Vakıflar Kanunu’yla Yerel Yönetimlere Darbe: Vakıf Değil, Varlık Devri, Halkın Mülkü Merkeze Teslim!

İktidarın Meclis’e getirdiği “Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Teklif”, vakıf geleneğini korumaktan çok yerel yönetimlerin elindeki taşınmazları merkezileştiriyor. Hukukçulara göre düzenleme, Anayasa’daki “yerinden yönetim” ilkesini zedeliyor; halk yararı ise kağıt üzerinde kalıyor.

Amaç koruma değil, kontrol”

Yüzyıllardır toplumsal dayanışmanın ve kültürel mirasın temeli sayılan vakıf geleneği, yeni yasa teklifiyle farklı bir yön alıyor.
İktidarın hazırladığı düzenleme, belediyelerin elindeki kültür varlıklarını Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devredilmesini öngörüyor.

Hukukçulara göre bu değişiklik, vakıf mallarının korunması bahanesiyle yerel yönetimlerin elindeki yetkilerin merkezî idareye aktarılmasına neden olacak.
Anayasa hukukçuları, yerinden yönetim ilkesinin bu teklifin en çok zarar verdiği unsurlardan biri olduğunu, halkın malını halk adına yöneten kurumların devre dışı bırakıldığına dikkat çekiyor.
Belediyeler halkla temas eden kurumlardır”

Yeni yasa, geçmişte vakıf yoluyla oluşturulmuş; ancak zamanla belediye veya kamu mülkiyetine geçmiş taşınmazların tekrar Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne devrini içeriyor.
Bu düzenleme, yıllardır kültür varlıklarını restore edip halkın erişimine açan belediyelerin elini kolunu bağlayacak.

İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerde yapılan restorasyonların artık merkezi kurumların inisiyatifine geçeceği belirtiliyor.

 Yerel yönetim uzmanları ise:
“Bu yasayla halkın kullandığı alanlar, bürokratik duvarların arkasına gizleniyor. Kültür varlıklarını halka kazandırmak değil, yönetimini devralmak amaçlanıyor” görüşünü dile getiriyor.

Kültür değil kira düzeni

Teklifin öne çıkan maddeleri, vakıf taşınmazlarının kira süresini 3 yıldan 5 yıla çıkarıyor ve kiralama yetkisini genişletiyor.
Ancak yasa metninde şeffaflık, denetim ve kamu yararı kavramlarına yer verilmiyor.
Uzmanlar, bu değişikliğin kültürel mirasın korunmasından çok ticari kiralama modelini güçlendireceğini vurguayarak, “Kira süresini uzatmak kültür mirasını korumaz, sadece gelir beklentisini artırır. Halkın erişimi tehlikeye girer” uyarısında bulunuyor.
Şeffaflık yerine belirsizlik

Yasada hangi taşınmazların kimlere ve hangi kriterlerle kiralanacağı net olarak tanımlanmıyor.
Bu durum, geçmişte Boğaz’daki bazı yalıların ve tarihi yapıların özel işletmelere devredilmesi gibi örnekleri hatırlatıyor.
Hukukçulara göre bu madde, “rant ve ayrıcalıklı tahsis riski” taşıyor.
“Kamu yararını koruyacak bir denetim mekanizması yok. Kültür varlıkları ticari metaya dönüşme tehlikesiyle karşı karşıya”

Yerel yönetimler zayıflıyor

AKP'li Cumhurbaşkanı’nın geçtiğimiz aylarda dile getirdiği “yerel yönetimlerde düzenleme gerekiyor, süreçler tek elden yürümeli” sözleri, teklifin politik arka planını açıkça yansıtıyor.
Ancak uzmanlara göre “tek elden yürütme” modeli, demokratik ve katılımcı yönetim anlayışıyla taban tabana zıt.

Hukukçular, düzenlemenin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na da aykırı olduğunu vurguluyor.
Yerel idarelerin devre dışı kalması, hem demokratik hesap verebilirliği hem de kültürel katılımı zayıflatacağı ifade ediliyor.
Vakıf geleneği güçlenmiyor, zayıflatılıyor” 

Teklifin gerekçesinde “vakıf geleneğini koruma” iddiası yer alsa da, maddelere bakıldığında bu amaca hizmet eden tek bir hüküm bulunmuyor.
Aksine, vakıfların gelirleri, taşınmazları ve faaliyetleri merkezi kurum denetimine bağlanıyor.

Bu durum, Osmanlı’dan bugüne taşınan vakıf sisteminin “toplum için maldan feragat etme” anlayışını ortadan kaldırarak, onu bürokratik mülkiyet devri modeline dönüştürüyor.

Halkın malı halktan uzaklaştırılıyor

Yasa teklifi, görünürde “vakıf kültürünü güçlendirme” hedefi taşısa da, özünde kültür mirasını merkezileştirme ve kontrol etme eğilimini güçlendiriyor.
Belediyeler eliyle halka açılmış birçok alanın geleceği belirsizleşirken, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ticari işletme ve kiralama gücü artıyor.

Uzmanlar uyarıyor: “Bu yasa, vakıfları değil, iktidarın taşınmaz üzerindeki kontrolünü büyütüyor. Halkın mirası bürokrasinin malı hâline getiriliyor.”

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Parlamento Güvenliğinde Yeni Dönem Tartışmaları da Beraberinde Getirdi

Meclis Kreşinde “Din Eğitimi” Tartışması: Aileler Ayakta!

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!