Kayıtlar

Eşitsizlik Kalıcılaşıyor: Sosyal Güvenlik ve Eğitimde “Fırsat” Değil, “Yük” Artıyor

Resim
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen torba yasa teklifi, sosyal güvenlik ve eğitim alanlarında “fırsat eşitliğini zedeleyen” düzenlemeler nedeniyle muhalefetin tepkisine yol açtı.  Bağ-Kur prim oranlarının artırılmasından, genç girişimci desteğinin kaldırılmasına; vakıf üniversite ücretlerinin TÜFE ve ÜFE ortalamasına bağlanmasından, vergi yükünün halkın sırtına bindirilmesine kadar birçok madde “adaletsiz” olarak nitelendirildi. “ Esnafı Primle Cezalandırıyorsunuz” Kendi hesabına çalışanların (Bağ-Kur’luların) sigortalılık sürelerini ihya prim oranının yüzde 45’e çıkarılması, muhalefet milletvekillerince “esnaf ve sanatkâra yeni bir darbe” olarak yorumlandı. Komisyon görüşmelerinde, muhalefet sıralarından, “Yıllarca sigorta primi ödeyen esnafın, yeniden canlandırmak istediği sigortalılık süresine yüzde 45 ek yük getiriyorsunuz. Bu, halkı emeklilik hakkından mahrum bırakmak anlamına geliyor.” ifadeleriyle tepki gösterildi. Genç Girişimcilere ‘Destek’ D...

UEFA’ya Vergi Muafiyeti Tepkisi: “Kapitülasyonların Modern Hali!”

Resim
Vergi muafiyeti teklifi Meclis’i karıştırdı. Plan ve Bütçe Komisyonu’nda UEFA ayrıcalığı tartışması: “Vatandaş zamla boğuşurken yabancıya muafiyet adalet mi?” diyen muhalefeti ayağa kaldırdı. Hükûmetin torba yasa teklifinde yer alan UEFA’ya vergi muafiyeti düzenlemesi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sert tartışmalara neden oldu. Teklife göre, 2026 ve 2027 UEFA finalleri ile 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası kapsamında Türkiye’de görev alacak yabancı kişi ve kurumlar, gelir, kurumlar ve KDV gibi vergilerden tamamen muaf tutulacak. Komisyonda söz alan MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, düzenlemeye tepki göstererek adaletsizliğe dikkat çekti: “Vatandaşın her kalemde vergiyle boğuştuğu bir dönemde, UEFA gibi devasa gelir elde eden bir kuruma muafiyet tanımak toplum vicdanında karşılık bulmaz.” “ Bu, mali egemenliğe aykırı  Kapitülasyonlara dönüş” CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ise hükûmetin uygulamasını “modern kapitülasyon” olarak nitelendirerek,...

İstilacı Kabus Başkentte: Kahverengi Kokarca Evlerimize Girdi, Eylem Planı Nerede?

Resim
​Türkiye'nin tarımını yıllardır tehdit eden ve fındık rekoltesini vuran istilacı Kahverengi Kokarca böceği, artık sadece kırsalın değil, başkent Ankara'nın merkezinin de kâbusu oldu. Eymir, Mogan ve Dikmen Vadisi gibi yeşil alanlarda görülen ve hızla çoğalan böceğin, 15 katlı binaların en üst dairelerine kadar girerek vatandaşın yaşam alanını istila ettiği öğrenildi. ​Parklar Kuruyor, Evler Kokuyor ​Ankara’da park ve ormanlarda ağaçların kurumasına neden olabilecek bu uzakdoğu kökenli zararlı, soğuktan korunmak için evlere, ahırlara ve depolara sığınıyor. Kışlak arayışındaki böceğin yaydığı kötü koku ve alerji riski, kent sakinlerini endişelendiriyor. ​Mücadele Gecikti Topyekûn Eylem Planı Yok ​Karadeniz'de uygulanan Samuray Arısı salımı ve sınırlı ilaçlamanın istilayı durdurmaya yetmediği görülüyor. Uzmanlar ve muhalefet, Hükümet'i ve Tarım Bakanlığı'nı yıllardır süren bu tehdide karşı koordinasyonsuz ve geç kalmış olmakla eleştir...

Yaşam hakkı savunucusundan Bakanlığa "Ayı" İsyanı: Yanıt Komik Görevinizi Yapın

Resim
Yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya, Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'nü (DKMP) sert bir dille eleştirdi. Kaya, Meclis'e verdirdikleri bir soru önergesine gelen yanıtın ciddiyetsiz olduğunu ve anayasal görevlerin yerine getirilmediğini savundu. ​Eleştirinin Odağı: Koruma Altındaki Ayı Olayı ​ İbrahim Kaya, tepkisini özellikle DKMP'nin himayesinde olması gereken bir ayının kaçması ve ardından vurulması olayı üzerinden dile getirdi. Bu olayı "doğaya ve hayvana düşman" bir tavır olarak nitelendirdi. ​Bu skandal üzerine, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever aracılığıyla Tarım ve Orman Bakanı'nın yanıtlaması talebiyle TBMM'ye yazılı bir soru önergesi sunuldu.  Önergede, DKMP'nin yaban hayatını korumadaki zafiyetleri ve Kurum hakkındaki şikayetler, soruşturmalar ve alınan önlemler net bir şekilde soruldu. ​ Bakanlıktan Gelen Yanıt ​Kaya, soru önergesine Bakanlıktan gelen cevabın, bekledikle...

Demokrasi Uygulamada Ölçülür: Fransa Dersi

Resim
Fransa, insan hakları ve demokrasinin beşiği olarak bilinir. Yüzyıllar boyunca devrimler, krizler ve siyasi değişimler yaşamasına rağmen, hukukun üstünlüğü ilkesini korumayı başarmış bir ülke. İşte tam da bu yüzden, eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin yargı sürecinde aldığı hapis kararı sadece bir siyasi haber değil; aynı zamanda demokrasi için anlamlı bir ders niteliği taşıyor. Sarkozy, Beşinci Cumhuriyet döneminde cezaevine giren ilk eski cumhurbaşkanı oldu. Mahkeme, hakkındaki bazı usulsüzlük iddialarıyla ilgili kararlar verdi. Karara itirazlar ve eleştiriler olsa da bağımsız yargı, kararını uyguladı. Bu, hukuk önünde herkesin eşit olduğunu gösteren bir örnek olarak değerlendiriliyor. Fransa’da, siyasi nüfuzun yargıyı yönlendiremeyeceğini görmek, demokrasinin somut bir göstergesi. Elbette Sarkozy vakası bir ilk gibi gözükse de, Fransız tarihinde farklı dönemlerde birçok siyasetçi hakkında yargı süreçleri yürütüldü. Sistem üç temel unsur üzerine kurulud...

Bir Roman, Bin Vicdan: Emine Çal’dan Unutamadığımız Sırların Romanı "Kolhis”

Resim
Gazeteci-Yazar Emine Çal, yeni romanı “Kolhis” ile okuru yalnızca bir hikâyenin değil, insan ruhunun en karanlık dehlizlerinin içine davet ediyor. Romanın ilk satırları bile bu çağrının tonunu belirliyor: “Hikâyeniz hikâye değil de bataklıksa eğer... Unuttuğunuzu sanırsınız ama unutamazsınız.” Çal, 213 sayfalık bu romanında iki genç adamın -Emir ve Metin’in-kesişen yaşamları üzerinden bireysel sırların, toplumsal sessizliklerin ve geçmişle yüzleşememenin izini sürüyor. Giresun’da geçen hikâyede, karakterler dostluk, kayıp, aşk ve travmalar arasında sıkışmış hayatların temsilcileri. Metin, bir gece dostu Emir’e içini dökerken, okur Türkiye’nin en yakıcı yaralarından biriyle yüzleşiyor: kadın cinayetleri. Ancak yazar, olayı bir “klişe” olarak değil; geride kalanların, özellikle çocukların yaşadığı sessiz yıkım üzerinden anlatıyor. Romanın merkezinde yer alan Emir ise yıllardır içine gömdüğü bir sırla yaşıyor. Çal’ın deyimiyle bu sır “hikâye değil, bataklık”tır — anlatıldığınd...

Yargı Kameralardan Kaçırılıyor: İktidar Şeffaflığa Direniyor!

Resim
CHP’nin, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun davasının TRT’de canlı yayınlanması talebi karşılıksız kaldı. Diploma davasının görüldüğü Silivri’de ki küçük bir salonun tahsis edilmesi ise, İmamoğlu davasının TRT'den canlı yayınlanmayacağının mesajı olarak değerlendirildi. Küçük Salon Tercihi Olumsuz Bir Yanıt mı? İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen davanın Silivri’de yaklaşık 50 kişilik bir salonda görülmesi, hem CHP yönetimi hem de kamuoyunda eleştirilere neden olmuştu. CHP temsilcileri, davanın daha geniş bir salonda yapılmasının basın mensupları ve izleyiciler açısından uygun olacağını savunarak, mevcut koşulların “adaletin şeffaf yürütülmesi açısından yetersiz” olduğunu ifade etti. Ancak bu uygulama siyaset çevrelerinde, diploma davasındaki küçük salon tercihi, İmamoğlu davasının TRT'den canlı yayınlanmayacağını ortaya koyan bir mesaj olarak değerlendirildi. Canlı Yayın Talebine Olumlu Yanıt Gelmedi CHP Genel Başkanı Özgür Özel, kamu yayıncısı TR...