Kayıtlar

Petrol İçin Her Şeyi Yakan Emperyalizm ve Yerli Satılıkları!

Resim
"Kan kokusu almış bir köpekbalığından daha tehlikelisi, petrol kokusu almış Amerikan emperyalizmidir" diyen  İrlandalı Yazar George Bernard Shaw ' ın bu cümlesi, farklı bir açıdan bakıldığında bir teşhis değil, resmi bir ölüm ilanıdır aslında.  Yüz yıldır dünyanın dört bir yanına aynı vahşi açlıkla saldıran, fakat bu defa utanma duygusunu tamamen terk etmiş bir sistemin itirafnamesidir. Washington’ın Oval Ofis’inde oturan adam, artık ne demokrasi maskesi takıyor ne de “özgürlük getiriyoruz” yalanını mırıldanıyor. Artık açıkça konuşuyorlar: “Bizim ulusal çıkarlarımız”, “enerji güvenliği”, “stratejik kaynakların korunması”. Hepsinin ortak tercümesi tek kelime, PETROL. Ya da daha geniş çerçevede KAYNAK. Kimin toprağında, kimin denizinde, kimin dağının altında ne varsa, “bizim” olmalı. Nokta. Ve bu iğrenç açgözlülüğün peşine takılan kukla liderler ordusu…  Ah o zavallı, o midyeli, o satılık yüzler. Bir kısmı Londra’da, Paris’te, Brüksel’de yetişmiş, kravatları ipe...

Eğitimde Reform Değil İnfaz: Bir Eğitim Yılında 72 Çocuk Çalışırken Can Verdi!

Resim
Türkiye, son yıllarda derinleşen ekonomik kriz ve "eğitimde reform" adı altında hayata geçirilen tartışmalı uygulamalarla birlikte, çocuk işçiliğinin "normalleştiği" karanlık bir döneme sürükleniyor. İktidarın ekonomi politikaları aileleri yoksulluk kıskacına iterken, çocuklar okul sıralarından koparılarak ağır iş kollarında ucuz iş gücü haline getiriliyor. İstatistikler Felaketin Boyutunu Ortaya Koyuyor Resmî ve sivil toplum verileri, çocuk işçiliğinin artık saklanamaz bir boyuta ulaştığını kanıtlıyor: İş Cinayetleri: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi verilerine göre, yalnızca 2025 yılında en az 94 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. İşgücüne Katılım: TÜİK’in 2024 yılı çocuk istatistiklerine göre, 15-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 22,1’i işgücüne katılmış durumda. Bazı bölgelerde ve kayıt dışı verilerle birlikte bu oranın çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Eğitim-Öğretim Yılı Bilançosu: 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde, b...

"Türkiye Yüzyılı" Tabelasının Ardındaki Gerçek: Kurumsal İflas ve Sistemik Çöküş!

Resim
​İktidarın ekonomi ajandası, son yıllarda rasyonel bir kalkınma planından ziyade, belirli bir sermaye grubunu ayakta tutmaya yönelik bir "kaynak transferi" mekanizmasına dönüştüğü görülüyor. ​Şimdi sormak lazım, enflasyon bir tercih midir? Ekonomi uzmanlarına göre; bilimsel gerçeklerle inatlaşan faiz politikaları sonucu patlayan enflasyon, aslında halkın cebindeki paranın sessizce el değiştirmesi olarak ifade ediliyor. Dar gelirli "sabretmeye" davet edilirken, diğer taraftan kur korumalı mevduat ve düşük faizli kredilerle sermaye sınıfı ihya ediliyor.  TOKİ ve inşaat odaklı büyüme masalı, bugün milyonlarca insanı kendi ülkesinde "kiracı" bile olamayacak noktaya getirdi. İktidarın rant odaklı şehirleşme politikası, temel bir insan hakkı olan barınmayı, bir avuç yatırımcının kar kapısına kurban etti. ​Modern bir devletin ayakta kalmasını sağlayan "denetim ve denge" mekanizmaları, mevcut yönetim anlayışıyla birlikte neredeyse tamamen t...

Savcıdan Polise, Validen Askere... Kamu Görevlileri Suç Dosyalarıyla Gündemde!

Resim
​CHP Kocaeli Milletvekili Mühip Kanko, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı sert konuşmayla iktidarın kamu yönetimindeki zafiyetini ve kurumlarda ayyuka çıkan yozlaşmayı gözler önüne serdi. Son yıllarda kamu görevlilerinin adının karıştığı skandalların münferit olaylar olmadığını vurgulayan CHP'li Kanko, toplumun kamuya olan güveninin yerle bir olduğunu ifade etti.    ​" İktidar Döneminde Kamu Yönetimi Yozlaştı" ​Kanko, mevcut siyasi iktidar döneminde devlet mekanizmasının ciddi bir "ahlaki çöküş" ve "çürüme" süreciyle karşı karşıya kaldığını savundu. Kamu kurumlarındaki liyakatsizliğin ve denetimsizliğin faturasının topluma ağır bir tablo olarak döndüğünü belirten Kanko, "Bugün yapılması gereken tek şey bu çürümeyle yüzleşmektir," diyerek iktidara sorumluluk çağrısında bulundu.   ​Skandallar Zinciri: Savcıdan Polise, Validen Askere... ​Kanko, konuşmasında Türkiye’nin dört bir yanından gelen ve kan donduran iddiaları tek tek sıralayarak,...

Hukukçular Ayakta: Barış mı, Kaos mu? Yargı Kararları Toplumu Bölüyor!

Resim
Türkiye'de ​31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik başlatılan hukuki incelemeler ve operasyonlar, 2026 yılı itibarıyla ülkenin ana gündem maddesi olmaya devam ediyor. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ile bürokratlarının gözaltına alınmasıyla tırmanan süreç, Silivri’de görülen kapsamlı bir yargılama evresine dönüştü. ​Yargılama Süreci ve İddianamenin Detayları ​19 Mart 2025 tarihinde başlatılan operasyonlar kapsamında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil olmak üzere çok sayıda belediye yetkilisi tutuklanmış; hazırlanan 402 sanıklı iddianame Kasım 2025’te mahkeme tarafından kabul edilmişti. 9 Mart 2026’da duruşmaları başlayan davada sanıklar hakkında; ​"Çıkar amaçlı suç örgütü kurma ve yönetme", ​"Yolsuzluk ve ihale usulsüzlükleri" gibi suçlamalarla 849 yıldan 2 bin 430 yıla kadar hapis cezaları talep ediliyor. ​Soruşturma dalgası İs...

Gökhan Günaydın Sustu Sustu, Kürsüden Patladı: Vatandaş Ev Beklerken, AKP’li Başkan Kripto Peşinde miydi?

Resim
​TBMM Genel Kurulu’nda söz alan CHP Grup Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, iktidarın ekonomi ve yerel yönetim politikalarına karşı adeta yaylım ateşi açtı. Emeklilerin açlığa mahkûm edildiğini vurgulayan Günaydın, Gümüşhane’de AKP’li eski belediye başkanınında olduğu konut yolsuzluğu iddiasıyla meclis kürsüsünden iktidara sert bir dille eleştirdi. ​ CHP İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın, meclis genel kurulunda yaptığı konuşmada Türkiye’nin kanayan yaralarına parmak bastı. Günaydın, milyonlarca emeklinin açlık sınırının çok altında kalan maaşlarla yaşam mücadelesi verdiğini belirterek, iktidarı halkın gerçeklerinden kopmakla suçladı.   ​" Emekliyi Açlığa, Yandaşı Ranta Boğdunuz!" ​Günaydın, emeklilerin bayram ikramiyelerine ve maaşlarına yapılması beklenen iyileştirmelerin "bütçe yok" bahanesiyle reddedilmesine ateş püskürdü. Emeklilerin kirasını ödeyemediği, torununa harçlık veremediği bir Türkiye tablosu çizen Günaydın, "Bü...

Rakamların Ötesindeki Kriz: Vicdan ve Adalet

Resim
Bugünlerde Türkiye’nin ana gündemi, mutfaktaki yangın ve çarşı pazardaki etiketler. Ancak toplumun derinliklerinde, sadece rakamlarla açıklanamayacak kadar ağır bir erozyon yaşanıyor. Bizler enflasyon canavarıyla boğuşurken; uyuşturucu, çocuk hakları ihlalleri, eğitimdeki nitelik kaybı ve liyakat sorunu gibi "sosyal kanser" hücreleri sessizce yayılmaya devam ediyor. "​Ekonomik krizler gelir geçer" diyebilirsiniz. Ancak toplumsal ahlak ve vicdan zedelenirse, o enkazı kaldırmak nesiller sürer. Bugün uyuşturucu kullanım yaşının korkutucu boyutlara ulaştığı, okulların etrafındaki güvenliğin tartışılır hale geldiği bir tabloyla karşı karşıyayız. Gençlerimizi sadece ekonomik darboğazdan değil, bu karanlık bağımlılık sarmalından da korumak zorundayız. ​Öte yandan, her gün bir yenisi eklenen çocuk istismarı ve kadına yönelik şiddet vakaları, "cezasızlık algısı" ile birleştiğinde toplumdaki adalet duygusunu kökünden sarsıyor. Bir ülkede adalet ...