Bahçeli’nin Karşılanmayan İstekleri İki Partinin Sonunu mu Hazırlıyor?
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın kilit figürlerinden biri olarak AKP ile yakın işbirliği içinde görünse de, yıllardır dile getirdiği bazı taleplerin karşılanmaması ve geçmiş söylemleriyle güncel tutumları arasındaki farklar, siyasi gözlemciler tarafından dikkatle izleniyor. Bu durum, ittifakın dinamiklerini ve Bahçeli'nin stratejik konumunu sorgulatıyor.
Bu kısmi talepler Bahçeli'nin tabanına yönelik vaatlerini tam olarak karşılamadı ve MHP'nin ittifak içindeki etkisini tartışmaya açtı. Benzer şekilde, milletvekili transferini engelleme çağrısı da AKP içinde tartışma yarattı. 2020'de Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun partilerine geçişleri önlemek için "acil yasal değişiklik" talep eden Bahçeli, bu konuda hızlı adım beklerken, AKP yetkilileri aceleci davranmadı ve düzenlemeler ertelenerek sınırlı kaldı.
Bir diğer önemli konu, emekli maaşlarıydı. Bahçeli, 2025'te emekli zamlarını "sefalet ücreti" olarak eleştirerek hükümetten iyileştirme talep etti. Ancak MHP grubu, Meclis'te ilgili önergeye ret oyu verdi.
Bu, Bahçeli'nin "ittifak ortağıyız ama iktidar değiliz" savunmasıyla açıklansa da, eleştirmenler tarafından sorumluluktan kaçınma olarak yorumlandı. Siyasi analistler, bu tutumun Bahçeli'nin geçmişteki "AKP'yi sorgulama" vaatleriyle uyuşmadığını belirtiyor.
Söylem-eylem uyuşmazlıkları ise özellikle Kürt sorunu ve İmralı görüşmeleri bağlamında öne çıkıyor. 2010'larda AKP'nin "açılım" politikalarını sert eleştiren Bahçeli, "terörle müzakere değil mücadele" diyordu.
Ancak 2025'te İmralı'daki Abdullah Öcalan'la ilgili gelişmelerde "cesaretli adım" vurgusu yapması, eski retoriğiyle çelişki oluşturdu. Öcalan'ı "kurucu önder" olarak tanımlaması ve darbe mekanizmalarına karşı uyarıları, geçmişteki Erdoğan eleştirileriyle (örneğin, "İmralı'nın süvarisi" ithamı) karşılaştırıldığında tutarsızlık olarak değerlendiriliyor.
Siyasi yorumcular, bu değişimi "ittifakı koruma stratejisi" olarak görse de, milliyetçi tabanın tepkisini çektiğini de not düşüyor.
Ayrıca, 2015'te AKP ile koalisyonu reddederek erken seçime gitmeyi tercih etmesi, MHP'nin oy kaybına yol açarken AKP'nin tek başına iktidarını güçlendirdi. Bu durum, Bahçeli'nin o dönemki "hiçbir hükümet formülünde yer almayacağız" söylemiyle, bugün, "2028'e kadar seçim yok" ifadelerinin çelişkilerine dikkat çekiliyor. Siyaset bilimciler, AKP ve MHP'nin ortaya koyduğu çelişkili söylemler yüzünden, bu partilerin olası bir erken veya zamanında yapılacak seçimde büyük bir hezimet yaşayabilecekleri yorumları yapıyor.
Yorumlar
Yorum Gönder