İntibak Krizi Büyüyor: Muhalefetten Sert Tepki!

Yıllarca prim ödeyen milyonlarca emekli açlık sınırında yaşamaya mahkûm edilirken, Meclis’te muhalefet milletvekilleri intibak yapılmamasını ve prim-maaş dengesizliğini sert sözlerle eleştirdi. “Bu sistem sosyal güvenlik değil, yoksulluk düzenidir” diyen vekiller, iktidarı emekliye sırt dönmekle suçladı.

CHP, İYİ Parti ve DEM Parti milletvekilleri, emeklilerin yaşadığı derin mağduriyetin artık görmezden gelinemeyeceğini vurgulayarak iktidarı sert bir dille eleştirdi.
Bu Bir Sosyal Güvenlik Sistemi Değil, Yoksulluk Mekanizmasıdır”
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada emeklilik sistemini “adaletsizliğin kurumsallaşmış hâli” olarak tanımladı.
Ağbaba, “Aynı süre çalışmış, aynı primleri ödemiş emekliler arasında uçurum var. Bunun adı teknik sorun değil, bilinçli siyasi tercihtir. İntibakı bilerek yapmıyorsunuz çünkü emekliyi maliyet kalemi olarak görüyorsunuz.” sözleriyle iktidarı hedef aldı.
“Emekliye Sabır, Yandaşa Kaynak”
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır ise emeklilere reva görülen maaşlarla bütçe politikaları arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
Başarır, “Konu emekli olunca ‘bütçe yok’, konu yandaş müteahhit olunca milyarlar var. Emekliye sabır, yandaşa kaynak… Bu adaletsizliktir.” diyerek prim-maaş dengesinin tamamen çöktüğünü söyledi.
Çok Prim Ödeyen Cezalandırılıyor”
İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, sosyal güvenlik sisteminin temel mantığının ortadan kalktığını vurguladı.
Usta, “Bugün yüksek prim ödeyenle düşük prim ödeyen neredeyse aynı maaşı alıyor. Bu sistem çalışmayı, üretmeyi, kayıtlı istihdamı cezalandırıyor. Adalet yoksa sistem de yoktur.” ifadelerini kullandı.
Bu Bir İnsan Hakları Sorunudur”
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu ise konuyu sosyal ve insani boyutuyla ele aldı.
Gergerlioğlu, “Emekliler ilaç alamıyor, kira ödeyemiyor. Bu sadece ekonomik bir mesele değil, açık bir insan hakları ihlalidir. Devlet, kendi yurttaşını bu koşullara mahkûm edemez.” dedi.
Sadaka Değil, Hak”
Muhalefet milletvekilleri ortak bir noktada birleşiyor. Emekliler yardım ya da lütuf değil, yıllarca ödedikleri primlerin karşılığını istiyor. İntibak düzenlemesi yapılmadan, prim-maaş ilişkisi adil hâle getirilmeden emeklilik sisteminin sürdürülebilir olmadığını vurguluyor.

Ancak tüm bu çağrılara rağmen iktidar cephesinde hâlâ somut bir adım yok. Emeklilerin talepleri kulak ardı edilirken, her geçen gün büyüyen mağduriyet, toplumsal bir öfkeye dönüşüyor.

Bu tablo karşısında şu soru giderek daha yüksek sesle soruluyor:
Bu ülkeyi ayakta tutan milyonlarca emekli daha ne kadar yok sayılacak?

Yorumlar