Yerel Seçimlerden İki Yıl Sonra: 85 Belediyede Seçmen İradesi Müdahaleyle Değiştirildi!!
TÜM-BEL SEN’in 2026 raporu acı tabloyu belgeledi. 31 Mart 2024’te halkın tercihiyle şekillenen belediyeler, iki yıl içinde kayyumlar, tutuklamalar ve siyasi transferlerle tanınmaz hale geldi. 8,8 milyondan fazla seçmenin iradesi 'idari işlemlerle' bypass edildi; yerel demokrasi fiilen askıya alındı.
TÜM-BEL SEN’in verilerine göre: 30 belediyede seçilmiş belediye başkanları veya eş başkanlar doğrudan görevden alındı. Bu belediyeler arasında Van, Mardin gibi büyükşehirler de yer alıyor.
55 belediyede ise belediye meclis üyelerinin parti değiştirmesi veya meclis aritmetiğinin manipüle edilmesiyle yönetim fiilen başka partilere geçti.
Bu 85 belediyede, 31 Mart 2024 seçimlerinde muhalefet adaylarının aldığı toplam oy 8 milyon 845 bin 767 olarak hesaplandı. Ortaya konulan rakam, Türkiye genelinde kullanılan geçerli oyların yaklaşık %20,5'ine karşılık geliyor. Başka bir ifadeyle, her 5 seçmenden birinin oyu bu müdahalelerle etkisiz hale getirilmiş oldu. Ayrıca raporda, bu operasyonlar kapsamında CHP'nin aldığı oyların %44,4'ünün ve DEM Parti'nin aldığı oyların %27,7'sinin bu şekilde “gasp edildiği” belirtildi.
Rakamların Anlamı
Seçimlerde sandıkta oluşan irade, seçim sonrası süreçte yargı kararları, idari işlemler ve siyasi transferlerle sistematik olarak değiştirildi.
Bazı belediyelerde kayyum atamaları yapılırken, bazılarında başkanlar tutuklama veya soruşturma gerekçesiyle uzaklaştırıldı, yerlerine vekil veya atama yoluyla yönetim kuruldu.
Meclis üyelerinin parti değiştirmesiyle oluşan “aritmetik değişiklikler”, doğrudan seçmen tercihini bypass eden bir yöntem olarak öne çıkıyor.
TÜM-BEL SEN, bu tabloyu “seçme ve seçilme hakkının fiilen işlevsiz kılınması” ve “belediye kaynaklarının halkın tercih ettiği yönetim anlayışı dışında kullanılması” olarak değerlendirdi.
Sendika, büyükşehirlerden ilçelere kadar geniş bir yelpazede yaşanan bu değişimlerin, yerel demokrasiyi fiilen askıya aldığı görüşünde. Bu veriler, 31 Mart 2024'te sandığa yansıyan iradenin, iki yıl içinde ne ölçüde törpülendiğini somut rakamlarla ortaya koyuyor.
Toplamda 8,8 milyondan fazla seçmenin oyu, çeşitli idari ve hukuki mekanizmalarla karşılıksız bırakılmış durumda. Yerel yönetimlerdeki bu bilanço, Türkiye'de demokrasinin sadece seçim günüyle sınırlı kalmadığını, seçim sonrası süreçlerin de aynı derecede kritik olduğunu bir kez daha gösteriyor. Seçmen iradesinin korunması, sadece oy kullanmakla değil, oyların seçimden sonraki günlerde de etkili kalabilmesiyle mümkün olabileceğini bir kez daha ortaya koyuyor.
Dur bakalım hayırlısı.
YanıtlaSil