Kayıtlar

Siyasi İslam'ın Karanlık Sonu: IŞİD ve Taliban, Ortaçağın Altında Bir Barbarlık Mirası!

Resim
Taliban'ın yeni şeriat kanunuyla kölelik yasallaştı, kız çocuklarının eğitimi yasaklandı, dans suç sayıldı ve şiddet “kemik kırılmadığı sürece” cezasız bırakıldı; vatandaşlara linç yetkisi veren bu barbar rejim, IŞİD'in vahşetini aratmayan siyasi İslam'ın utanç verici yüzünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Siyasi İslam'ın sözde "kurtuluş" vaatleri, bir kez daha insanlık tarihinin en karanlık sayfalarını aratmayan bir distopyaya dönüştü. Taliban'ın yeni şeriat ceza kanunu, köleliği yasallaştırarak, muhaliflere ölüm cezası getirerek, kız çocuklarının eğitimini yasaklayarak, dansı ve izlenmesini suç sayarak, şiddeti "kemik kırılmadığı veya deri kesilmediği sürece" masum göstererek ve vatandaşlara "günah" gördükleri davranışları kendi başlarına cezalandırma yetkisi vererek, adeta bir barbarlık manifestosu ilan etti.  Bu kararlar, IŞİD'in Suriye ve Irak'ta sergilediği vahşet sahnelerini andırıyor: Köle paza...

Bahçeli’nin Karşılanmayan İstekleri İki Partinin Sonunu mu Hazırlıyor?

Resim
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın kilit figürlerinden biri olarak AKP ile yakın işbirliği içinde görünse de, yıllardır dile getirdiği bazı taleplerin karşılanmaması ve geçmiş söylemleriyle güncel tutumları arasındaki farklar, siyasi gözlemciler tarafından dikkatle izleniyor. Bu durum, ittifakın dinamiklerini ve Bahçeli'nin stratejik konumunu sorgulatıyor.  Bu kısmi talepler Bahçeli'nin tabanına yönelik vaatlerini tam olarak karşılamadı ve MHP'nin ittifak içindeki etkisini tartışmaya açtı. Benzer şekilde, milletvekili transferini engelleme çağrısı da AKP içinde tartışma yarattı. 2020'de Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun partilerine geçişleri önlemek için "acil yasal değişiklik" talep eden Bahçeli, bu konuda hızlı adım beklerken, AKP yetkilileri aceleci davranmadı ve düzenlemeler ertelenerek sınırlı kaldı.  Bir diğer önemli konu, emekli maaşlarıydı. Bahçeli, 2025'te emekli zamlarını "sefalet ücreti" olarak e...

Çölleşen Hayal Gücü Ve Siyasi İslam’ın Estetik Kuraklığı

Resim
Günümüz dünyasında sanat, bireyin en derin iç sesini, toplumsal yaraları ve kolektif hayalleri dışa vurmanın en özgür yollarından biri olarak kabul edilir.  Ancak bazı ideolojiler, özellikle de siyasallaşmış dini yorumlar, bu özgür alanı kendi sınırlarıyla kuşatmaya kalktığında, yaratıcılıkta derin bir sessizlik ve kuraklık baş gösterir. Siyasi İslam’ın sanatla ilişkisi tam da bu noktada kritik bir sınav verir. Bir yandan tarih boyunca İslam medeniyetinin estetik mirasını (Selçuklu mimarisi, Osmanlı hat sanatı, Fars minyatürü) gururla sahiplenirken, diğer yandan modern çağın dinamik sanat formlarında belirgin bir tıkanıklık ve yoksunluk sergiler. Bu durum, ne İslam’ın özünde ne de Müslüman toplumların potansiyelinde vardır; sorun, dinin ideolojik bir disiplin ve iktidar aracına indirgenmiş halindedir. Siyasi İslam’ın sanatla kurduğu ilişkiyi yalnızca bir “yokluk” ya da “yoksunluk” üzerinden okumak eksik bir bakış açısı olacaktır. Daha doğru bir yaklaşım, bu ilişkinin bi...

Cumhuriyet Tarihinde Bir İlk mi? Eminağaoğlu Davasında Dikkat Çeken Detaylar!

Resim
Eski YARSAV Başkanı ve Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu, sosyal medya X hesabından, kendisiyle ilgili bir dava sürecini işaret ederek, dokuz yıldır devam eden yargılamasında yaşanan usul ve hukuk dışı uygulamalara dikkat çekti. Eminağaoğlu, 2017 yılında sosyal medyada paylaşılan ve aralarında eski milletvekilleri, bakanlar ile futbolcu Hakan Şükür'ün de bulunduğu yaklaşık 60 kişilik “ByLock kullanan AKP'liler” listesini yaymak suçlamasıyla Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyor. Dava, aradan geçen yıllara rağmen yeni iddianamelerle genişletilerek sürdürülüyor. Eminağaoğlu’nun aktardığına göre, son dönemde yargılama temposu dikkat çekici biçimde hızlandı: Yargı reformu tartışmalarına rağmen, yalnızca iki ay gibi kısa bir sürede dört duruşma yapıldı.  Bu duruşmaların tarihleri şöyle sıralanıyor:  16 Ocak 2026   23 Ocak 2026   13 Şubat 2026 (saat 14:00) Eminağaoğlu, bu yoğun takvimin usul kurallarına aykırılıklarla birlikte ilerlediğini be...

TMO Depolarında Büyük Soygun: Çiftçinin Alın Teri, Vurguncunun Cebine Aktı!

Resim
CHP Tekirdağ Milletvekili İlhami Özcan Aygun iktidarı Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) da yaşanan skandal iddiaları dile getirerek, "Adli emanetten altınların çalındığı düzende, TMO’nun buğdayı da denetimsizlik kurbanı oluyor!" dedi. ​Türkiye, kamu mallarının korunmasındaki zafiyetleri tartışırken, CHP'li Aygun’dan gündeme bomba gibi düşen bir açıklama geldi. Büyükçekmece’deki adli emanet skandalını hatırlatan Aygun, benzer bir "yağma" düzeninin Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) üzerinden yürütüldüğünü iddia etti. Çiftçinin alın terinin emanet edildiği lisanslı depoların, denetimsizlik nedeniyle birer "vurgun merkezine" dönüştüğünü savunan Aygun, hükümeti ve Ticaret Bakanlığı’nı sert bir dille eleştirdi. ​" Buğday Değil, Milli Servet Buharlaşıyor!" ​Aygun, Mardin’de yaşanan son skandala dikkat çekerek rakamların korkunçluğunu gözler önüne serdi. TMO’nun çiftçiden alıp özel depolara emanet ettiği tam 137 bin ton buğdayın "buhar ol...

Rakamlar Yalan, Gerçekler Acı! Mutfakta Yangın Var! Karabat: ''Halkın Bütçesi Eriyor!''

Resim
​CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada Türkiye’nin ekonomik gidişatını sert sözlerle eleştirdi. Karabat, açıklanan verilerin aksine vatandaşın gerçek enflasyonunun çok daha yüksek olduğunu vurguladı. ​ CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımla ekonomi yönetimini hedef aldı. Karabat, özellikle dar gelirli vatandaşların ve emeklilerin içinde bulunduğu geçim sıkıntısına dikkat çekerek, hükümetin ekonomi politikalarının "halktan kopuk" olduğunu savundu. ​" Rakamlar Makyajlı, Gerçekler Acı" ​Karabat, paylaşımında resmi enflasyon verileri ile çarşı-pazardaki fiyatlar arasındaki uçuruma değindi. İktidarın "enflasyon düşüyor" söyleminin sokaktaki karşılığının olmadığını belirten Karabat, şu ifadeleri kullandı: ​"Vatandaşın tenceresi kaynamıyor, ancak iktidar pembe tablolar çizmeye devam ediyor. Kağıt üzerindeki verilerle mutfa...

Türkiye Faiz Kölesi Oldu: 2 Trilyon TL'lik Kaynak Halka Değil, Faiz Tefecilerine Gitti. Hesap Sandıkta Görülecek!

Resim
Muhalefet partilerinin son dönemde sıkça dile getirdiği çarpıcı gerçekler, Türkiye'nin ekonomik çöküşünün en somut kanıtı haline geldi. 2025 yılında bütçeden faize ayrılan devasa kaynaklar tam 2,05 trilyon TL ülkenin geleceğini ipotek altına alırken, bu parayla neler yapılabileceğini düşünmek bile insanı çileden çıkarıyor.  Hükümetin sorumsuz borçlanma politikaları, halkın sırtına yüklenen ağır faturayı gizleyemiyor.  Bu para, 12 Marmaray hattı,  35 Osmangazi Köprüsü,  33 şehir hastanesi ve tam  688 bin 235 sosyal konut inşa edebilirdi.  Peki, bu kaynaklar nereye gitti? Bankalara, yabancı kreditörlere ve AKP'nin yıllardır sürdürdüğü popülist harcamaların faizine gitti! Resmi verilere göre, 2025 bütçesinde faiz ödemeleri önceki yıla göre yüzde 61,7 artarak 2,05 trilyon TL'ye ulaştı. Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın kendi raporları bunu doğruluyor: Yılın tamamında faiz harcamaları, toplam bütçe giderlerinin önemli bir kısmını yutmuş duru...