​Sattıkça Satıyorlar, Sattıkça Bitiyoruz!

Bir iktidarın ekonomi yönetimi düşünün ki, krizden çıkmak için tek bildiği reçete satmak. Fabrikaları, limanları, madenleri sattılar… Cumhuriyet’in onlarca yılda biriktirdiği ne kadar kamu varlığı varsa göz açıp kapayıncaya kadar elden çıkarıldı.
​Peki, sonuç ne oldu? 

Kasa yine boş, bütçe yine delik deşik.
​Şimdi bakıyoruz; gözlerini bu milletin vergileriyle yapılmış köprülere ve otoyollara dikmiş durumdalar. 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, çevre yolları, otoyollar... AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan karara göre bunların işletme ve gelir hakları kiralama ya da gelir ortaklığı adıyla özel sektöre devredilecek. 
​Açıkça soralım: Bunun adı özelleştirme değil de nedir? 
​Süreçteki pişkinlik ise insanı hayrete düşürecek cinsten. Yeni Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, daha bir yıl önce Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e soru önergesi vererek "Köprü ve otoyolları satmaya mı hazırlanıyorsunuz?" diye sormuştu.
​Bakan Şimşek o zaman,
"Yok öyle bir şey, hedeflenen gelirler geçmiş taksitler ve yeni sözleşmelerin peşinatıdır, köprü ve otoyollarla ilgisi yoktur" diyerek iddiaları reddetmiş, aklımızla adeta alay etmişti. 
​Peki, ne oldu?
Aynı Bakanlığın ve iktidarın hazırladığı yeni Orta Vadeli Program’a bakıyoruz; önümüzdeki üç yılda (2027-2029) özelleştirme gelir hedefi birden 489,5 milyar liraya fırlatılmış. 

Hani satmıyordunuz? 

Hani iddialar asılsızdı? 
​Meğer Bakan’ın "ilgisi yok" dediği şey, meğer o süslü rakamlar, bu milletin boğazındaki köprülerin, kullandığı yolların özel sektöre peşkeş çekilme planıymış. Bakanlığın yanıtı, altına imza attıkları kendi kararlarıyla yerle bir oldu. 
​Son 25 yılda 70 milyar doların üzerinde özelleştirme geliri elde ettiler. Yutulan bu devasa kaynağa rağmen doymadılar. Yıllardır adrese teslim 21/B ihaleleriyle kamu kaynaklarını erittikleri yetmiyormuş gibi, şimdi de Cumhuriyet’in gelecekte üreteceği gelirlere göz dikiyorlar. 
​Günü kurtarmak için milletin malını 30 yıllığına özel sektöre devretmek bir "ekonomi politikası" değildir; bu, ülkenin geleceğini ipotek altına almaktır, geleceği tüketmektir. 
​Halkın vergileriyle, emeğiyle yapılmış o yollar ve köprüler bu milletindir. İktidar giderayak ne bulursa satıp kasayı doldurmaya çalışabilir, ama bu düzen böyle gitmez. Buradan satana da, o varlıkları almak için iştahı kabaranlara da hatırlatmak lazım. Milletin cebinden elinizi çekin. Günü geldiğinde bu millet kendi malını tek tek geri almasını da çok iyi bilir! 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!

Tarihi Adaletsizlik ve Felsefi Miras: Ömer Öneren'den Şeyh Bedreddin'e "Anıt Mezar Manifestosu

TBMM’de Ayrıcalık Zinciri: Koltuğu Bırakana Oda, Çalışana Yasak, Emekliye Kapı!