Yargıya Güven Dipte: Hukuki Öngörülebilirlik Eksikliği Yatırımları Caydırıyor!

Türkiye, Dünya Adalet Endeksi’nde 118. sıraya düştü: Uzmanlar, "noter makamı" haline gelen yargı sisteminin ve uygulanmayan AYM kararlarının bir sistem krizine dönüştüğü konusunda uyarıyor.
Adalet, bir ülkenin en önemli güvencesidir. Ne yazık ki Türkiye’de hukuki öngörülebilirlik her geçen gün azalıyor. Aynı olaylarda farklı kararlar veriliyor, uygulamalar siyasi duruma göre değişiyor. Yargıya güven azaldıkça yatırımlar kaçıyor, işsizlik artıyor ve sosyal barış bozuluyor. Toplum kutuplaştıkça kurumlar yıpranıyor, vatandaşlar adalete olan inancını kaybediyor. Hukukun üstünlüğü, hepimizin ortak geleceğidir. Bağımsız, tarafsız ve öngörülebilir bir adalet sistemi için yapısal reformlar artık kaçınılmaz hale geldi. Çünkü adaletsizlik herkesi yoksullaştırır.

Dünya Adalet Projesi (WJP) 2025 RaporuWJP’nin 2025 raporuna göre Türkiye, 143 ülke arasında 118. sıraya düştü. Hukukun Üstünlüğü sıralamasında artık gelişmiş ülkelerle değil, ciddi siyasi ve hukuki sorunlar yaşayan ülkelerle birlikte anılıyor.En büyük sorun: “Hükümet Yetkilerinin Sınırlandırılması” kategorisindeki çok düşük puan. Yani güçler ayrılığı ve denetim mekanizmaları yeterince çalışmıyor. Yargı, yürütmenin bir noter makamı gibi görüldüğü eleştirileri artık sadece siyasi bir iddia değil, uluslararası verilerle de destekleniyor. Anayasa Mahkemesi kararlarının bazı yerel mahkemelerce uygulanmaması, hukuki güvenliği ortadan kaldırıyor. Vatandaş “Haklı mıyım?” diye sormak yerine “Arkamda kim var?” diye düşünür hale geldi.
Türkiye, temel haklar konusunda Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinin bile gerisinde kalıyor. İfade özgürlüğü, protesto hakkı gibi alanlarda yaşanan kısıtlamalar toplumu daraltıyor. Bir sosyal medya paylaşımı yüzünden sabah baskınları yapılırken, gerçek suçluların denetimli serbestlikle dışarıda gezmesi kamu vicdanını yaralıyor. 

Hukuksuzluk, ekonominin görünmez katili haline geldi. Yabancı yatırımcılar ve yerli iş insanları, yüksek faizden ziyade “öngörülemezlik” nedeniyle paralarını kaçırıyor veya yastık altına saklıyor. Mahkeme kararlarının bir gecede değişebildiği, liyakat yerine sadakatin öne çıktığı bir ortamda kimse sermayesinin güvende olduğunu düşünmüyor. Şeffaf olmayan kamu ihaleleri de rekabeti öldürüyor.

WJP 2025 raporu bir kez daha gösteriyor ki hukuk bir lüks değil toplumsal barışın ve ekonomik refahın temelidir. Türkiye’nin 118. sırada olması, bir sistem krizinin de olduğunu apaçık ortaya koyuyor. Süslü reform paketleri yerine, hukukun üstünlüğünün gerçekten uygulandığı, bağımsız ve tarafsız bir yargı sistemine geçilmediği sürece bu faturayı halkın bütün kesimleri ödemeye devam edecektir. Unutmayalım ki hukuk bir emektir!






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Parlamento Güvenliğinde Yeni Dönem Tartışmaları da Beraberinde Getirdi

Meclis Kreşinde “Din Eğitimi” Tartışması: Aileler Ayakta!

Gazi Meclis'te 'Liyakat' Krizi: Görme Engelli Çalışana Bankta Mesai, Kıdemli Şefe 'Puantaj' Sürgünü!