Kendi Öğrencisi Açken, Okullara Gazze Kermesi Talimatı

Millî Eğitim Bakanlığı’nın koordinasyonunda, 20–24 Ekim tarihleri arasında Türkiye genelindeki tüm resmi ve özel okullarda “Bir Okul, Bin Umut: Gazze Kermesi” adlı etkinlik düzenleneceği açıklandı.
Kermesten elde edilecek gelirlerin AFAD aracılığıyla Filistin’e gönderileceği belirtildi. Ancak etkinlik, öğrencilerde “dayanışma bilinci” oluşturma amacıyla planlansa da, artan yoksulluk ve eğitimdeki eşitsizlikler nedeniyle kamuoyunda farklı değerlendirmelere yol açtı.
Yoksulluk Eğitime Engel Oluyor

Derin Yoksulluk Ağı’nın 2024 yılı saha araştırmasına göre, görüşülen 108 haneden 71’i elektrik, su veya doğalgaz kesintisi yaşarken, 84 hane evsiz kalma korkusu taşıyor.
51 hane kirasını ödeyemediği için ev değiştirmek zorunda kalırken, 13 hane akrabalarının yanına taşındı.

Araştırmaya göre bu tablo, düşük gelirli ailelerin çocuklarını doğrudan etkiliyor.
Birçok öğrenci, beslenme, ulaşım ve kırtasiye giderlerini karşılayamadığı için okula devam etmekte zorlanıyor. Eğitimciler, ekonomik yükün öğrencilerin okuldan kopma riskini artırdığına dikkat çekiyor.

Gazze’ye Destek Kıymetli Ama…”

Eğitim sendikaları, yardım kampanyasının insani yönünü olumlu bulmakla birlikte, Türkiye’deki öğrencilerin yaşadığı yoksulluğa dikkat çekiyor.
Bir öğretmen sendikası temsilcisi,
“Gazze halkına destek elbette kıymetli; ancak birçok öğrenci kendi ülkesinde açlık sınırında yaşıyor. Önceliğimiz çocuklarımızın eğitim ve yaşam koşullarını iyileştirmek olmalı.”
dedi.

Bazı eğitimciler, kermesin gönüllülük esasına dayanması gerektiğini, öğrenci ve veliler üzerinde zorunluluk algısı oluşturulmaması gerektiğini vurguluyor.
Eğitim sosyologları da okulların temel görevinin “eğitimde eşitliği sağlamak” olduğunu hatırlatarak, dış politika temalı etkinliklerde pedagojik hassasiyet çağrısı yapıyor.

Sosyal Duyarlılık, Dayatmayla Değil Eğitimle Öğretilir”

Uzmanlara göre, dayanışma bilincinin gelişmesi önemlidir ancak bu, politik bir çerçeveye oturtulduğunda amacından sapabilir.
Eğitim sosyoloğu Dr. Ayşe K. ,“Toplumsal duyarlılık ancak adalet ve eşitlik anlayışıyla birlikte verilebilir. Kendi öğrencileri temel ihtiyaçlarını karşılayamazken yapılan yardımlar, sembolik bir vitrine dönüşme riski taşır.”
değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Tekin’e Eleştiriler: “Öncelikler Yanlış Belirleniyor”

Eleştiriler, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e de yöneliyor. Eğitim çevreleri, Tekin’in son dönemde eğitimin temel sorunları yerine sembolik kampanyalara ağırlık verdiğini belirtiyor.
Bir eğitim uzmanı, “Sayın Bakan’ın Gazze’ye destek çağrısı insani bir yön taşıyor olabilir; ancak milyonlarca öğrencinin beslenme, barınma ve ulaşım sorunu çözülmeden yapılan bu tür kampanyalar samimiyet tartışmasını da beraberinde getiriyor.” ifadelerini kullandı.

Sendikalar ise, Tekin yönetimindeki bakanlığın eğitimde fırsat eşitsizliği, okul kaynaklarının yetersizliği ve öğrenci yoksulluğu gibi yapısal sorunları geri plana ittiğini savunuyor.

Hiçbir Çocuk Yoksulluk Nedeniyle Eğitim Hakkından Mahrum Kalmamalı”

Ekonomik sıkıntıların derinleştiği bir dönemde Millî Eğitim Bakanlığı’nın bu tür etkinlikleri teşvik etmesi, “eğitimde öncelikler” tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Sosyal medya üzerinden birçok veli, “Kermese katılım değil, çocukların temel ihtiyaçlarının karşılanması öncelik olmalı.” görüşünü paylaşıyor.

Türkiye genelinde binlerce öğrenci, beslenme, barınma ve ulaşım sorunlarıyla mücadele ederken, eğitimciler ortak bir çağrıda birleşiyor:
“Hiçbir çocuk yoksulluk nedeniyle eğitim hakkından mahrum bırakılmamalı.”







Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Parlamento Güvenliğinde Yeni Dönem Tartışmaları da Beraberinde Getirdi

Meclis Kreşinde “Din Eğitimi” Tartışması: Aileler Ayakta!

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!