Fezleke Siyaseti ve Kan Kaybeden İktidarın Çırpınışı!
Ankara kulislerinde son günlerde ellerde dolaşan o meşhur fezlekeler, Türk siyasetindeki sıkışmışlığın açık bir resmini çiziyor. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve arkadaşlarını hedef alan, TCK'nın rüşvet maddelerini kurultay ve yerel seçim dinamiklerine yamaya çalışan o metinler; hukuki bir belgeden çok, sahada eriyen bir iktidarın reflekslerini ele veriyor.
Peki, bu fezlekeler bize gerçekten ne söylüyor?
Bugün iktidar, tarihin en büyük destek kaybıyla ve derin bir ekonomik darboğazla karşı karşıya. Sokaktaki rüzgarın tamamen tersine döndüğü bu iklimde ellerinde kalan en tehlikeli, bir o kadar da aciz manivela yargıyı siyasallaştırmak ve gündemi yapay dosyalarla abluka altına almak.
Özgür Özel hakkında "zincirleme suç" kisvesiyle sunulan iddialar hukuki ciddiyetten uzak bir çaba olarak görülüyor. Siyasi partilerin genel başkanlarının tüzükten doğan tasarruflarını, parti içi dayanışma ve kampanya bütçesi harcamalarını "rüşvet" gibi ağır bir suç kalibresine sokma gayreti hukuk fakültelerinde ibretlik vaka olarak okutulacak cinsten. Ortada somut bir delil ya da şeffaf bir hukuki zemin arayışı yok; "Ben kaybediyorum, o halde ortalığı bulandırarak muhalefeti de kendi çamuruma çekeyim" mantığı var.
İktidarın kontrolündeki bürokratik mekanizmaların hazırladığı bu metinlerdeki absürtlük o kadar açık ki... Özgür Özel'in kurultay sürecindeki ortak masraflara ya da kampanya dayanışmasına atfen gösterdiği tepki durumu özetliyor. Siyasi partilerin olağan işleyişini ve kampanya finansmanlarını kriminalize etmek, ancak siyaseten köşeye sıkışmış bir yapının panik hamlesi olabilir.
Aday belirleme süreçlerindeki doğal yetkileri "nüfuz ticareti" diye paketlemek, farklı zamanlardaki parti içi harcamaları birleştirip "zincirleme rüşvet" masalı yazmak... Bunların hepsi hukukun evrensel ilkelerine değil, sarayın günlük anket sonuçlarına dayanan operasyonlar olduğunu gösteriyor.
Geçmişte de toplumsal desteğini yitiren, ülkenin sorunlarına çözüm üretemeyen iktidarlar yargıyı sopa olarak kullanarak ömürlerini uzatamamıştır. Bu tür zorlama dosyalar, sökülen duvara vurulan geçici yamalardan öteye gidemez.
Hukuk çevrelerinde Özgür Özel ve arkadaşlarına yönelik bu fezleke siyaseti, iktidarın yolun sonuna geldiğinin en net itirafı olarak değerlendiriliyor ve ben de aynı görüşteyim.
Ne yaparlarsa yapsınlar, eriyen oylarını adalet terazisini bükerek geri getiremeyecekler. Kazandıkları tek şey, tarihe "kaybetmenin verdiği panikle hukuku katledenler" olarak geçmek olacak.
Yorumlar
Yorum Gönder