biraz daha karartıyor. Peki, milletin iradesinin kalbi olan Meclis bu büyük felaket karşısında ne yapıyor?
​Yangınlar ciğerimizi yakarken, Meclis kürsüsünden sadece şu hamasi cümleler yükseliyor:
"Orman yangınlarıyla mücadelede yeterli miyiz?"
​"Eksikliklerimiz neler?"
​"Bu yangınları çıkmadan nasıl önleyebiliriz?"
​Sadece konuşuluyor. "Aynı hataları yaparak farklı sonuçlar elde edemeyiz" ezberinden öteye geçilmiyor.

​Mecliste acıyı paylaşmak önemli; ancak yetersiz. Muhalefet her yıl ısrarla araştırma komisyonları kurulmasını, konunun siyasi rekabetten uzak tutularak bilimle ve ciddiyetle ele alınmasını öneriyor. Buradan bir kere daha; yangın sezonu geldiğinde acil eylem planlarının eksiksiz çalışmasının hayati bir zorunluluk olduğunu ve
​son 5 yılda (2021-2025) yaklaşık 275 bin 300 hektar ormanlık alanın yangınlar nedeniyle küle döndüğü istatistikleri hatırlatmak istiyorum.

Buna rağmen ne yazık ki yangınların araştırılması için verilen önergeler, iktidar bloğunun oylarıyla reddediliyor. Sanki hiçbir eksik yokmuş gibi davranılıyor. Mevcut sorunların üstünü örtmek ormanlarımızı geri getirmiyor.
​Orman yangınlarıyla mücadele günü kurtarma politikalarıyla yürütülemez. 

Uzmanlar; hava müdahale kapasitesi, yer ekibi koordinasyonu,
​erken uyarı sistemleri, ​orman köylüsünün bilinçlendirilmesi gibi temel güvenlik önlemlerini her platformda dile getiriyor.
​İktidar ise, koltukları koruma refleksiyle hareket ediyor ve "Eksiklerimiz var" diyebilme cesaretini göstermiyor. Aslında gerçek bir mücadele, ancak acı gerçeği samimiyetle kabul ettiğimiz gün başlayacaktır.
​Türkiye'nin yeşilini korumak hepimizin ortak borcudur ve iktidar bloğu bu borcu ödemek için daha neyi bekliyor?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Meclis Kreşinde “Din Eğitimi” Tartışması: Aileler Ayakta!

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!

Tarihi Adaletsizlik ve Felsefi Miras: Ömer Öneren'den Şeyh Bedreddin'e "Anıt Mezar Manifestosu