"Millilik" Nutukları, Ters Kelepçe Gerçekleri: NATO Zirvesi’nde Halkın Sesi Boğuldu
NATO zirvesi kapsamında Türkiye’nin Batı ittifakına olan bağımlılığı artarken, sokaklarda yükselen tepkiler sert yöntemlerle bastırılıyor. Ankara'nın Kurtuluş Parkı’nda NATO karşıtı slogan atan bir kadın protestocunun, basın mensuplarının gözü önünde polisin sert müdahalesiyle gözaltına alınması, iktidarın "yerli ve milli" söylemi ile dış politikadaki NATO ve Trump yanlısı uygulamaları arasındaki uçurumu bir kez daha gözler önüne serdi.
İfade Özgürlüğüne "NATO" Engeli
Kadın porotestocunun ağzının polis tarafından kapatılması, boğazına baskı uygulanması ve ardından ters kelepçe ile etkisiz hale getirilmesi, Türkiye’de muhalif seslere karşı uygulanan orantısız güç kullanımının ulaştığı boyutu özetliyor. İktidarın, kendi halkının bağımsızlık taleplerini ve NATO karşıtı itirazlarını "güvenlik" gerekçesiyle kriminalize etmesi dikkat çekiyor.
İktidarın Çelişkili "Bağımsızlık" Söylemi
AKP iktidarının bir yandan söylem düzeyinde "dış mihraklar" söylemine sarılıp seçmenine milliyetçi mesajlar verirken, öte yandan NATO zirvelerinde sergilediği tam teslimiyetçi tutum, siyasi bir tutarsızlık örneği olarak öne çıkıyor. Trump’ın yeniden yükselişiyle birlikte Batı ittifakına olan bağlılığını daha da perçinleyen yönetim, NATO'nun bölgesel çıkarlarını kendi halkının ifade özgürlüğünün önünde tutmayı tercih ediyor.
Kurtuluş Parkı’ndaki bu müdahale, bağımsız bir dış politika vaadiyle iktidara gelenlerin, bugün NATO’nun ve ABD yönetiminin gölgesinde bir güvenlik aygıtına dönüştüğünün somut bir kanıtı olarak kayıtlara geçti.
Polisin şiddet kullanarak yaptığı gözaltıları sonrası EMEP, TİP, DEM Parti milletvekilleri polis ablukası altında açıklama yaparak iktidarı ve polis şiddetini sert bir dille eleştirdi.
Yorumlar
Yorum Gönder