Bel Altı Siyaset CHP’yi İktidar Kapısına Dayadı: Çekingen Seçmen CHP İçin Gün Sayıyor!

​Türk seçmeninin, mühendislik ürünü operasyonlara karşı her zaman savunmacı bir refleks geliştirdiğini görüyoruz. Bunun en somut örneği ise, 2011 seçimleri öncesinde Milliyetçi Hareket Partisi’ne (MHP) yönelik yapılan kaset kumpaslarıydı. O dönemde MHP’nin baraj altında kalacağı hesaplanırken, seçmen bu "bel altı" müdahaleyi reddederek partisine sahip çıkmış ve MHP, 1980 sonrası dönemdeki en kritik eşiklerinden birini aşarak meclisteki yerini korumuştu.

​Bugün de aynı şekilde CHP üzerinde kurulan baskı mekanizmaları da benzer bir "ters manyetik" etki yaratıyor. Halkın gözünde inandırıcılığını yitiren yargısal süreçler ve siyasi yasak tartışmaları, CHP’yi sadece bir muhalefet partisi olmaktan çıkarıp, toplumsal bir direniş odağına dönüştürmektedir.

​Güncel anket verileri, CHP’nin yükselişini net bir şekilde gösterse de, aslında buzdağının görünmeyen kısmı çok daha büyük. Mevcut siyasi iklimde, özellikle kamuda çalışan veya iktidarla dolaylı bağları olan seçmenler, anketörlere gerçek tercihlerini söylemekten çekiniyor. "Çekingen seçmen" teorisi, Türkiye’de her zaman iktidarın aleyhine sonuçlandığı da tecrübe edilen bir gerçektir. Siyaset bilimciler de bu konuya dikkat çekiyor ve sandık başına gidildiğinde, ankete yansımayan o sessiz öfkenin CHP hanesine yazılacağı öngörüsünü paylaşıyor.

​AKP iktidarı, geçmişte kendisine başarı getiren "kutuplaştırma" ve "rakibini oyun dışı bırakma" stratejisini bugün en büyük yanlışı yaparak sürdürüyor. Ancak bu yöntem artık metal yorgunluğuna uğramış durumda.

İçi boşaltılmış siyasi tartışmalar, halkın tenceresindeki yangını örtmeye yetmiyor.
Muhalefete yönelik her operasyon, adalete olan inancı zayıflatırken CHP’yi "mağdur ama dik duran" bir pozisyona taşıyor. CHP’nin yerel yönetimlerdeki başarısı ve kurduğu geniş ittifak zemini, "Bunlar giderse kim gelecek?" sorusuna somut bir yanıt oluşturmuştur.

​Cumhuriyet Halk Partisi, bugün sadece kendi tabanının değil, adaletsizlikten ve ekonomik krizden bunalmış her kesimin sığınağı haline gelmiş durumda. Operasyonlar halk nezdinde "siyaseti dizayn etme çabası" olarak kodlandığı müddetçe, bu rüzgar CHP’yi iktidara taşıyan en güçlü yakıt olacaktır.
​Siyasi tarih, halkın vicdanına çarpan operasyonların her zaman bumerang gibi geri döndüğünü yazar. Bugün CHP için esen rüzgar, sadece bir oy artışı değil, bir "yönetim değişiminin" de ayak sesleridir.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Parlamento Güvenliğinde Yeni Dönem Tartışmaları da Beraberinde Getirdi

Meclis Kreşinde “Din Eğitimi” Tartışması: Aileler Ayakta!

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!