İktidarın ‘İşine Bak’ Kibirine Sert Tepki: “Sistemi Çürüttünüz, Devleti Yok Ediyorsunuz!”
Meclis Genel Kurulu’nda tansiyon yükseldi; iktidar milletvekillerinin muhalefet milletvekillerine yönelik 'İşine bak!' çıkışları, parlamentoda sert bir 'insanlık ve devlet adamlığı' tartışmasına dönüştü. Muhalefetin, iktidarın güç zehirlenmesine ve hukuksuzluklara karşı yükselttiği 'Sistemi çürüttünüz, yarın sokakta yüzünüze bakmayacaklar' sözleri, Türkiye’nin içinde bulunduğu yönetim krizini bir kez daha gözler önüne serdi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu, iktidarın denetim mekanizmalarına karşı takındığı sert tavır ve muhalefetin "sistem çürüdü" tepkilerine sahne oldu. MHP'li Meclis Başkanvekili Celal Adan’ın yönetimindeki birleşimde, AKP sıralarından yükselen "tehditkâr dil" ve muhalefetin iktidar vekillerine yönelik "gittikleri yerlerde çay bile vermeyecekler" çıkışı hafızalara kazındı.
İktidar Sıralarında 'İşine Bak' Küstahlığı
Tartışmanın fitili, İYİ partili bir muhalefet milletvekilinin kürsüde konuşma yaptığı sırada AKP sıralarından yükselen gürültü ve müdahalelerle ateşlendi. İYİ Parti Antalya Milletvekili Uğur Poyraz, iktidar vekillerinin sergilediği tutumu "devlet adamlığı adabından uzak bir zihniyet" olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi.
Poyraz, kürsüdeki İYİ Parti Milletvekili Selcan Taşcı'ya, "İşine bak!" diye bağıran AKP İstanbul Milletvekili Yücel Arzen Hacıoğulları'nın parlamento karnesini açıklayarak şu ifadeleri kullandı:
"Hatibimize ‘İşine bak!’ diyen milletvekilinin ilk imza sahibi olduğu kanun teklif sayısı sıfır, soru önerge sayısı sıfır... Üç yıllık milletvekili, Genel Kurulda sadece 6 defa konuşmuş. Bu vekil, her oturumda söz alan hatibimize ‘İşine bak!’ diyor. İşte bu zihniyetin sonucunda bugün valilerin ve başhekimlerin neye cüret ettiğini tek tek yaşıyoruz".
"Sistemi Çürüttünüz, Devleti Yok Ediyorsunuz"
Tartışmaların odağındaki bir diğer isim olan İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan ise iktidarın yönetim anlayışını "çürüme" kelimesiyle özetledi. Türkkan, iktidar sıralarına dönerek yaptığı konuşmada, güç zehirlenmesine dikkat çekerek şunları söyledi:
"Sistemi çürüttünüz, sistemi çürüttüğünüz gibi devleti de ellerimizin, avuçlarımızın arasından yok ediyorsunuz. Lütfen, rica ediyorum, biraz kendinize gelin. Bu gücü ellerinde bulunduranlar şu anda kendilerini dev aynalarında görebilirler ama bazıları var ki, ben inanıyorum, milletvekillikleri, bakanlıkları bittikten sonra gittikleri kahvede çay bile vermeyecekler onlara!"
"Vicdan Bekliyoruz Ama Ses Yok"
Meclis’teki gerginlik sadece üslup tartışmalarıyla sınırlı kalmadı. Muhalefet milletvekilleri, iktidarın hukuku bir "operasyon aracı" olarak kullandığını ve yoksulluğu "terbiye aracı" haline getirdiğini savundu. Saadet Partisi İstanbul Milletvekili Bülent Kaya, beraat edenlerin bile işe iade edilmemesini eleştirerek, "Cezalandıracaksanız önce kendi kardeşlerinizi, hâlâ siyasi partinizde faaliyet gösteren byLock kullananları cezalandırın. Vicdan bekliyorum AK Parti’li arkadaşlardan, hiç mi vicdanlı bir ses yok?" diyerek iktidarın adalet anlayışındaki çifte standardı deşifre etti.
Genel kurul çalışmalarına gelmeyen AKP'li milletvekillerine tepki gösteren, Meclis Başkanvekili Celal Adan, iktidar sıralarına dönerek, "Burada babanızın çocuğu yok geleceksiniz... sizi kınıyorum" diyerek tepki gösterdi. zaman zaman sükûneti sağlamakta zorlandığı oturumda, iktidarın "tehditkâr dili" ve muhalefetin "toplumsal çürüme" uyarıları, Türkiye'nin içinde bulunduğu yönetim krizinin parlamentodaki en somut yansıması oldu.
Yorumlar
Yorum Gönder