Kayıtlar

Tapuda "Avukat" Vergisi: Ev Alana Bir Masraf da Hükümetten. Tepki Büyük!

Resim
​ Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından müjdelenen ancak içeriğiyle mülkiyet hakkına "müdahale" olarak yorumlanan 12. Yargı Paketi, kamuoyunda infial yaratıyor. Belirli bir tutarın üzerindeki tapu işlemlerinde avukat temsil zorunluluğu getiren düzenleme, "hukuki güvenlik" maskesi altında vatandaşa ek mali yük ve "zorunlu aracılık" dayatması olarak nitelendiriliyor.  ​Hukuki Güvenlik mi, "Avukat Lobisi"ne Hizmet mi? ​Bakan Gürlek’in, İstanbul 2 No'lu Barosu'nun iftarında yaptığı açıklamalar, düzenlemenin asıl amacının yargı reformu değil, belirli bir meslek grubuna ekonomik alan açmak olduğunu ortaya koydu. "Avukatlarımıza ekonomik katkı sağlayacak" ifadesi, mülk alım satımı yapacak vatandaşların sırtına binlerce liralık yeni bir "zorunlu danışmanlık" yükü yükleneceğinin itirafı olarak değerlendiriliyor. ​Sektör Temsilcileri Ayakta: "Mevcut Sistem Zaten Güvenli" ​Düzenlemeye en sert tepki, sahad...

İktidarın "İç Cephe" Çelişkisi. Barış Çığlığı Altında Demokrasi Budaması!

Resim
Türkiye siyaseti, son dönemde iktidar kanadından yükselen "iç cepheyi güçlendirme" söylemleri ile ana muhalefet partisi (CHP) belediyelerine yönelik başlatılan hukuki süreçlerin yarattığı derin çelişkiyi tartışıyor. Toplumsal bütünleşme mesajlarının verildiği bir iklimde, seçilmiş belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılması ve yargı kıskacına alınması, kamuoyunda "demokratik samimiyet sorgulamasına" neden oluyor. ​"Birlik" Söylemi Operasyonlara Çarpıyor ​Cumhur İttifakı’nın dış tehditlere karşı birleşme çağrısı yaptığı bir dönemde, Türkiye’nin en büyük yerel yönetim güçlerinden biri olan CHP’li belediyelere yönelik "şafak operasyonları" ve kayyum atamaları, siyasi analistler tarafından büyük bir tezat olarak değerlendiriliyor. Eleştirel kesimler, iktidarın tutumunu şu üç temel noktada hedef alıyor: ​Seçmen İradesi ve Milli İrade Çelişkisi : 31 Mart seçimlerinde halkın sandıkta ortaya koyduğu tercihin, idari ve adli kararlarla ...

Siyasi Rehine Dönemi Bitmeden Enflasyon da Ekonomide Düze Çıkmaz. Kelepçe Türkiye Ekonomisine Vuruldu!

Resim
Ekonomi uzmanları, Ekrem İmamoğlu ve siyasi tutukluların özgürlüğüne kavuşmadan ve yargının siyasetin elinden kurtarılmadan, ekonominin nefes alamayacağı konusunda hemfikir. "Adaletin kapalı olduğu bir ülkede, piyasaların kapısı dünyaya sonsuza dek kapanır!" ​Bugün Silivri’de görülmeye başlanan İmamoğlu davası, Türkiye’nin sadece demokratik rotasını değil, mutfaktaki yangının sönüp sönmeyeceğini de belirleyecek. Siyasi çevreler, halkın iradesiyle üç kez seçilmiş bir ismin ve beraberindeki siyasi figürlerin "yolsuzluk" gibi içi boşaltılmış iddialarla cezaevinde tutulması, uluslararası piyasalarda Türkiye’yi "öngörülemez ve riskli" kategorisinin en tepesine taşıdığını dile getiriyor. ​ "Hukuk Yoksa Ekmek De Yok" ​Başta CHP olmak üzere diğer muhalefet partileri ve geniş halk kitleleri, tek bir ağızdan haykırıyor: "Siyasi tutuklular serbest kalmadan bu ülke düzlüğe çıkamaz." İktidarın, rakiplerini yargı eliyle tasfiye etme strat...

Barikatları Aşan Kadınlara Selam Olsun: "Dünya Yerinden Oynar, Kadınlar Özgür Olsa!"

Resim
Dünyanın dört bir yanında kadınlar, sömürüye ve şiddete karşı meydanları doldururken; Türkiye’de kadın mücadelesi, kazanılmış hakları hedef alan politikalara karşı tarihi bir sınav veriyor. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kimileri için bir "çiçek ve kutlama" günü olarak pazarlanmaya çalışılsa da, Türkiye’deki milyonlarca kadın için bu tarih; derinleşen ekonomik krizin, muhafazakâr dayatmaların ve sistematik hâle gelen erkek şiddetinin gölgesinde bir isyan bayrağı anlamını taşıyor. ​"Kutsal Aile" Kıskacında Kadın Kimliği ​AKP iktidarının son yıllarda dozu artan "makbul kadın" yaratma çabası, kadınları toplumsal hayatın dışına iterek ev hapsine mahkum etmeyi hedefliyor. Erdoğan'ın İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı kararnamesiyle çıkılmasıyla başlayan süreç, bugün 6284 sayılı koruma kanununun tartışmaya açılması ve nafaka hakkına göz dikilmesiyle devam ediyor. İktidarın her fırsatta yücelttiği "kutsal aile" söylemi, ne ya...

​Eğitimde Bir Aydınlanma Projesi: "Köy Enstitüsü Sistemine Toplu Bakış!

Resim
​Cumhuriyet tarihinin en köklü eğitim hamlelerinden biri olan Köy Enstitüleri, Dr. Niyazi Altunya’nın titiz çalışmasıyla yeniden gündemde. "Köy Enstitüsü Sistemine Toplu Bakış (1936-1946)" adlı eser, sadece bir tarih anlatısı değil; bugünün eğitim dünyasına da ışık tutan bir rehber niteliği taşıyor. ​Bir Modernleşme Panoramasının Anatomisi ​Eğitimci Dr. Niyazi Altunya’nın genişletilmiş 6. baskısıyla raflarda yerini alan bu eseri, 1936 ve 1946 yılları arasındaki o mucizevi dönemi akademik bir titizlikle inceliyor. Kitap, enstitülerin kuruluş felsefesinden müfredat yapısına, toplumsal etkilerinden mimari planlamasına kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Özellikle kapakta yer alan "İdeal Cumhuriyet Köyü" planı, sistemin sadece okul binalarından ibaret olmadığını, tam kapsamlı bir toplumsal kalkınma modeli olduğunu gözler önüne seriyor. Neden Okumalıyız? ​Teori ve Pratiğin Birliği: Kitap, "iş içinde, iş aracılığıyla eğitim" ilkesinin...

Doğa Can Çekişiyor, İktidar Seyrediyor. İşte Ayder'in Tabutuna Çakılan Son Çivi!

Resim
Rize’nin dünyaca ünlü Ayder Yaylası, koruma altına alınacağı vaatlerine rağmen devasa beton blokların kuşatması altında. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı eliyle yürütülen projeler, kadim ahşap kültürü ve eşsiz doğayı yok ederken; iktidarın rant odaklı politikaları Türkiye’nin akciğerlerini birer birer söndürüyor. ​Bir zamanlar uçsuz bucaksız yeşilliği, kendine has ahşap mimarisi ve bozulmamış ekosistemiyle dünyanın ilgisini çeken Ayder Yaylası, bugün devasa şantiye alanlarını andıran görüntüsüyle tartışmaların odağında. Sosyal medyada paylaşılan "önce ve sonra" fotoğrafları, doğanın ranta kurban edilişinin en somut ve acı belgesi niteliğini taşıyor. ​Bakanlık "Dönüşüm" Diyor, Vatandaş "Talan" ​Bakanlık tarafından yürütülen "Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Projesi" kapsamında yükselen devasa beton kütleler, bölgenin doğal dokusuna telafisi imkansız bir darbe indirdi. İktidarın "yaylayı koruma ve kaçak yapı...

Diyanet’te "Rota" Değişmedi: Yeni Başkan Arpaguş’un da Trafiğinde Anıtkabir Yine "Menzil" Dışı

Resim
Diyanet İşleri Başkanlığı'nda gerçekleşen bayrak değişiminin ardından Prof. Dr. Safi Arpaguş dönemi hızlı başladı. Göreve gelmesinden bu yana kısa sürede 9 ülkeyi kapsayan yoğun bir yurt dışı programını tamamlayan Arpaguş’un, selefi Ali Erbaş döneminden miras kalan "Anıtkabir mesafesi" ise dikkatlerden kaçmıyor. Kamuoyu, kurumun kurucusuna yönelik bu süregelen tavrın bir "zihniyet devamlılığı" olup olmadığını sorguluyor. Diyanet İşleri Başkanlığı makamında 2025 yılının son çeyreğinde yaşanan değişim, kurumun kamusal temsiliyetindeki tartışmalı başlıkları sona erdirmeye yetmedi. Ali Erbaş’tan görevi devralan Prof. Dr. Safi Arpaguş, ilk aylarında sergilediği performansla "devamlılık" mesajı veriyor. Ancak bu devamlılık, sadece dini hizmetlerde değil, milli protokol ve kurumsal vefa duruşunda da kendisini hissettiriyor. Kıtalar Aşıldı, Birkaç Kilometre Aşılamadı Yeni Başkan Arpaguş, göreve başlamasının üzerinden kısa bir süre geçmesine rağmen ...