İktidarın "Yüzyıl" masalı İŞKUR Duvarına Çarptı. Gelecek Rehin Emeklilik Hayal!
Ekonomide 'şahlanış' vaat edenlerin Türkiye’yi getirdiği nokta: 15 yaşındaki çocuklar okul sırasında olması gerekirken, 60 yaşındaki emekliler ise dinlenmesi gerekirken iş kuyruğuna girdi. İŞKUR verileri, bir neslin umudunun, bir neslin ise huzurunun çalındığını tescilledi.Türkiye ekonomisinde "model" adı altında yürütülen denemelerin faturası, toplumun en kırılgan kesimlerine; çocuklara ve yaşlılara kesildi. İŞKUR’un yayımladığı son veriler, iktidarın "istihdam artıyor" söyleminin ardındaki acı gerçeği bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Türkiye, bir yandan çocuk işçiliğinin normalleştiği, diğer yandan emekliliğin bir lüks haline geldiği bir "geçim savaşı" sahasına dönüştü.
Çocuklar Okula Değil, Şantiyeye ve Atölyeye
Son dört yılda 15-19 yaş arasındaki genç işsizlerin sayısının yüzde 137 artarak 196 bine ulaşması, ekonomi dünyasında eğitim ve ekonomik güvencedeki çöküşün somut bir kanıtı olarak yorumlanıyor. Gelinen bu nokta, çocukların eğitimden koparak iş gücüne itildiğini ve bir neslin henüz yolun başındayken düşük ücretli işlere mahkûm edildiğini gözler önüne seriyor.
İktidarın eğitim politikalarını sanayiye ucuz işgücü sağlama üzerine kurgulaması, Türkiye’nin entelektüel geleceğini feda etmekten başka bir anlam taşımamaktadır.
Mezarda Emeklilik Bile Hayal Oldu
Öte yandan, 60 yaş ve üzeri
Vatandaşların iş arama oranındaki yüzde 48,8’lik devasa artış, sosyal güvenlik sisteminin iflasını simgeliyor. On yıllarca bu ülkeye hizmet etmiş, emekli olup huzur bulması gereken vatandaşlar; enflasyon canavarı ve düşük emekli maaşları nedeniyle yeniden iş kapılarına mahkûm edildi. Bugün 65 yaşındaki bir vatandaşın, 18 yaşındaki bir gençle aynı güvenlik kulübesinde ya da temizlik işinde rekabet etmek zorunda bırakılması, "sosyal devlet" ilkesinin tabutuna çakılan son çividir.
Örneklerle İktidarın Öncelik Krizi
Saray harcamalarının, devasa faiz ödemelerinin ve kamu-özel işbirliği adı altındaki rantiye transferlerinin sürdüğü bir düzende;
Üniversite mezunları kuryelik yapmak için sıra beklerken,
60 yaşındaki usta öğreticiler geçinebilmek için marketlerde reyon dizme yarışı verirken,
Ve henüz reşit bile olmamış binlerce çocuk, aile bütçesine katkı sağlamak için ağır iş kollarına itilirken;
Ekonomik başarılardan bahsetmek, toplumun aklıyla alay etmektir.
İŞKUR verileri göstermektedir ki, bu ekonomi yönetimi sadece bugünü değil, yarını da tüketmiş gibi görünüyor. Türkiye, artık çalışanların değil, "hayatta kalmaya çalışanların" ülkesi haline geldi. İktidarın yarattığı bu "beka sorunu"nu, dış güçlerde değil, bizzat işsizlik ve yoksulluk kuyruklarında aranmalıdır.
Yorumlar
Yorum Gönder