Yeraltını Aydınlatanlar Yeryüzünde Adalet Arıyor!

​Bu ülkenin yer altını aydınlatanlar, bugün Ankara’nın asfaltında karanlığa mahkûm ediliyor. Yerin yüzlerce metre altında güneş görmeden ekmek parası kazanan madenciler, aylardır ödenmeyen maaşlarını alabilmek için başkentin yollarında. Karşılarında ise patronları koruyan polis kalkanları var.
​Türkiye’nin dört bir yanından "Açız, evimize ekmek götüremiyoruz" diye ses yükselten madenciler bir çok kez gözaltına alındı ve direndikçe alınmaya devam ediyor. Holdinglere, oluk oluk teşvik alıp işçinin alın terini cebine indiren patronlara tek bir yasak işletmeyenler; söz konusu hakkını arayan madenciler olunca başkenti barikatlarla dolduruyor. Sermayeye konfor, hakkını arayan emekçiye ise polis gözaltısı reva görülüyor.

​Hani nerede o kameralar karşısına geçip büyük laflar edenler? Bakanlar, yetkililer, "İşçinin yanındayız, süreç takip ediliyor" diye verdikleri sözleri ne çabuk unuttular?
​İşçiye gelince "bütçe yok", "şirket zor durumda" masalları okunuyor. Ancak o holding sahipleri lüks içinde yaşarken bakanlıklar sadece izliyor. İşçinin üç kuruşluk maaşına göz dikenlere dokunmayanlar, sıra mazlumun feryadına gelince adaleti rafa kaldırıyor. Koltuğunda oturup halkın hakkını korumayanlar şunu çok iyi bilsin ki; sessiz kalmak, suça ortak olmaktan başka bir şey değildir.
​Bravo doğrusu; madencinin yerin yüzlerce metre altında kararttığı ömrünü bir kalemde patronların kasasına aktaran bu düzene! Ankara’nın asfaltına dizdiğiniz o zırhlı araçlar, sıktığınız gazlar o kadar ihtişamlı ki, insan sanır ki üç kuruşluk maaşına kavuşmak isteyen o nasırlı eller ülkeye tehdit!
​"İtibardan tasarruf edilmez" nutuklarıyla sermayeye sarayları, işçiye ise kalkanları layık görenlerin lüks sofralarında madencinin alın teri var. Sanıldığı gibi o barikatlar emekçi halkı değil, yapılan haksızlıklardan duyulan korkuyu koruyor.
​Ancak tarih defterleri pek çok kez yazdı: Yerin yedi kat dibinde sönmeye terk edilen o umutlar, gün gelir yeryüzüne dev bir çığlık gibi yükselip o kof sarayların temelindeki kuleleri tek bir hakikat nefesiyle darmadağın etmiştir ve yine edecektir.
​Madenci bu ülkenin omurgasıdır. O ocağa inerken ölümden korkmayanlar, bu adaletsiz düzenden de polis baskısından da korkmadıklarını göstermeye devam ediyor!

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!

Tarihi Adaletsizlik ve Felsefi Miras: Ömer Öneren'den Şeyh Bedreddin'e "Anıt Mezar Manifestosu

TBMM’de Ayrıcalık Zinciri: Koltuğu Bırakana Oda, Çalışana Yasak, Emekliye Kapı!