Devletin Koruması Gereken Çocuklar Devlet Eliyle Şiddet Görüyor: Okulda Öğretmen, Sokakta Polis!
Saha Araştırmaları Merkezi SAMER tarafından hazırlanan "1 Ocak - 31 Mart 2026 Çocuklara Yönelik Şiddet Vakaları İncelemesi" raporu, yılının ilk üç ayını kapsayan basın taraması sonuçları, çocuklara yönelik şiddetin yalnızca bireysel vakalar olmadığını, aksine kurumsal ve yapısal bir sorun haline geldiğini ortaya koydu.
Rapor, çocukların en güvenli olması gereken okul ve güvenlik birimleri gibi alanlarda dahi ciddi risk altında olduğunu gösteren çarpıcı bulgular içeriyor.
Kurumsal Failler Öne Çıkıyor
Öğretmenler ve Kolluk Kuvvetleri
Raporun en dikkat çekici kısımlarından birini, şiddet faillerinin profili oluşturuyor. Faillerin belirlenebildiği vakalar incelendiğinde, kamu hizmeti yürüten kesimlerin çocuklara yönelik şiddetteki payı endişe verici düzeyde.
Eğitim Ortamında İstismar Belirlenebilen failler içinde öğretmenler %13,8 ile en üst sıralarda yer almakta. Cinsel istismar vakalarının %56,3 gibi büyük bir çoğunluğunda failin öğretmen olduğu görülmekte.
Güvenlik Birimlerinde Şiddet Kolluk kuvvetleri, %11,3’lük bir oranla failler arasında ikinci sırada geliyor. Özellikle işkence ve kötü muamele vakalarının %95,2 gibi neredeyse tamamının kolluk kuvvetleriyle ilişkili olması, çocukların devlet koruması altındaki alanlarda maruz kaldığı şiddeti gözler önüne seriyor.
Şüpheli Ölümler ve İhmaller Zinciri
Raporda yer alan şiddet türleri, çocuk koruma politikalarındaki eksiklikleri ve denetimsizliği işaret ediyor.
Her Üç Vakadan Biri Şüpheli Ölüm Vakaların %30’u "şüpheli ölüm" kategorisinde yer almakta olup, bu başlık altında ihmal sonucu gerçekleşen ölümler de bulunuyor.
Bebekler ve Küçük Çocuklar Büyük Risk Altında Şüpheli ölüm vakaları özellikle 0-1 yaş (%54,5) ve 2-5 yaş (%66,7) gibi savunmasız gruplarda yoğunlaşmakta. Bu durum, en küçük yaş gruplarının dahi sistematik bir koruma kalkanından mahrum olduğunu kanıtlıyor.
Şiddetin Görünmeyen Yüzü "Faili Meçhul" Vakalar
Vakaların %45,8'inde failin bilinmiyor olarak kaydedilmesi, adli ve idari süreçlerin etkinliğini sorgulatıyor. Faillerin önemli bir kısmının tespit edilememesi veya basına yansımaması, cezasızlık algısını güçlendirmekte ve çocukları yeni şiddet vakalarına karşı korumasız bırakıyor.
Yapısal Çözüm Şart
SAMER’in raporu, çocuklara yönelik şiddetin bireysel birer trajedi olmaktan öte; eğitimden güvenliğe, aileden sosyal çevreye kadar her alanda üretilen yapısal bir kriz olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu verilerin çocuk koruma politikalarının bütüncül olarak yeniden ele alınması ve denetim mekanizmalarının ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini bir kez daha hatırlattığını belirtiyor.
Yorumlar
Yorum Gönder