Kayıtlar

Ekim, 2025 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bütçe Komisyonu’nda Can Atalay Gerginliği: CHP, Kurtulmuş’u Göreve Davet Etti

Resim
CHP, Bütçe Komisyonu görüşmelerinde Meclis Başkanı’na Silivri’de tutuklu bulunan Hatay Milletvekili Can Atalay için çağrıda bulundu. Veli Ağbaba: “Can Atalay uzun süredir haksız biçimde özgürlüğünden mahrum. Sayın Numan Kurtulmuş’un artık bu tabloya sessiz kalmaması gerekir. Atalay’a sahip çıkmak sadece Hatay’ın değil, Meclis iradesinin gereğidir. Bu sorumluluk öncelikle Meclis Başkanı’na düşmektedir. Sayın Kurtulmuş’u ve Meclis’i göreve davet ediyoruz.”

Kulislerde Isınan Dosya: Babacan-Davutoğlu Ekseninde Yeniden Yapılanma

Resim
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Başbakan Yardımcılığı yapan Ali Babacan, iç politikada yeniden aktif olma arayışında. Kulislerde Babacan’ın “Maliye ve Adalet” bakanlıklarını istediği; Davutoğlu’nun ise “Ulaştırma ve Ticaret” bakanlıklarına talip olurken, kapatılan ve kendisinin olan Şehir Üniversitesinin yeniden açılmasını istediği konuşuluyor. Bu talepler, olası bir kabine revizyonu ve yeniden yapılanma sürecinin habercisi olarak görülüyor. Bürokraside Büyük Değişim Hazırlığı Siyasi çevrelerde, üst düzey kamu kurumlarında görev yapan bürokratların büyük ölçüde değişeceği söyleniyor. Bu değişimin sadece kadro yenilenmesi değil, aynı zamanda “yeni bir yönetim anlayışına geçiş” anlamına geldiği belirtiliyor. Amaç, yeni döneme uygun bir “çekirdek ekip” oluşturmak. Erken Seçim hazırlığı mı? Kulislerde konuşulan bir diğer iddia da, bu yeniden yapılanmanın 2026 baharında olası bir erken seçime hazırlık olduğu yönünde. Yani kabine ve bürokraside yapılacak değişim, seçim ...

Alman Şansölyesi'nden İktidara Soğuk Duş: Muhalefet Mahkemeye Çıkarılmamalı, Hükümetle Yarışmalı!!

Resim
Almanya Şansölyesi Olaf Scholz’ün, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Ankara'da düzenlediği ortak basın toplantısında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yargı süreciyle ilgili yaptığı sert çıkış, Ankara’da soğuk duş etkisi yarattı. Scholz’ün sözleri, Türkiye’deki adalet ve demokrasi anlayışına yönelik uluslararası eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. Scholz'den Net Mesaj: “Muhalefet Mahkemeye Çıkarılmamalı, Hükümetle Yarışmalı” Basın toplantısında İmamoğlu’nun yargı sürecine dair bir soruya yanıt veren Şansölye Scholz, son derece açık bir tavır sergiledi: “Çok ama çok kötü bir gelişme. Bu denli önemli bir muhalif siyasetçinin gözaltına alınması, hem Türkiye’nin demokrasisi hem de Türkiye-Avrupa ilişkileri için zararlı. Muhalefet ve hükümet birbiriyle yarışmalı. Muhalefet mahkemeye çıkarılmamalı. Buna hemen bir son verilmeli.” Scholz’ün bu ifadeleri, Türkiye’deki yargı süreçlerinin siyasallaştığı yönündeki uluslararası eleştiriler...

Ülke Artık Tefeciye Düşmüştür!

Resim
​ ​İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili Erhan Usta, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda yaptığı konuşmada iktidarın ekonomi politikalarını sert bir dille eleştirerek, ülkedeki yoksulluk ve gelir dağılımı adaletsizliğine dikkat çekti. Usta "Milyoner Sayısı Artıyor Ama Millet Açlığın Altında Boğuşuyor. Ülke Artık Tefeciye Düşmüştür!" dedi. ​Usta, eleştirilerinin odağına yüksek gösterilen milli gelir rakamlarını koyarak, açıklanan kişi başına düşen milli gelirin (17.000 dolar üzeri) sahadaki gerçekliği yansıtmadığını savundu.  ​" Dolar Milyonerleri Artarken Milyonlar Aç" ​Türkiye'nin 2024 yılında dolar milyoner sayısını en çok artıran ülkelerden biri olmasına rağmen, toplumun büyük bir kesiminin açlıkla mücadele ettiğini belirten Usta, "Bu ülkenin yarısına yakını asgari ücretler dolayında ücretlerle geçinmek zorunda. Türkiye'de bir yandan milyoner sayısı artıyor ama diğer tarafta açlığın altında boğuşan milyonlar var, bunu ...

Birinci Meclis’te Sessizlik: Cumhuriyetin Kalbi İlgi Bekliyor!

Resim
ÖZEL HABER Gazeteci Hülya Özmen, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle ziyaret ettiği Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin sessizliğine dikkat çekerek, ilgi beklediğini söyledi. Özmen, “Cumhuriyetin kurulduğu bu mecliste rehberlik hizmeti yok, ziyaretçiler girdikleri salonun tam olarak kendilerine ne anlattığını bilmiyor. Bilen birisi varsa o kişiyi dinliyorlar” diyerek yetkilileri uyardı. Cumhuriyetin Kurulduğu Meclis Sessizliğe Büründü Kurtuluş Savaşı kararlarının alındığı, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı Birinci Meclis, bugün sessiz ve ilgisiz bir halde. Anıtkabir’deki gibi sesli rehberlik bulunmadığı için ziyaretçiler, tarihi binanın anlamını tam olarak öğrenemiyor. “ Bu Meclis Halkın Ellerinde Kuruldu” 29 Ekim’de yaptığı ziyarette gözlemlerini kulislerden.blogspot.com adresinde paylaşan Gazeteci Özmen, meclisin tarihi önemine dikkat çekti: “Birinci Meclis, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu yerdir. Daha fazla tanıtılmalı çünkü burası halkın kurduğu me...

Ağbaba'dan Casusluk Bombası! Komisyon'da O Fotoğrafları Gösterdi: "İktidar Cevap Versin!"

Resim
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu görüşmeleri öncesinde, casus olduğu ileri sürülen Hüseyin Gün'ün AKP'nin üst düzey yöneticilerle olan ilişkilerini gözler önüne seren görselleri göstererek iktidarı sert bir dille eleştirdi. ​Plan ve Bütçe Komisyonu'nun kritik toplantıları başlamadan hemen önce söz alan Veli Ağbaba, elinde tuttuğu ve kamuoyunda tartışmalara neden olan bir fotoğrafı gösterdi. Bu görselde, casusluk iddialarıyla anılan Hüseyin Gün'ün, AKP'li çok sayıda üst düzey yönetici, bakan ve siyasetçiyle çekilmiş samimi pozları yer alıyordu. Casusluk Şüphelisi ve İktidar İlişkisi Gündemde ​Ağbaba, casusluk iddialarının odağındaki bir ismin, iktidar partisinin en tepesindeki isimlerle bu denli yakın ilişkiler kurabilmesinin tesadüf olmadığını ve bu durumun araştırılması gerektiğini vurguladı. ​CHP'nin Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü Veli Ağbaba, eleştirisinde şunları söyledi: "Bu fotoğraflar...

Erdoğan'ın, "Ülkemizde Bir Toplu İğne Üretebiliyor Muyduk?" Söylemine, Belgeler ve Tarihsel Gerçekler Ne Diyor? İşte Yanıtı!

Resim
AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çeşitli konuşmalarında dile getirdiği ve iktidar olduğu dönemde altyapıdan enerjiye, eğitimden sağlığa kadar her alanda kendinin yaptığını vurgulayarak, “Ülkemizde bir toplu bile iğne üretebiliyor muyduk?" sözleri gündem olmaya devam ediyor.  İktidar, algı yaratmak için bilinçli olarak bu söylemleri dile getirse de cumhuriyetin ortaya koyduğu gerçekler, halkın gözünde hiçbir zaman unutulmuyor. Çünkü resmi arşivler, açılış kayıtları ve kamu projelerinin tarihleri incelendiğinde, Türkiye’nin altyapı ve kurumsal birikiminin çok daha önceki dönemlere dayandığı görülüyor. İşte dünden bugüne gerçekler: Ulaşım Altyapısı: Köprüler, Metrolar ve Karayolları İstanbul’un iki yakasını karayolu ile birbirine bağlayan ilk büyük asma köprü olan Boğaziçi Köprüsü (bugünkü adıyla 15 Temmuz Şehitler Köprüsü) 30 Ekim 1973 tarihinde hizmete açıldı. Dönemin Başbakanı Naim Talu ve Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün katıldığı törenle açılan...

Kanlı Devir-Teslim: Eli Palalı-Polis Yan Yana, Öğrenci Hastanede Gözaltında!

Resim
Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampüsü’nde yaşanan olaylar, Türkiye’de üniversite güvenliği ve kolluk güçlerinin tarafsızlığı konusunda ciddi tartışmalara yol açtı. Görgü tanıklarının ve sosyal medyada yayılan görüntülerin aktardığına göre, yüzleri maskeli bazı kişiler pala ve bıçaklarla öğrencilere saldırdı. Saldırıda yaralanan öğrenciler olduğu bildirilirken, olayın ardından polis ekiplerinin saldırganları değil, bazı öğrencileri gözaltına alması tepkilere neden oldu. Olay anına ait videolarda, saldırganların “devir-teslim töreni” adı altında kampüse girdikleri ve karşıt görüşlü öğrencilerin üzerine pala ve taşlarla yürüdükleri görülüyor. Üniversite yönetimi ve güvenlik birimleri olaylara geç müdahale etmekle eleştirilirken, saldırganların kampüsten rahatça uzaklaştığı iddia edildi. Polisin müdahalesi ise tartışmaların merkezinde. Yaralı öğrencilerin gözaltına alınması ve hastane önlerinde yaşanan gerginlik, “çifte standart” ve “tarafsızlık ihlali” eleştiriler...

Sahte Casusluk Kurgu’sundan ‘KİM’ Uygulamasına: İktidarın Veri Güvenliği Açığı ve Siyasi Tezgâh Tartışması!

Resim
İktidarın veri güvenliğini sağlayamayıp, muhalefeti casusluk iddialarıyla hedef aldığı eleştirileri büyüyor. Namık Tan’ın “sahte kurgu” ifadesiyle çürüttüğü iddialar, devletin hem hukuk hem de dijital güvenlik alanında alarm veren zaaflarını bir kez daha gözler önüne serdi. Casusluk İddialarının Diplomatik Boşluğu CHP İstanbul Milletvekili Namık Tan, söz konusu suçlamaları “devlet ciddiyetiyle bağdaşmayan, siyasi amaçlı bir tezgâh” olarak değerlendirdi. Eski Büyükelçi Namık Tan, CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili casusluk iddiasına, “zerre kadar gerçeklik payı” bulunsaydı, Dışişleri Bakanlığı’nın İngiltere Büyükelçisi’ni çağırıp açıklama istemesi diplomatik bir zorunluluk olurdu. Böyle bir adımın atılmamış olması, konunun devlet düzeyinde bile ciddiye alınmadığına işaret ediyor" diyerek tepki gösterdi. Uzmanlara göre, bu tablo Türkiye’de hukuki süreçlerin siyasallaşması endişesini büyütüyor. Del...

Siber Güvenlik Ataması Tartışma Yarattı: Liyakat ve Güvenlik Gündemde!

Resim
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik gündeme gelen “casusluk” iddiaları, Türkiye’de dijital güvenlik ve kişisel verilerin korunması konusunu yeniden gündeme taşıdı. Bu süreçte, ülkenin siber güvenlik mimarisinin üst düzey bir pozisyonuna yapılan atama ise tartışma konusu oldu. Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak kurulan ve Türkiye’nin kritik dijital varlıklarını yönetmesi beklenen Siber Güvenlik Başkanlığı görevine, eski Türk Telekom CEO’su Ümit Önal atandı. Önal, önceki görevinde internet kullanıcılarının yüksek fatura ve düşük hız eleştirilerine karşı, “Türkiye’de internet tarifeleri sudan ucuz” açıklamasıyla biliniyor. Eleştiriler ve Tartışmalar CHP Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, atamayı liyakat açısından eleştirerek, bu tür kritik bir pozisyonda önceki görevlerdeki performansın yeterince dikkate alınmadığını savundu. Muhalefet, bir yandan İmamoğlu’na yönelik veri güvenliği iddialarının tartışıldığı bir ortamda, diğer yandan internet altyapısı...

AKP'nin İnfaz Yasası Reform Değil, Eski Hataların Tekrarı!

Resim
Meclis’e sunulan 30 maddelik infaz yasası teklifi, içerdiği düzenlemelerle tartışma yarattı. Hukukçular ve muhalefet, teklifin “adalet reformu” değil, eski hataların tekrarı olduğunu savunuyor. Özellikle daha önce kaldırılmış veya Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş 8 maddenin yeniden getirilmesi, tepkilerin odağı oldu. Geri Dönen Maddeler Tartışma Yarattı Teklifte yer alan maddeler arasında, TCK 170 ve 223 ile 5651 sayılı İnternet Kanunu değişiklikleri öne çıkıyor: TCK 170: “Genel güvenliği tehlikeye sokma” suçunun kapsamı genişletiliyor. Hukukçular, belirsiz ifadelerin keyfi cezalandırmalara yol açabileceğini belirtiyor. TCK 223: “Ulaşım araçlarının durdurulması veya kaçırılması” suçunda ceza artırımı öngörülüyor. Geçmişte çıkarılan madde şimdi yeniden getiriliyor. 5651 sayılı Kanun: BTK’ya mahkeme kararı olmadan içerik çıkarma ve erişim engelleme yetkisi veriliyor. Daha önce iptal edilen düzenleme, dijital sansür tehlikesi olarak değerlendiriliyor. “ R...

İmamoğlu Dosyası: Casusluk Suçlaması Siyaset ve Adalet Dengesi Üzerine Gölge Düşürdü!!

Resim
Türkiye, siyaset ve yargı arasındaki hassas denge tartışma konusu olmaya devam ediyor. Son olarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında başlatılan “casusluk” soruşturması, bu tartışmayı yeniden alevlendirdi. Soruşturmanın kapsamı ve dayanakları hakkındaki belirsizlikler, yargı süreçlerinin tarafsızlığı ve hukukun siyasetten bağımsızlığı konuları kamuoyunda yoğun tartışmalara yol açtı. Soruşturmanın Arka Planı İddialara göre, soruşturma “İstanbul Senin” adlı dijital uygulamadaki verilerin güvenliğiyle ilgili başlatıldı. Ancak bazı hukukçular, bu tür verilerin Türk Ceza Kanunu’nun 328. maddesinde tanımlanan casusluk suçu kapsamına girip girmediği konusunda şüphelerini dile getiriyor. Uzmanlara göre casusluk suçunun oluşması için bilgilerin “devletin güvenliğiyle doğrudan ilgili ve gizli nitelikte” olması gerekiyor. Soruşturmada adı geçen bazı isimlerin ifadeleri ve medyaya yansıyan iddialar, kamuoyunda “delil yeterliliği” ve “siyasi saikler” tartı...

Anayasa Açık, Görev Belli. Bekleyen Adalet. Numan Kurtulmuş Neyi Bekliyor?

Resim
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yaşanan Can Atalay süreci, artık bir milletvekilliği meselesinin ötesine geçmiş durumda. Bu süreç, hukukun üstünlüğü ilkesinin pratikte ne kadar işletildiğini sorgulatan bir tabloya dönüştü. Anayasa Mahkemesi (AYM), Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesini “yok hükmünde” sayarak, bu kararın uygulanması gerektiğini açıkça belirtti. Ancak aradan geçen zamana rağmen Meclis kayıtları hâlâ güncellenmedi. Gözler, bu süreci tamamlamakla görevli olan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un masasındaki imzada. Bu gecikme, yalnızca idari bir aksama değil; hukuk devleti refleksinin gecikmesi olarak da yorumlanıyor. Anayasa açık: AYM kararları bağlayıcı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 153. maddesi, AYM kararlarının “yasama, yürütme ve yargı organlarını bağladığını” açıkça ifade eder. Bu maddeye göre Meclis, AYM kararını uygulamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, kişisel veya siyasal tercihle ertelenemez. Ancak gelinen noktada, bu anayasal zorunlulu...

​Türkiye'de Derinleşen "Güven Endişesi": Muhalif Seslere Yönelik Son Operasyonlar Kaygıları Artırdı!!

Resim
Siyasetten medyaya, iş dünyasından sanata kadar toplumun farklı kesimleri, Türkiye'deki mevcut siyasi iklimin getirdiği hukuki belirsizlikler ve artan baskı algısı nedeniyle derin bir "güvende hissetmeme" endişesi yaşıyor.  Özellikle muhalif yayın organlarına yönelik son müdahaleler ve önde gelen gazetecilerin ağır suçlamalarla hedef alınması, bu endişeyi en üst seviyeye taşıdı. ​Gazeteciler, siyasetçiler ve iş insanları, mal varlıklarına el konulması ve medya kuruluşlarına kayyum atanması gibi uygulamaların, hukuki süreçlerden çok siyasi motivasyonlarla gerçekleştiği algısının yaygınlaştığını belirtiyor. Kayyum ve Casusluk İddiaları Medyayı Sarstı ​Muhalif medyaya yönelik son iki gelişme, bireysel ve kurumsal güvence tartışmalarını yeniden alevlendirdi. ​TELE1'e Kayyum Ataması: En son, eleştirel yayıncılığıyla bilinen TELE1 televizyonunun sahibi olan şirkete (ABC Radyo Televizyon ve Dijital Yayıncılık A.Ş.) Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun (TMSF)...

Tarımda Büyük Çöküş: İktidarın Plansız Politikaları Türkiye’yi Açlık Riskiyle Karşı Karşıya Getirdi!!

Resim
Çiftçi üretemiyor, raflar yanıyor, sofralar küçülüyor: iktidarın plansızlığı tarımı bitirdi. Kulislerden.blogspot.com’a konuşan CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in son bitkisel üretim verileriyle ortaya çıkan tabloyu “iktidarın yanlış politikalarının sonucu” olarak değerlendirdi. Gürer, “Yıllardır uyarıyoruz ama dinleyen yok. Türkiye, kendi çiftçisini bitirip yabancı üreticiye muhtaç hale getirildi” dedi. Tarımda Rekor Üretim Kaybı TÜİK’in açıkladığı ikinci üretim tahminine göre Türkiye tarımı, 2025’te son 20 yılın en büyük üretim kaybını yaşadı. Çiftçi sayısındaki azalma, ekilebilir alanların daralması ve girdi maliyetlerinin artışı, üretimi çökme noktasına getirdi. Tahıl Üretimi Dibe Vurdu 2024’te 39 milyon ton olan tahıl üretimi, 2025 Ekim tahminine göre 34,2 milyon tona geriledi. En büyük düşüş buğdayda yaşandı. Buğday üretimi, bir yılda 22 milyon tondan 17,9 milyon tona indi. Gürer, “Buğdayı, mercimeği, nohudu dışarıdan alıyoruz. Çiftçiyi değil, ithalat l...

Mağdurlar Beklerken Milyonlarca Lira Yön Değiştirdi: AFAD Yardımları AKP’li Belediyelere mi Aktı?

Resim
AFAD’ın Bilecik orman yangınları sonrası dağıttığı yardım fonlarının “AKP’li belediyelere kaydırıldığı” iddiaları, kamu kaynaklarının adaletli kullanımına dair tartışmaları Meclis gündemine taşındı. Konu Plan ve Bütçe Komisyonu'nda gündeme geldi. Muhalefet milletvekilleri, yangından doğrudan etkilenen bölgelerin göz ardı edilerek AKP’li belediyelere milyonluk aktarım yapılmasının, hukuk devleti ve eşitlik ilkelerine açık bir darbe olduğunu savundu. Yangın Osmaneli’nde, Para Dodurga’da İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, AFAD’ın afet mağdurlarına tahsis ettiği 30 milyon TL’lik yardım fonunun “adil ve hukuka uygun” biçimde dağıtılmadığını öne sürdü. Türkoğlu’na göre, yangından en fazla etkilenen Osmaneli ve Gölpazarı ilçeleri ikinci plana itilerek, yangın görmeyen AKP’li Dodurga, İnhisar ve Pazaryeri belediyelerine 5’er milyon TL, toplamda 15 milyon TL kaynak aktarımı yapıldı. Türkoğlu bu tabloyu şöyle özetledi: “Yangın Osmaneli’nde çıktı, duman G...

İktidara, Hukuk Krizi ve Bütçe Eleştirisi: ‘Devlet Yönetilemiyor

Resim
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 yılı bütçesi görüşülürken muhalefet, hem hukuk sistemine hem de bütçenin içeriğine sert eleştiriler yöneltti. “Yargı bağımsız değil, ucube sistem devleti krize sürükledi”  Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2026 yılı merkezi yönetim bütçesi görüşmeleri sert tartışmalara sahne oldu. Muhalefet milletvekilleri, bütçeyi hem ekonomik hem de hukuk devleti ilkeleri açısından eleştirdi. CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi’ni hedef alarak “2017’de değişen bu ucube rejimle birlikte demokrasi ve hukuk devleti ilkeleri zayıflatıldı” dedi. Ağbaba, “Artık devlet yönetilemiyor. Ekonomide olduğu kadar hukukta da çöküş yaşanıyor. Yargı bağımsızlığını yitirdi, ülke bir hukuk krizi içinde” ifadelerini kullandı. Yargıya güvenin azaldığını vurgulayan Ağbaba, “Türkiye bir hukuk kriziyle karşı karşıya. 15,5 milyon insanın oyuyla seçilmiş bir kişi cezaevinde. Yargı artık siyasetin denetim...

Grip Aşısı Sorununa Neşter Vuran CHP'li Özcan: Refik Saydam Kapatıldı, Grip Aşısı İthalata Mahkûm Oldu!

Resim
Kış mevsimi yaklaşırken grip aşısı krizi yeniden gündeme geldi. Sağlık Bakanlığı’nın “tedarikte sorun yok” açıklamasına rağmen vatandaşlar eczanelerde ve sağlık kuruluşlarında grip aşısı bulamıyor. Türk Tabipleri Birliği, yaşanan eksikliğin halk sağlığını tehdit ettiğini duyururken, CHP Düzce Milletvekili Talih Özcan, konuyu Meclis gündemine taşıyarak iktidara acil önlem çağrısında bulundu. “ Eczanelerde yaşanan aşı yokluğu büyük bir endişe kaynağıdır” CHP’li Talih Özcan, grip aşısı krizine ilişkin Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yazılı soru önergesi verdi. Özcan, yaptığı açıklamada, iktidarın sağlık politikalarındaki planlama eksikliğini ve tedarik zinciri yönetimindeki zaafları sert sözlerle eleştirdi. Kulislerden.blogspot.com'a konuşan Talih Özcan, “Eczanelerde yaşanan grip aşısı yokluğu, halk sağlığı açısından büyük bir endişe kaynağıdır ve bu durum, iktidarın sağlık politikaları ve tedarik zinciri yö...

Teşhisi Bulamayan Sağlık Sistemi: Hasta Doktordan Umudu Kesip Yapay Zekaya Sarıldı!

Resim
Sağlık sisteminde teşhis karmaşası, hekim göçü ve yönetim zafiyeti birleşince, hastalar derdine çareyi bilgisayarda arar hale geldi. “Doktor bulamadım, yapay zekaya danıştım” dönemi başladı. Şehir hastanesinde kaybolan hasta Bir kamu kuruluşunda çalışan ve yaklaşık 10 aydır Şehir ve Özel hastaneler arasında mekik dokuyan bir hasta, Kulislerden.blogspot.com'a konuştu. Vatandaşın diz ve ayak ağrısıyla başlayan hikâyesi, sağlık sisteminin labirentine dönüştü. Ankara Bilkent Şehir Hastanesi’nde fizik tedavi, ortopedi, beyin cerrahisi, iç hastalıkları, algoloji ve hematoloji arasında,  "o bölüme git", "tekrar gel" denilerek mesai yapan hasta, her muayenede yeni bir yüzle tanıştı. Bir doktorun “kim böyle bir tedavi planı yapar anlamıyorum” diyerek meslektaşını eleştirmesi, sistemdeki koordinasyon eksikliğini gözler önüne serdi. Hasta ise durumu şöyle özetledi: “Her gittiğimde başka doktor var ve derdimi  baştan anlatıyorum. Hastalığım geçmedi a...